(2709 S. K. m. 125) (1086 S. K. m. 413)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat istemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacıda mevcut görme azalmasının düşme olayı ile ilgisinin bulunmadığı ve bünyesel nitelikte olduğu, bu nedenle davacıya Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nce vazife malullüğü aylığı da bağlanmadığı, rahatsızlığın tedavisi aşamalarında davacının aleyhine olabilecek herhangi bir tıbbi aksaldık ya da eksikliğin bulunmadığı, duçar olduğu hastalığın tedavisinin TSK. lerinin sağlık kurumlarında yapılıp sağlığına kavuşması için tüm imkanların seferber edildiği, dava konusu zararın davacının bünyesel rahatsızlığından doğduğu, idarenin kusura dayalı bir sorumluluğu, herhangi bir ihmal ya da hatanın bulunmadığı, söz konusu zararın kusursuz sorumluluk ilke ve esaslarına göre de idarece tazminin düşünülemeyeceği, dava konusu olayın hizmet gereklerinden değil davacının bünyesel rahatsızlığından kaynaklandığı için zarar ile idare arasında illiyet bağının bulunmadığı, bu itibarla Bakanlığın kusursuz sorumluluk ilkesi gereği de tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının gözünde oluşan rahatsızlığın düşme sonucu oluşan travmaya bağlı olup olmadığının yaptırılacak bir tıbbi bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya konulmasından sonra; mevcut rahatsızlığın düşme sonucu meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda davacının zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazminine, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hv.Hak.Yzb.Murat YAMAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilleri, 22 Mayıs 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken sabah sporu sırasında uzun atlamada kum havuzuna düşerek gözünden sakatlandığını, gözündeki kayıp oranının %75 olduğunu, düşme sonucu başını çarpan davacının beyninde oluşan kanama sonucu hareket ve görme merkezinin zarar gördüğünü belirterek, davacı lehine 250,000.000.000 TL, maddi ve 50,000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini, davanın adli yardımlı görülmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacının adli yardım istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 18 Haziran 2003 gün ve E.2003/656 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait özlük dosyasında mevcut bilgi ve belgelerden; Ağrı Eleşkirt 12 nci Mekanize Piyade Tugay 3 ncü Mekanize Piyade Tabur Komutanlığı emrinde piyade uzman çavuş olarak görevli olan davacının, 26 Kasım 2001 günü spor eğitimi esnasında uzun atlama yaparken kum havuzuna düşerek sakatlandığı, tedavi süresi sonunda GATA Sağlık Kurulunun 26 Nisan 2004 gün ve 2691 sayılı ve Bileteral Makula Dejenerasansı tanık raporuyla hakkında; B/9 F-1 Uzman Erbaşlığa Devam Edemez kararı verilmesi üzerine Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilleri, davacının kum havuzuna düşme esnasında başını yere çarptığını ve oluşan bir kanama sonucu görme merkezinin zarar gördüğünü iddia ettiklerinden, bu hususun açığa kavuşturulması için tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacının gördüğü tedavilere ilişkin tüm tıbbi kayıtlar getirtilerek, bu iddialar ile ilgili olarak mütalaalarına başvurulabilecek bilirkişilerin isimlerinin bildirilmesi Dairemizin 20 Mayıs 2004 gün ve Gensek No:2003/1059, Esas No:2003/656 sayılı ara kararıyla Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığından istenmiş, aynı ara kararıyla da davacı vekillerinden bilirkişi incelemesi için bilirkişi ücreti yatırmaları talep edilmiştir.
Gazi Üniversite Tıp Fakültesi Dekanlığının 02 Temmuz 2004 gün ve B.30.2.GÜN.0.01. 00-36-4445 sayılı yazısıyla görevlendirilen üç kişilik bilirkişi heyeti Mahkememize bildirilmiştir.
Bilirkişi ücreti yatırılmasına dair Dairemiz ara kararı 31 Mayıs 2004 tarihinde davacı tebliğ edildiği halde yatırılmaması üzerine, Dairemizin 15 Eylül 2004 gün ve E.2003/656 sayılı ara kararıyla aynı bildirim tekrarlanmış ve bilirkişi ücreti yatırılmadığı takdirde HUMK'nun 413 v.d. maddeleri uyarınca dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre karar verileceği davacı vekillerine duyurulmuştur. Bu ara kararımız davacı vekillerine 27 Eylül 2004 tarihinde tebliğ edildiği halde, davacı vekillerince bilirkişi ücretinin yatırılmadığı görülmüştür.
Dava dosyasında mevcut GATA Komutanlığının 19 Mart 2003 gün ve GÖZ.HST.AD: 9029-241-03/238 sayılı tıbbi mütalaasında; davacıya Junenil Mukula Distrofisi tanısı konulduğu, birbiriyle ilgisiz her iki gözün görme noktalarının simetrik olarak dejenere olmasının düşme sonucu ortaya çıkmayacağı, davacının aldığı tanının Bilaterel Makula Dejeneresansı olduğu, bu tipin distrofiler resesif heredite ile geçen irsi hastalık yani doğuştan olduğu, ancak görme azalmasının puberteden sonra yavaş yavaş ortaya çıkarak görmesinin ileri derecede bozulmasına yol açtığı belirtilmiştir.
İdare Hukuku İlkelerine ve TC. Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın varlığı, zarara yol açan işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile dosyada mevcut tıbbi mütalaa dikkate alınarak; davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan gözündeki rahatsızlığın oluşumunda askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin bulunmadığı, mevcut rahatsızlığın bünyesel nitelikli olduğu, hastalığın tanı, tedavi, ameliyat ve bakım hizmetlerinde idareye yüklenebilecek herhangi bir ihmal ve hata bulunmadığı, idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı, dolayısıyla tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Adem SARIER'in, maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Dava adli yardımlı görüldüğünden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 11.970.000 TL başvurma harcı ile 16.090.000 TL. esastan ilam harcı toplamı olan 28.060.000 TL. (YİRMİSEKİZMİLYONALTMIŞBİN TL.) harcın DAVACIDAN ALINMASINA,
4. Dava adli yardımlı görüldüğünden sarf olunan 31.500.000 TL. (OTUZBİRMİLYON BEŞYÜZBİN TL.) posta giderinin DAVACIDAN ALINMASINA,
5. Osmaniye Kadirli Askerlik Şubesi Başkanlığınca Hizmet Özel gizlilik derecesiyle gönderilen davacıya ait kuvvet özlük dosyasının aynı gizlilik deresiyle İADESİNE,
24 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy