(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 43)
Davacılar vekillerinden Av.
in, 02 Mayıs 2003 tarihinde Van İdare Mahkemesine müracaatla, bu kanalla gönderilip 02 Haziran 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına giren dava dilekçesinde özetle; davacılar yakını
in, Ankara-Mamak 28 nci Mknz.P.Tug.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 17.10.2001 tarihinde P.Er
.. tarafından silahla vurularak öldüğünü, askeriyenin himayesi altında iken yaşamını yitiren
in ölümünde idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu, oğullarının bu şekilde ölümü üzerine destekten yoksun kalan davacılara ayrı ayrı 7,5 milyar TL. maddi ve 3 milyar TL. manevi tazminata, ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı idareye yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacılar yakını
in, Ankara-Mamak 28 nci Mknz.P.Tug.Kh.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaptığı sırada, 17.10.2001 tarihinde 09.00-11.00 saatleri arasında P.Er
. ve P.Er
. ile birlikte Kule-9 devriye nöbetçisi olarak görev yaparken, bir ara hava değişimini kastederek bitmez bu askerlik, bir kırk beş alsak da bitse dediği, bunun üzerine P.Er
...ın boş olduğunu düşündüğü silahını P.Er
..e doğrultarak bak şimdi veririm dediği,
..in silahın namlusundan tutup haydi ya, yürü git diyerek tüfeği ittiği, bu esnada tüfeğin ateş aldığı, çıkan merminin
..in başına isabet ederek ölümüne neden olduğu, bu olay nedeniyle P.Er
hakkında, silahı hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebep olmak suçundan kamu davası açıldığı, K.K.K.lığı Askeri Mahkemesinde görülen davada Mahkemenin, 07 Mayıs 2003 tarih ve 2003/314-371 E.K. sayılı hükmü ile P.Er
..ın, verilen hapis cezasının paraya çevrilerek ertelenmek suretiyle müsnet suçtan mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 03 Aralık 2003 tarihinde kesinleştiği, belirtilen şekilde yakınlarının ölümü nedeniyle zarar uğradıklarını öne süren davacıların, 06 Mart 2002 tarihinde zararlarının karşılanması talebiyle davalı idareye müracaat ettikleri, bu müracaata cevap verilmemesi üzerine 17 Haziran 2002 tarihinde Van İdare Mahkemesinde, Milli Savunma Bakanlığı aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli dava açtıkları, Van İdare Mahkemesinin 07 Kasım 2002 tarih ve Esas No:2002/710, Karar No:2002/1104 sayılı kararı ile açılan davayı yetki yönünden reddederek dava dosyasını Ankara İdare Mahkemesine gönderdiği, Ankara Birinci İdare Mahkemesince 06 Şubat 2003 tarih ve Esas No:2003/104, Karar No:2003/88 sayılı kararla davanın görev yönünden reddedildiği, söz konusu kararın 07 Nisan 2004 tarihinde davacılar vekillerinden Av.
..na tebliğ edildiği, bunun üzerine davacıların 02 Mayıs 2003 tarihinde Van İdare Mahkemesine müracaatla, bu kanalla gönderilip, 02 Haziran 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dilekçe ile işbu davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Davalı idare tarafından, davada süre aşımı bulunduğu iddia edilmiş, AYİM Başsavcılığı düşüncesinde davada süre aşımı bulunmadığı bildirilmiştir.
Süre, kamu düzerine ilişkin ve hak düşürücü nitelikte bulunduğundan ve davanın her safhasında incelenmesi gerektiğinden öncelikle, davada süre aşımı bulunup bulunmadığı hususu incelenmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43/1 nci maddesi İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmünü amir bulunmaktadır.
Yine 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 41/1 nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıklarda, askeri, idari ve adli yargı mercilerine açılan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların ve bunlara karşı kanun yolları varsa süresi içinde olmak şartıyla bu yollara başvurulması üzerine, verilen kararların tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açılabilir. Bu mercilere başvurma tarihi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesine müracaat tarihi olarak kabul edilir. hükmü yer almaktadır.
Davacıların, zarar doğuran eylemi yakınlarının ölüm tarihi olan 17 Ekim 2001 tarihinde öğrendikleri, bu tarihten itibaren 1602 sayılı Kanunun 43/1 nci maddesinde öngörülen bir yıllık süre içerisinde 06 Mart 2002 tarihinde zararlarının karşılanması amacıyla davalı idareye müracaat ettikleri, bu müracaata cevap verilmemesi üzerine yine 1602 sayılı Kanunun 43/1 nci maddesinde belirtilen ikinci altmış gün içinde, Van İdare Mahkemesinde davalı idare aleyhine maddi ve manevi tazminat istemli açtıkları, Van İdare Mahkemesinin 07 Kasım 2002 tarih ve Esas No:2002/710, Karar No:2002/1104 sayılı kararı ile açılan davanın yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesi ve Ankara Birinci İdare Mahkemesinin 06 Şubat 2003 tarih ve Esas No:2003/104, Karar No:2003/88 sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddedilmesi üzerine, kararın tebliğ edildiği 07 Nisan 2003 tarihinden itibaren, 1602 sayılı Kanunun 41/1 nci maddesinde öngörülen bir aylık süre içerisinde 02 Mayıs 2005 tarihinde, Van İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip, 02 Haziran 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dilekçe ile dava açtıkları dikkate alındığında, davada süre aşımı bulunmadığı sonucunu ulaşılmış, davalı idarenin süre aşımı iddialarına itibar edilmemiştir.
İdare hukuku İlkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcut olması, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile işlem veya eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacıların yakını
.in, herhangi bir kusuru bulunmaksızın ölümü ile sonuçlanan olayda, hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan, idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığı söz konusu değil ise de; müteveffanın bir kamu hizmeti olduğuna şüphe bulunmayan askerlik görevi sırasında, idarenin diğer bir ajanının tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucu ateşlediği idareye ait silahla vurularak öldüğü, idare ajanının kusurundan kaynaklanan zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu dikkate alınarak meydana gelen zararın, zarar görenler üzerinde bırakılmayıp tüm topluma yansıtılması adalet, eşitlik ve hakkaniyet prensiplerine uygun düşeceğinden, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idare tarafından karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselere T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce olay nedeniyle bağlanan vazife malullüğü aylığı ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden bu husus araştırılmış: T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 20.10.2004 tarih ve B.07.01.EMS.0.10.01.01./81.996.002 sayılı yazısı ile, davacı baba
.. ve davacı anne
..e aylık bağlanmadığı gibi 3480 sayılı kanun uyarınca tütün ikramiyesi de ödenmediği bildirilmiştir.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacıların maddi zararlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 14.01.2005 tarihli bilirkişi raporunda; davacı anne
.in 3.369,34 YTL, davacı baba
in 3.353,30 YTL maddi tazminat hakedişlerinin bulunduğu bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacılara, yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarlarda ve olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca, davacı anne
.e, 3.369,34 YTL. (ÜÇBİNÜÇYÜZALTMIŞDOKUZ YENİTÜRKLİRASI OTUZDÖRT YENİKURUŞ), davacı bab
.e, 3.353,30 YTL (ÜÇBİNÜÇYÜZELLİÜÇ YENİTÜRKLİRASI OTUZ YENİKURUŞ) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
2. Takdiren, davacı anne
. ve davacı baba
.e ayrı ayrı 2.450,00 YTL. (İKİBİNDÖRTYÜZELLİ YENİTÜRKLİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edeceği kabul olunan 12 Kasım 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık % 15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 17 Ekim 2001 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık % 15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (Posta Giderleri Dahil) DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
6. Davacılar tarafından peşin yatırılan 284,95 YTL (İKİYÜZSEKSENDÖRT YENİTÜRKLİRASI DOKSANBEŞ YENİKURUŞ) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 45,50 YTL. (KIRKBEŞ YENİTÜRKLİRASI ELLİ YENİKURUŞ) posta masrafının davalı idareden alınarak, DAVACILARA VERİLMESİNE,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 90,00 YTL (DOKSAN YENİTÜRKLİRASI) bilirkişi ücretinin, davadaki haklılık oranına göre 49,67 YTL. (KIRKDOKUZ YENİTÜRKLİRASI ALTMIŞYEDİ YENİKURUŞ) nın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, kalan 40,33 YTL. (KIRK YENİTÜRKLİRASI OTUZÜÇ YENİKURUŞ )nın davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi olarak hesap edilen 1370,26 YTL. (BİNÜÇYÜZYETMİŞ YENİTÜRKLİRASI YİRMİALTI YENİKURUŞ) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Ankara Birinci İdare Mahkemesince gönderilen 2003-104 esas sayılı dava dosyasının İADESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy