(1632 S. K. m. 30) (926 S. K. m. 50) (1076 S. K. m. 8)
Davacının 12 Haziran 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; Uludağ Üniversitesi İktisadi Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünü bitirdiğini, yedek subay adayı olarak sevke tabi iken, kaçakçılık suçundan hükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle er olarak askere sevk edileceği yönünde işlem tesis edildiğini, 1918 sayılı Kanunun 25/2 maddesi gereğince kaçakçılık suçundan 29.453.656 TL.(Yirmi dokuz milyon dört yüz elli üç bin altı yüz elli altı Türk Lirası) para cezasına mahkum olduğunu ve para cezasını ödediğini, mevcut durumunun askerlik görevini yedek subay adayı olarak yapmasına engel teşkil etmediğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek yedek subay aday adayı olarak alınan kararının 18 ay er olarak tadil edilmesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Dairemizin 25 Haziran 2003 gün ve 2003/1234 GENSEK, 2003/690 Esas sayılı kararı ile; Davacının Yeniden yürütmenin durdurulması istemi ise yine Dairemizin 24 Eylül 2003 gün ve 2003/1234 GENSEK, 2003/690 Esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 30.06.1996 tarihinde işlediği kaçakçılık suçundan Ankara 1 nci Asliye Ceza Mahkemesinin 16 Kasım 1996 gün ve 1996/716-855 E.K. sayılı kararıyla 29.453.656 TL. ağır para cezası ile cezalandırıldığı; davacı hakkında yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının söz konusu sabıka kaydı nedeniyle, MSB.lığının 21 Nisan 2003 gün ve MIY.:4017-165-03/ASAL D.Yd.Sb.S.CST.Ks sayılı yazsısıyla 18 ay er olarak tadil edildiği anlaşılmıştır.
T.C.Anayasasının 72 nci maddesinde, askerlik hizmetinin her Türkün hakkı ve ödevi olduğu bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği ve getirilmiş sayılacağının kanunla düzenleneceği öngörülmüştür.
Anayasanın bu hükmüne uygun olarak askerlik hizmeti, 1111 sayılı Askerlik Kanunu ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununda düzenlenmiştir.
1076 sayılı Kanunun 3 ncü maddesinde, dört yıl ve daha fazla süreli fakülte, akademi, yüksekokul ve enstitüler ile Milli Eğitim Bakanlığınca bunların dengi olduğu kabul edilen yurtdışı öğrenim kurumu mezunu olup ta Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre askerliğe elverişli olanlar yedek subay olabilmekte ancak yükümlülerin Silahlı Kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu yedek subay miktarından fazla olması halinde isteklilerin, yükümlülüklerini erbaş-er olarak yerine getirebilecekleri, isteklilerin ayrılmasından sonra kalan yükümlüler ihtiyaçtan fazla ise Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı bunların arasından seçilerek saptanacağı yedek subayların hizmet sürelerinin 12 ay olduğu, hizmet sürelerinin barışta Genelkurmay Başkanlığının teklifi ve Bakanları Kurulu kararı ile on iki aya kadar indirilebileceği belirtilmiştir.1111 sayılı Askerlik Kanununun 5 nci maddesinde de, 1076 sayılı Kanun hükmüne tabi yükümlülerden, bu yükümlülüklerini istekleriyle veya seçim sonucu yedek subay adayı olmadıkları için erbaş veya er olarak yerine getireceklerin hizmet süresinin aynı celbe tabi olup yedek subay adayı olarak ayrılanların hizmet süresinin yarısı kadar olduğu hükmüne varılmıştır.
1076 sayılı Yedek subay Yedek Askeri Memurlar Kanunun 8 nci maddesinde Yedek subay aday adayı olarak askere sevkten evvel veya yedek subay yetiştirilmekte iken aşağıda engel hali olduğu anlaşılanlar askerlik hizmetlerini durumlarına göre er veya erbaş olarak tamamlarlar. a)1.Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanlar, 2. Kamu hizmetlerinden müebbeden yasaklı olanlar, 3. Hileli müflis olduğu ilan edilenler, b) Yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde; 1. Disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle yedek subay çıkarılması uygun görülmeyenler, 2.Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışlarıyla yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüsü benimsemiş olduğu anlaşılanlar, okul disiplin kurullarının vereceği subay olamaz kararı üzerine er olurlar, c) Yedek subay öğreniminde başarı gösteremeyenler erbaş olurlar, Bunların yerine getirecekleri hizmet süresi 1111 sayılı Kanunun 5 nci maddesinin 1 nci fıkrasında belirtilen süre kadardır hükmü öngörülmüştür.
Buna göre: Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanların yedek subaylık statüsünü kazanamayacakları dolayısıyla yedek subay veya bu statüde erbaş ve er olamayacakları açıkça belirtilmiştir.
Davacının 30 Haziran 1996 tarihinde işlediği kaçakçılık suçundan dolayı Ankara 1 nci Asliye Ceza Mahkemesinin 16 Kasım 1996 gün ve 1996/716-855 E.K. sayılı kararı ile kaçakçılık suçundan eylemine uyan 1918 sayılı Kanunun 25/2 ve 33/son maddeleri gereğince 29.453.656 TL. ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği hususlarında taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacının bu mahkumiyetinin Türk Silahlı Kuvvetlerinde subaylıktan çıkarmayı gerektirip gerektirmeyeceğinin öncelikle çözümlenmesi gerekmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bir subayın hangi suçlardan ne cins ve süreli bir ceza aldığı takdirde subaylıktan çıkarılacağı 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 22.03.2000 tarih ve 4551 Sayılı Kanunla değişik 30 ve 31 nci maddeleri ile 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesine 28.06.2001 tarih ve 4699 sayılı Kanunla eklenen (d) fıkrasında gösterilmiştir.
1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 30 ncu maddesinde Aşağıda yazılı hallerde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince asil ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir. A)Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde, B) Devletin şahsiyetine karşı islenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle hükümlülük halinde, Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir.
Aynı Kanunun 31 nci maddesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının niteliği, hükümlünün Silahlı Kuvvetlerden ilişiğinin kesilmesidir. Bu ceza ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın A) Askeri rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi, B) Subay, Astsubay, Uzman Jandarma ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmeme, sonuçlarını doğurur. hükümleri yer almıştır.
926 sayılı TSKleri Personel Kanununun 50/d maddesi ile de Aşağıda belirtilen suçlardan hükümlü olma nedeniyle ayırma: Ertelenmiş, para cezasına veya tedbire çevrilmiş, affa uğramış olsalar bile, Devletin şahsiyetine karşı islenen suçlarla, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 131 nci maddesinin birinci fıkrasında az vahim hali hariç basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas, iftira gibi yüz kızartıcı veya şeref haysiyet kırıcı nitelikteki suçlardan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından hükümlü olan subaylar hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır. hükmü getirilmiştir.
Buna göre; ertelenmiş, para cezasına veya tedbire çevrilmiş, affa uğramış olsa bile kaçakçılık suçundan hükümlülük hali TSK Personel Kanununun 50 nci maddesine 4699 sayılı Kanunla eklenen (d) fıkrası ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 30 ncu madde B fıkrasına göre subaylıktan çıkarılmayı gerektirmektedir. Bu suretle 1076 sayılı Kanunun 8 nci maddesi ile subaylıktan çıkarılmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanların yedek subaylık statüsüne girişleri baştan önlenmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve mevzuat hükümlerine göre Davacının durumu değerlendirildiğinde; kaçakçılık suçundan hükümlü bulunması nedeniyle yedek subay aday adayı olarak alınan askerlik kararının idarece er olarak tadil edilmesi işleminin, işlemin yapıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine göre tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy