(2709 S. K. m. 125)
Savunmanın Özeti:
Usul Yönünden: İdare hukukunda dava açma suresinin hak düşürücü süre olduğu, mahkemece re'sen dikkate alınması gereken kamu düzenine ilişkin bir husus olduğu belirtilerek 1602 sayılı Kanunun 43 ve 44/f maddeleri uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği,
Esas Yönünden: Davacı İbrahim ULUDAĞın Bilecik Bozüyük 55003 Mühimmat Depo K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 16.08.2000 tarihinde 4 nolu kulede nöbetçi olduğu sırada nöbet değişimi için gelen Er Tahsin YÜCETÜRK tarafından tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu silahla vurularak sol ayak diz altından yaralandığı, olay sonrası davacının Bozüyük Devlet Hastanesine sevk edildiği, müteakiben Eskişehir 600 Yataklı Hava Hastanesine sevk edildiği ve burada öpere edildiği, yapılan tedaviler sonucunda Eskişehir 600 Yataklı Hava Hastanesinin 30.11.2001 gün ve 2041 sayılı raporu ile Askerliğe Elverişli Değildir kararı verilerek terhis edildiği, dava konusu olayda davacının zararının olduğu ancak maddi tazminatın kar ve kazanca vesile olmaması, yalnızca maruz kalınan zararı telafi etmesinin gerektiği, istenilen maddi tazminat miktarının yüksek olduğu, istenilen miktarın zarar ile objektif orantılılık arz etmediği gibi hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine de uygun düşmediği, manevi tazminat miktarının da yüksek okluğu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır
Başsavcılığın Düşüncesi:
Usul Yönünden: Davacını 16.06.2000 tarihinde yaralandığı, davacı hakkındaki sağlık kurulu raporunun 30.11 2001 tarihinde tanzim edildiği, davacının şikayetlerinin geçmemesi üzerine Askerlik Şubesi tarafından yeniden hastaneye sevk edildiği ve GATA As. Hat. nin 18.04.2002 tarih ve 3952 sayılı raporu ile askerice elverişli değildir sol ayağındaki güç kaybı sekel uzuv zaafı niteliğindedir, vücut fonksiyon kaybı vardır kararı ile davacının zararını bu tarihte öğrendi ve bir yıllık süre içerisinde 14.01.2003 tarihinde idareye başvuruda bulunduğu, bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine 60 günlük dava açma suresinde 09.05.2003 tarihinde kayda alınan dava dilekçesi ile dava açıldığı, dolayısıyla davada süre aşımı bulunmadığı yönünde düşünce bildirilmiştir.
Esas Yönünden: Anayasanın 126 ncı maddesine göre idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, genel olarak idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında bir illiyet bağının bulunmasının zorunlu olduğu, davacının askerlik hizmetini yaparken davalı idarenin ajanının kusurlu davranışı sonucu yaralanması nedeniyle onaya çıkan zararın hizmet kusuru ilkesi uyarınca karşılanması gerektiğinden, takdir edilecek bir miktar manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Vargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davacı vekilinin İstemi ürerine 23 Haziran 2004 Çarşamba günü saat 09.30ta davacının yokluğunda, davacı vekili Av. H.Fulya VAROL, davalı idare vekili Haz. Av. Ahmet GÜMÜŞ ve AYİM Savcısı Hak. Yzb. Hakan ATA'nın iştirakleriyle açık duruşma yapılıp Raportör Üye Dz. Kur. Alb. H.Tuğrul DİNÇ'in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra,
Gereği Düşünüldü:
Davacı vekili, 09 Mayıs 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacı İbrahim ULUDAĞ'ın, Bilecik Bozüyük 56003 Mühimmat Depo K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 16.06.2000 tarihinde 4 nolu kulede nöbetçi olduğu sırada nöbet değişimi için gelen Er Tahsin YÜCETÜRK tarafından tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu silahla vurularak sol ayak diz altından yaralandığını, bu yaralanma neticesinde Eskişehir Hava Hastanesinde ameliyat edildiğini ve uzun bir süre hastanede yatarak kemik kırığı tedavisi gördüğünü, kendisine ortopedi kliniğince 6 ay hava değişimi verildiğini, yaralanmanın başından beri sol ayağında kuvvetsizlik ve hareket kısıtlılığı olan davacının şikayetlerinin geçmemesi üzerine tekrar tedaviye alındığını, Peronneal Sinir Lezyonu teşhisiyle askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, davacının bu olay neticesinde bir ömür boyu sürecek şekilde sakat kaldığını, olayın, görevin sebep ve tesiri ile meydana geldiğini Kendisinin bir kusuru bulunmadığı davalı idarenin ise hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğunu belirterek 50.000.000.000 TL maddi ve 25 000 000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini ve davacının adli yardım hükümlerinden yararlandırılmasını talep ve dava etmiştir
Davacının adli yardım talebi, AYİM İkinci Dairesi'nin, 11 Haziran 2003 gün ve GENSEK NO: 2003/981, ESAS NO: 2003/646 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Davalı idare tarafından süre yönünden itirazda bulunulduğu ve idari yargıda süre nin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle her aşamada re'sen inceleneceği gözönüne alınarak öncelikle hu hususun irdelenme gerekmektedir.
1602 sayılı Askeri Yüksek Mahkemesi Kanunu'nun 43 ncü maddesinde doğan tam yargı davasına ait dava açma süreleri gösterilmiş ve bu sürelerin başlangıçları da belirtilmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 43/1 nci maddesi İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerini kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde lam yargı davası açabilirler. hükmünü amirdir.
Davacının yaralanma olayının 10.06.2000 tarihinde meydana geldiği, ameliyat ve tedavileri neticesi 600 Yataklı Eskişehir Hava Hastanesinin 30.11.2001 tarih ve 2041 sayılı raporu ile askerliğe elverişli değildir kararı verilerek terhis edildiği, bahse konu raporun 30.01.2002 tarihinde onaylandığı, davacı vekili tarafından 14.01.2003 tarihli dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bu başvuruya cevap verilmemesi üzerine 60 günlük dava açma süresi içinde 09.05.2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesi ile dava açıldığı, dolayısıyla davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idarenin süre itirazına itibar edilmemiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Davacı İbrahim ULUDAĞ'ın, Bilecik Bozüyük 55003 Mühimmat Depo K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 16.08.2000 tarihinde 4 nolu kulede nöbetçi olduğu sırada nöbet değişimi için gelen Er Tahsin YÜCETÜRK tarafından tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu silahla vurularak sol ayak diz altından yaralandığı, davacının yaralanmasına sebebiyet veren Er Tahsin YÜCETÜRK'ün 1 nci Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 06.09 2001 tartı ve 2001/212-447 E.K. sayılı kararı ile mazarratı mucip nöbet talimatına aykırı hareket etmek suçundan mahkumiyetine karar verildiği, hükmünde 28.01.2002 tarihinde kesinleştiği, davacının yaralanması sonrasında ilk müdahale yapılarak Bozüyük Devlet hastanesine sevk edildiği mütakiben 600 Yataklı Eskişehir Hava Hastanesine sevk edilerek ameliyat edildiği, daha sonra 800 Yataklı Eskişehir Hava Hastanesinin 03.07.2000 tarih ve 845 sayılı raporu ile iki ay hava değişimi, 18.12 2000 tarih ve 1982 sayılı raporu ile bir ay hava değişimi, 16.05.2001 tarih ve 618 sayılı rapor ile bir buçuk ay hava değişimi ve 30.11.2001 tarih ve 2041 sayılı rapor ile Sekel Sol Peroneal Sinir Lezyonu teşhisiyle hakkında Askerliğe Elverişli Değildir kararı verilerek terhis edildiği, anılan raporun 30.01.2002 tarihinde onaylandığı, davacının rahatsızlığının devam etmesi nedeniyle müracaatı üzerine yeniden sevk edildiği GÂTA Askeri Hastanesinin 18.04.2002 tarih ve 3952 sayılı raporu ile, B/11 f1 Askerliğe Elverişli Değildir 1. Hayatı Tehlike Geçirmiştir. 2. Yirmibeş gün iş ve gücünden kalmıştır. 3. Sol Ayaktaki Güç Kaybı Sekel Uzuf Zaafı Niteliğindedir. 4. Vücut Fonksiyon Kaybı Vardır kararı verildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre bekleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkesine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcut olması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi zorunludur.
Davacı İbrahim ULUDAĞ'ın, bir kamu hizmeti olan askerlik hizmetini ifa ederken, idarenin ajanı olan Er Tahsin YÜCETÜRK'ün idareye ait silahı kullanmak suretiyle suç teşkil eden kusurlu eylemi sonucu yaralandığı, davacının herhangi bir kusurunun olmadığı, meydana gelen zararla eylem arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının uğradığı zararların davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü iştirakçisi olmayan kimselere olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıkları ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden, bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 22.10.2004 tarih ve B.07.1.EMS.O.10.01.01/79.395.085 sayılı yazısıyla; Yönetim Kurulunun 29.07.2004 tarih ve 602 sayılı kararı ile hakkında 6434 sayılı Yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi üzerine Genel Müdürlüğün 31.08.2004 tarih ve 150281 sayılı işlemi ile 01.07.2004 tarihinden itibaren davacı İbrahim ULUDAĞ'a, 6 ncı derece TSK vazife malûlü aylığı olarak 585.690 000 TL aylık bağlandığı, diğer taraftan 3480 sayılı kanun uyarınca 2004 yılı için 6 aylık tütün ikramiyesi 01.01.2005 tarihinde tespit edilen memur maaş katsayısı esas alınarak Tahakkuk ettirileceği anlaşılmıştır.
Davacının maddi zararların tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 06.01.2005 tarihli bilirkişi raporunda; davacı İbrahim ULUDAĞ'ın, 39.476,52 YTL maddi zararına karşılık 158.185,50 YTL maddi yarar sağladığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olup düzenlenen raporun Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun olduğu anlaşıldığından bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve üzüntüyü kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekil, tarihi, uğradığı zararın derecesi, davacının statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz gözönünde bulundurularak, davacıya uygun miktarda ve olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kararlaştırılmıştır.
Davacının maddi tazminat talebi reddedilmiş ise de, bu red hususu davacının isteminde haksız oluşundan değil haklı görülen talebinin T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyesi gibi gelirlerin maddi zararlarından mahsup edilmesi sonucu geriye hükmedilecek bir miktar katmamasına dayandırıldığından, davanın açıldığı 09 Mayıs 2003 tarihinde davacıya aylık ballanmamış olduğundan ve davacının aylık bağlanması hususundaki T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü işlemini beklediği taktirde dava açma süresinin geçirileceği, dava açılmasının hukuki zorunluluk olarak belirmesi dikkate alınarak davacının reddedilen maddi tazminat istemi bakımından avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ilişkin davalı İdare isteminin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı İbrahim ULUDAĞ'ın, MADDİ TAZMİNAT isteminin REDDİNE,
2. Davacı İbrahim ULUDAĞ'a, takdiren 3.000,00 YTL (ÜÇBİN YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (Dava adli yardımlı görüldüğünden resmi posta pulu kullanılmak suretiyle sarf edilen posta giderleri dahil) DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 16 Mayıs 2000 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %56 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 200-1 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2006 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKI) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 90,00 YTL (DOKSAN YENİ TÜRK LİRASI) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 360,00 YTL (ÜÇYÜZALTMIŞ YENİ TÜRK LİRASI) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden ve hüküm verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ve Tarifenin 10 ncu maddesi de dikkate alınarak hesaplanan 360,00 YTL (ÜÇYÜZALTMIŞ YENİ TÜRK LİRASI) Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak, DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
8. Dava duruşmalı görülmüş ise de davacı İbrahim ULUDAĞ yönünden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacı aleyhine avukatlık ücreti hükmedilmesine ilişkin davalı idare isteminin REDDİNE,
Davacıya ait askerlik şahsi dosyasının, KARADENİZ EREĞLİ Askerlik Şubesi Başkanlığına İADESİNE,
16 ŞUBAT 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy