(1111 S. K. Ek m. 5) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 15)
Davacı vekili, 16 Nisan 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İskenderun 200 Yt. As. Hst. Bştbliğinin gün ve 1199 sayılı raporu ile askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini, şu anda müvekkilinin 42 yaşında ve sürekli bir ise sahip olduğunu, askere sevk edilirse müvekkilinin yaşamının altüst olacağını, 22 yıl önce verilen sağlık raporunda askerliğe elverişli değildir kararı verildiğini, idarenin kendi kusurundan kaynaklanan bir nedenle raporun kaybolması sonucunda yeniden rapor aldırılarak askere sevk edilme işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek askere sevk edilme işleminin iptali istemiyle dava açmıştır.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi AYİM İkinci Dairesinin 30 Nisan 2003 gün ve Gensek No:2003/706 Esas No:2003/683 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması talebi AYİM İkinci Dairesinin 11 Haziran 2003 gün ve Gensek No:2003/483 sayılı kararı ile red edilmiştir.
Dosyadaki mevcut bilgi ve belgeleri ile şahsi dosyasının incelenmesinde; davacı hakkında İskenderun 200 Yt. Dz. Hst. Bştbpliği tarafından 28 Ekim 1981 gün ve 1199 sayılı rapor ile Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiğini, ancak bu raporun Askerlik Şubesine ulaşmaması nedeniyle raporun birliğinden istendiğini buradan da raporun temin edilemediğini, bunun üzerine kayıp rapor işlemi başlatıldığını ve davacının önce Gölcük Deniz Hastanesine buradan da Haydarpaşa GATA Eğitim Hastanesi Baştabipliğine sevk edildiğini, bu hastane tarafından davacı hakkında 29 Mart 2002 gün ve 2049 E. Raporla Askerliğe elverişlidir kararı verildiğini, ayrıca kontrol muayenesi sonucunda Kasımpaşa Deniz Hastanesi Baştabipliğince 07 Ekim 2002 gün ve 4361 sayılı raporla Askerliğe Elverişlidir kararı verildiğini, TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin hükümlerine göre davacının emsallerinin askerlik çağı dışı kalma tarihine kadar MSB. lığınca gerektiğinde tekrar muayene ettirilerek son rapor kararına göre işlem yapılabileceğini, davacının son raporlarında Askerliğe Elverişli olduğunun tespit edilip askere sevk işlemi tesis edildiğinden davacının bu işlemin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
1111 Sayılı Askerlik Kanununun Ek-5 nci maddesi 926 sayılı Kanunu 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Kanunu ve 1076 sayılı Yedek Subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun ilgili maddelerine göre çıkarılan ve 24 Kasım 1986 gün ve 19291 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin Askerliğe Elverişli Olmayan Erler Hakkında Yapılacak İşlem başlıklı 15 nci maddesi askere alındıktan sonra askeri hastanelerin sağlık kurulundan Askerliğe Elverişli Değildir kararı alan erler raporlarının onaylanmasını beklemek üzere bu hastaneler tarafından yerli kayıtlı bulunduğu askerlik şubesi emrine gönderilir. Ayrıca durum ilgililerin birliğine duyurulur. Terhis işlemleri raporları ilgili makamlarca onaylanıp şubesine geldikten sonra yapılır. Askerliğe elverişli değildir kararı alanlar gerektiğinde ilgili makamlarca yeniden askeri hastanelerin sağlık kurularına muayeneye gönderilmesi gereğince işlem görürler. Askerliğe elverişli değildir kararı alanlar emsalinin çağ dışı kalma tarihine kadar Milli Savunma Bakanlığınca gerektiğinde tekrar muayene ettirilerek alacakları son rapor kararına göre işlem görürler hükmünü içermektedir.
Öte yandan, Genelkurmay Başkanlığınca hasırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin Sağlık Muayene Yönergesi (MY:33-2(A))nin Raporlarını Kaybedenler ve Haklarında Bildirim Yapılanlar başlıklı 3 ncü bölüm 10 ncu maddesi Askerliğe Elverişli Değildir raporlarını kaybolanlara, haklarında ihbar yapılanların yeniden muayeneleri için Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Daire Başkanlığınca uygun görülen bir askeri hastaneye muayeneye sevk edilir. Muayene sonucu düzenlenen sağlık kurulu raporu onay için Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Daire Başkanlığına gönderilir. Hükmünü amirdir.
Askeri Hastanece tanzim edilen Askerliğe Elverişli Değildir kararı raporu kaybolanların, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde kontrol ve hakem muayenelerine sevk edilerek yeniden rapor aldırılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı açıktır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 1981 yılında muayenesi sonucunda aldığı raporun kaybolması üzerine, TSK. SYY Yönetmeliğinde ve müteakip yıllarında yapılan değişiklikler dikkate alınarak yapılan kontrol ve hakem muayenelerinde askerliğe elverişli olduğu tespit edilmesi sonucundan yeniden askere sevk edilip edilmeyeceği hususundadır.
Bu durumda, davacının terhis edilmesi yönünde tesis edilen ilk işlemin dayanağı olan 28 Ekim 1981 gün ve 1199 sayılı İskenderun 200 Yataklı Deniz Hastanesi Sağlık Kurulunun raporu ve raporda mevcut muayene bulgularının doğruluğunun kabulü gerektiği, daha sonra yapılan kontrol ve hakem muayeneleri davacının idareyi yanıltıcı, aldatıcı bir işleminin olduğuna dair bulguların yokluğu karşısında davalı idarenin tesis ettiği 28 Ekim 1981 tarihindeki terhis işleminin kanuna uygun olduğu, davacının bu raporun askerlik şubesine ulaşmaması nedeniyle hukuka uygun olarak tesis edilen terhis işlemlerinin geri alınarak yeniden askere sevk işlemi tesis edilmesinin haklı nedeni olarak kabul edilemez.
İdarenin askerlik mükellefiyeti yüklediği yükümlülere ait kayıtları düzenli ve devamlı biçimde tutması askere duhul, askerlik safahatı ve bilirkişi ile ilgili tarih ve gelişmeleri terettüte yer vermeyecek, ihtilaf yaratmayacak biçimde titizlikle muhafaza etmesi, ihtiyaç duyulduğunda kolaylıkla incelemeye sunabilmesi, bilgi ve belge istendiğinde verebilmesi gerekir. Kayıtların gereği gibi tutulmaması ve muhafaza edilememesinden idarenin birimleri arasındaki yazışmaların gereği gibi yapılıp ilgililerin zarara uğramaması için gerekli önlemlerim alınmamasından dolayı yükümleri sorumlu tutmak mümkün değildir.
Mevcut bilgi ve belgelere göre; 04 Mart 1981 tarihinde askere sevk edilen ve 28 Ekim 1981 tarihinde Askerliğe Elverişli Değildir raporuna istinaden birliğinden terhis edilen davacıya ait raporun onay makamı tarafından onaylatılmasına ilişkin görev idareye ait olup rapor sahiplerinin onaylanmaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi idareden beklenen istikrar ve kayıtların eksiksiz şekilde düzenleme yükümlülüğü ve geçen zaman içerisinde de davacının iyileşebileceği de değerlendirilerek davacının yeniden askere sevk işleminin hukuka uyarlı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı ................... yeniden askere sevkine ilişkin işlemin İptaline (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy