(2709 S. K. m. 125)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı Salih TÜRK'ün olay günü J. Er Tarık IŞITAN ile birlikte atış alanı emniyet nöbeti tutarken Tarık IŞIKTAN'ın bulduğu cismi elinden alarak oynamak ve yere vurmak sureti ile patlamasına ve kendi yaralanmasına sebep olduğunu, nöbete başlamadan önce tebliğ edilen atış emniyet talimatında bu tür cisimlerin bulunması halinde hiç oynanmadan bölük komutanına haber verilmesi gerektiğinin tebliğ edildiği, zararın tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, Olayda idarenin hizmet kusuruna dayalı veya kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğu bulunmadığını belirterek, davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin atış alanında patlamamış mühimmatın tespiti için gerekli aramayı yapmamak suretiyle hizmet kusurunun bulunduğu, zararlı sonuç ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu, zararın oluşumunda kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazminat sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmekte, davacının çalışma gücünde oluşan kayıp nedeni ile uğradığı zararın tazmini için hesap bilirkişisince tespit edilecek tutar üzerinden takdir edilecek miktarın, davacının müterafik kusuru da dikkate alınarak yasal faiziyle birlikte MADDİ tazminat olarak, uğradığı üzüntü ve acıya karşılık olmak üzere takdir edilecek miktarın yasal faiziyle birlikte MANEVİ tazminat olarak ödenmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör/Üye Hak. Kd.Alb.H.Hasan MUTLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 16.09.2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Nevşehir J.Kom. Tb.Kh. ve Srv. Bl. K.lığı emrinde görev yaparken 21.02.2002 günü birliği ile birlikte icra edilen atış görevi sırasında J.Er Tarık IŞITAN ile birlikte atış alanı yan emniyet nöbetçisi olarak görevlendirildiğini, beraber nöbet tuttuğu Tarık IŞITAN'ın bulduğu 3-4 cm. çapında küre şeklindeki cismi davacıya uzattığını, davacının da bölük komutanına götürmek üzere aldığı cismi elinden düşürdüğü ve cismin patlaması sonucu davacının sol gözünü ve sol kolunu kaybettiğini, GATA Sağlık Kurulunun 13.03.2002 tarihli raporu ile askerliğe elverişli olmadığına karar verilerek terhis edildiğini, olay nedeniyle müvekkilinin kalıcı şekilde sakatlandığını ve çalışma gücünde kayıp olduğunu belirterek müvekkili için 25 milyar TL maddi, 5 milyar TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı Salih TÜRK'ün, Nevşehir J.Kom. Tb. Kh. ve Srv. Bl. K.lığı emrinde görev yaparken birliği tarafından, 21.02.2002 günü birliği ile birlikte icra edilen atış görevi sırasında J.Er Tarık IŞITAN ile birlikte atış alanı yan emniyet nöbetçisi olarak görevlendirildiği, beraber nöbet tuttuğu Tarık IŞITAN'ın bulduğu bombaatar mühimmatını KYOK'da belirtildiği üzere cismin başlık kısmını çıkarmak için yere vurunca patlama olduğu patlama sonucu davacının sol gözünü ve sol kolunu kaybedecek şekilde yaralandığı, GATA Sağlık Kurulunun 10.05.2002 tarihli Sağlık Kurul raporu ile Askerliğe elverişli değildir kararı verilerek terhis edildiği, olayla ilgili yapılan adli soruşturma sonunda Sivas 5 nci Er Eğt.Tug.K.lığı Askeri Savcılığının 31.12.2002 tarih ve Esas No:2002/992, Karar No:2002/2614 sayılı kararı ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş; bu esasların tespiti doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesine dayandırılmaktadır. Genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorguludur.
Davacı Salih TÜRK'ün 21.02.2002 günü birliği ile birlikte icra edilen atış görevi sırasında J.Er Tarık IŞITAN ile birlikte atış alanı yan emniyet nöbetçisi olarak görevlendirildiği, beraber nöbet tuttuğu Tarık IŞITAN'ın bulduğu 3-4 cm, çapındaki ve küre şeklindeki cismi davacının aldığı, bombaatar mühimmatı olduğu anlaşılan cismin başlık kısmını çıkarmak için yere vurunca meydana gelen patlama sonucu davacının sol gözünü ve sol kolunu kaybedecek şekilde yaralandığı, davacının hizmet esnasında olmasına rağmen tebliğ edilmiş emirlere rağmen bulunan mühimmat ile oynadığı ve patlamaya, dolayısıyla kendi sakatlığına sebep olduğu anlaşılmıştır.
Davacının askerlik hizmetini yaparken atışla ilgili bir görevin ifası sırasında yaralanıp sakat kaldığı, olayın meydana gelmesinde hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmadığı, ancak zararlı sonucu doğuran olay ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak tüm topluma yayılmasının adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun düşeceğinden davacının zararlarının idarece kusursuz sorumluluk ökelerine göre karşılanmasının gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihattan uyarınca, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü iştirakçisi olmayan kimselere olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden, bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 22.04.2004 tarih ve 277 sayı ile durumu incelenerek 02.06.2004 tarih ve 8038803 sayılı işlemi ile davacıya 01.07.2002 tarihinden itibaren 1 nci derece Er vazife malûllüğü aylığı bağlandığı, 482.8000.000 TL. olarak bağlanan bu aylığın değişen katsayılar itibarıyla son olarak 01.01.2004 tarihinden itibaren 783.590.000 TL.ye yükseltildiği, diğer taraftan 3480 sayılı kanun uyarınca 2002 yılı için (6 aylık) 686.000.000 TL., 2003 yılı için 1.456.800.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 25 Ekim 2004 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya sağlanan yararlar dikkate alındığında maddi tazminat hak edişinin mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve süresinde itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere uygun bulunduğundan, bilirkişi raporu doğrultusunda işlem yapılmış, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, askerlik statüsü, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı Salih TÜRK'ün, MADDİ TAZMİNAT isteminin REDDİNE,
2. Davacı Salih TÜRK'e, istemine bağlı kalınarak 5.000.000.000 TL. (BEŞMİLYAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 22.02.2002 tarihinden 30.06.2002 tarihine kadar yıllık % 60 (YÜZDEALTMIŞ), 01.07.2002 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık % 55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01.04.2003 tarihinden 31.12.2003 tarihine kadar yıllık % 30 (YÜZDEOTUZ), 01.01.2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık % 15 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf olan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 90.000.000 TL. (DOKSANMİLYON TL.) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 75.500.000 TL.(YETMİŞBEŞMİLYONBEŞYÜZBİN TL.) posta giderinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan 417.000.000 TL. (DÖRTYÜZONYEDİMİLYON TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
8. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi olarak hesabedilen 600.000.000 TL. (ALTIYÜZMİLYON TL.) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak, DAVACIYA VERİLMESİNE,
24 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy