(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 24 Aralık 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkili J.Er .................nin, Adaklı/Bingöl İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik görevini yaparken, 10 Eylül 2001 tarihinde denetlemeye hazırlık maksadıyla verilen emir gereği, mühimmat deposundaki mermileri temizlerken, el bombası fünyasının patlaması sonucu sağ elinin dört parmağının koptuğunu; yapılan tedaviler sonunda GATA Sağlık Kurulunun 07 Ocak 2002 tarih ve 215 sayılı raporu ile müvekkili hakkında Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiğini; müvekkilinin sakatlığı nedeniyle başka bir iş sahibi olmasının son derece zor olduğunu, Emekli Sandığı tarafından bağlanan kısıtlı emekli aylığı ile yetinmek zorunda kaldığını; yaralanması ve uzun süren tedavileri nedeniyle hayati boyunca duyacağı üzüntü ve sıkıntıları kısmen gidermek üzere 1.500.000.000 TL. (BİRMİLYARBEŞYÜZBİN TL.) manevi tazminatın olay tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden ; davacı terhisli J.Er .................nin, Adaklı/Bingöl İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken kendisiyle birlikte iki arkadaşına 10 Eylül 2001 günü denetleme hazırlıkları kapsamında kıta yükü mühimmatın da bulunduğu depoda rafların ve sandıkların tozlarının alınması ve malzemelerle mühimmatın düzgünce istiflenmesi görevi verildiği, bu arada ağzı açık olan bir MG-3 mayon sandığının içinde bulunan el bombası fünyalarını gören İlçe J.K.lığı Per.Loj.Isl. Astsb.J.Kd.Bçvş.................. tarafından diğer fünyaların muhafaza edildiği kapalı fünye sandığına koymak için, J.Er ..................ya MG-3 mayon sandığındaki fünyeleri getirmesi talimatını verdiği, davacının sağ elini uzatarak sandıktaki fünyelerden birini aldığı esnada fünyenin infilak ettiği ve sağ elinin dört parmağının koptuğu, bu sakatlık nedeniyle davacı hakkında GATA K.lığı tarafından 07.01.2002 gün ve 215 sayılı sağlık kurulu raporu ile sağ elde 5 Phalanks Amputasyonu tanısıyla B/65 F1 Askerliğe Elverişli Değildir, mevcut yaralanma nedeniyle yirmi beş gün iş ve gücünden kalır, hayati tehlike geçirmemiştir, uzuv kaybı mevcuttur. kararı verildiği, bu sağlık raporunun 12 Ocak 2002 tarihinde onaylandığı; bahse konu olayla ilgili olarak memuriyet görevini ihmal suçundan J.Kd.Bçvş............... hakkında açılan davada, 8 nci Kor. K.lığı Askeri Mahkemesinin 30.05.2002 gün ve 2001/500-454 E.K. sayılı hükmü ile beraatına karar verildiği; İçişleri Bakanlığının 05 Kasım 2003 gün ve AD. Müs.2002-350/375936-2003 S.A.DAV.S. sayılı yazısıyla, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 10 Temmuz 2003 gün ve 2003/137 sayılı kararı ile davacıya nakdi tazminat ödenmemesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Olayın bir kamu hizmetinin ifası sırasında meydana geldiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması zorunludur. Davacının yaralanarak sakat kalması olayında idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte meydana gelen zararın, askerlik gibi tehlikeli bir kamu hizmetinin ifasından kaynaklandığı bu suretle hizmet ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacının zararının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca idarece karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının, olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü ve sosyal durumu, paranın alım gücü ve işleyecek yasal faiz göz önünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ..................ya takdiren ve istemi gibi 1.500.000.000 (BİRMİLYARBEŞYÜZ-BİN TL.) manevi tazminat VERİLMESİNE,
2. Hükmolunan manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 10 Eylül 2001 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yıllık %60 (yüzde altmış), 01.01.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (yüzde elli beş), 01.04.2003 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %30 (yüzde otuz) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
3. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı idareye yükletilmesine, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 24.000.000 TL.(YİRMİDÖRTMİLYON TL.) posta ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan 27.780.000 TL. (YİRMİYEDİMİLYONYEDİYÜZ-SEKSENBİN TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
6. Hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi olarak hesap edilen 150.000.000 TL. (yüz elli milyon Türk Lirası) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak, davacıya VERİLMESİNE,
12 Kasım 2003 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy