(2709 S. K. m. 125)
Davacılar vekili 18.08.2003 tarihinde Balıkesir Vergi Mahkemesine verdiği ve 22.08.2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını Hv.P.Uzm.Çvş.
..in 25.09.2002 tarihinde bir eri askeri araçla hastaneye sevk ederken aracın devrilmesi sebebiyle yaşamını yitirdiğini, müteveffa Uzm.Çvş.
in talimatlara aykırı şekilde kaza geçiren askeri aracın hem araç komutanı hem de muhafızı olarak görevlendirildiğini ve araç sürücüsünün kusurlu davranışı neticesinde kazanın meydana geldiğini, davalı idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesi gereği müvekkillerinin zararını tazminle yükümlü olduğunu belirterek, müteveffanın babası için 10 milyar TL maddi, 10 milyar TL manevi tazminat, annesi için 20 milyar TL maddi,10 milyar TL manevi tazminat, kardeşi için 10 milyar TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacılar yakını Hv.P.Uzm.Çvş.
.in 8nci Ana Jet Üs Des.Grp.Güv.Tb.K.lığında görevli iken Elazığ Gezin Beldesinde bulunan Hazar Arama Kurtarma Eğitim Merkezi K.lığında geçici olarak görevlendirildiği, 25.09.2002 günü Hazar Arama Kurtarma Eğitim Merkezi K.lığında görevli Hv.P.Er.
.in rahatsızlanması üzerine önce Gezin Sağlık Ocağına götürüldüğü ve muayenesi sonucunda Elazığ Asker Hastanesine sevkine karar verildiği ve sevkin Hv.Ulş.Er
.ın kullandığı 630138 plaka sayılı askeri araç ile yapıldığı, askeri araçta davacılar yakın Hv.P.Uzm.Çvş.
..in araç komutanı, Er
..ın araç muhafızı olarak görevlendirildiği, Diyarbakır-Elazığ Karayolu üzerinde Elazığa 14 Km. kala askeri araç sürücüsünün yol yapımı nedeniyle yola dökülmüş mıcırı fark etmeyerek hızını azaltmadığı ve bilahare frene basması üzerine aracın kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandığı ve Hv.P.Uzm. Çvş.
..in kafatasının kırılarak beyin kanaması geçirmesiyle olay yerinde öldüğü, araçta bulunan Er
.. ile
.ın hayati tehlike geçirecek düzeyde yaralandıkları, araç sürücüsü hakkında 2.Tak.Hv.K.K.lığı Askeri Savcılığınca tedbirsizlik, dikkatsizlik, emir ve talimatlara riayetsizlik sonucu bir kişinin ölümüne, iki kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda 2.Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 27.07.2004 tarih ve 2004/150-265 Esas ve Karar sayılı kararı ile araç şoförü Hv.Ulş.Er
..ın kazanın meydana gelmesinde 8/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği, yargılama safhasında görüşüne başvurulan bilirkişinin 20.02.2003 tarihli raporuna göre araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğu, 30.09.2002. tarihli teknik bilirkişi raporunda 630138 plaka sayılı araçta teknik bir arızanın bulunmadığının belirtildiği, davacıların, vekil aracılığıyla 11.04.2003 tarihinde davalı idareye yaptığı tazminat istemli başvuruya cevap verilmemesi üzerine süresinde iş bu davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Davacılar vekili 14 Eylül 2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dilekçesinde; davacılardan kardeş
.in 08.07.2004 tarihinde vefat ettiğini bildirdiği, müteakiben 28 Ekim 2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dilekçe ile de davacı
..in mirasçıları olarak 1949 doğumlu annesi
. ve 1946 doğumlu babası
..in mirasçı sıfatıyla davayı takip etmek istedikleri yönündeki istemlerinin kabulünü talep etmiştir. Dava 22.08.2005 tarihinde davacılar
.,
.. ve
. tarafından açılmış ise de; davacılardan kardeş
.in 08.07.2004 tarihinde ölmesi üzerine anne ve babası mirasçı sıfatıyla 28 Ekim 2004 tarihinden itibaren davayı takip etmişlerdir. Balıkesir 2 nci Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.10.2004 gün ve E.2004/1263, K.2004/1132 sayılı kararından davacı
.in 08.07.2004 tarihinde bekar olarak vefat ettiği, murisin tüm mirasının 2 (iki) pay edilerek 1 (bir) payın anne
e ve 1 (bir) payın baba
e ait olduğu anlaşılmıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı yararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Somut olayda, davacılar yakınının ölümü sonucunu doğuran maddi olayın, hizmet esnasında idarenin başka bir ajanının gösterdiği dikkatsizlik ve tedbirsizlik neticesinde meydana geldiğinde şüphe yoktur. Nitekim maddi olaya sebebiyet veren şahıs hakkında da bu nedenle kamu davası açılmıştır. 2.Hv.K.K.lığı Askeri Mahkemesinin 27.07.2004 tarih ve 2004/150-265 Esas ve Karar sayılı kararı ile araç şoförü Hv.Ulş.Er
..ın kazanın meydana gelmesinde 8/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği zararla eylem arasında sıkı bir illiyet bağının bulunduğu, müteveffanın olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı sabittir.
İdarenin organ ve ajanları aracılığı ile hizmetin iyi ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi sorumluluğu mevcuttur. Hizmetin istenilen seviyede devamlı ve hatasız bir şekilde yürütülmesi zorunluluğu idarenin geniş bir yelpaze içinde yer alan konularda denetim ve gözetim yükümlülüğünü de beraberinde getirmektedir. İdarenin ajanının hatalı hareketleri ile meydana gelen olayda idarenin hizmetlerinden ayrı düşünülemeyecek olan ajanın eğitim, yetiştirilme ve denetim ve gözetim konularında idarenin sorumluluklarını yeterli seviyede yerine getirdiğini söylemek mümkün değildir. Bu açıdan idarenin, hizmetin iyi ve sağlıklı bir şekilde işletilmemesinden kaynaklanan hizmet kusurunun bulunduğu açıktır. Bu durumda davacıların zararlarının idarenin hizmet kusuru ilkesi uyarınca karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilip davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus irdelenmiş; T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 06.05.2005 tarih ve 74.221.375 sayılı yazısıyla davacılar anne ve babaya yönetim kurulunun 30.01.2003 tarihli kararı ile vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesine rağmen gerekli şartları taşımamaları nedeniyle aylık bağlanmadığı, bilahare davacılar tarafından aylık bağlanmaması işleminin iptali istemi ile açılan idari davada Ankara 5 nci İdare Mahkemesinin 27.10.2004 tarih ve Esas No: 2003/425, Karar No: 2004/1739 sayılı kararı ile ilgilinin durumunun 2330 sayılı yasa kapsamına girdiğine karar verilmesi üzerine davacılara şartsız olarak Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 15.04.2005 tarih ve 258364 sayılı işlemi ile 15.10.2002 tarihinden itibaren 154,86şar YTL. vazife malullüğü yetim aylığı bağlandığı, değişen katsayılar uygulanarak en son 01.01.2005 tarihinden itibaren 222,32şer YTL.ye yükseltildiği, ayrıca davacılara 2002(2,5 aylık), 2003 (12 aylık), 2004 (12 aylık) yıllarında toplam 3.346,64 YTL. tütün ikramiyesi tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacıların zararlarının tespiti amacıyla resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 23.06.2005 tarihli bilirkişi raporundan; davacı anne
..in 10.680,00 YTL. maddi zararına karşılık, 57.748,00 YTL. maddi yarar sağladığı, maddi zararının fazlasıyla karşılandığı, bu nedenle maddi tazminat hakedişinin bulunmadığı, davacı baba
.in de 10.237,00 YTL. maddi zararına karşılık 48.096,00 YTL. maddi yarar sağladığı, maddi zararının fazlasıyla karşılandığı, bu nedenle maddi tazminat hakedişinin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarlarda ve olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir. Müteveffa kardeş
e takdir edilen manevi tazminatın son veraset ilamı gereği toplam 2 (iki) pay olarak belirtilen mal varlığının 1 (bir) payı karşılığı olan tutarın anne
..e, yine 1 (bir) payı karşılığı olan tutarın baba
..e intikal etmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca anne
. ile davacı baba
..in MADDİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. Takdiren davacı anne
ve davacı baba
e ayrı ayrı 3.200,00er (ÜÇBİNİKİYÜZER YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE , fazlaya ilişkin istemlerinin REDDİNE,
3. Davayı açtıktan sonra vefat eden davacı kardeş
.e takdir edilen 1.700,00 YTL. (BİNYEDİYÜZYENİ TÜRK LİRASI) manevi tazminatın davacılar
e ve
e miras hükümleri gereğince ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 25 Eylül 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine karda yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden ödeme tarihine kadar yılık %12 (YÜZDEONİKİ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesin YER OLMADIĞINA,
6. Davacılar tarafından peşin yatırılan 839,55 YTL. (SEKİZYÜZOTUZDOKUZ YENİ TÜRK LİRASI ELLİBEŞ YENİ KURUŞ) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 62,50 YTL. (ALTMIŞİKİ YENİ TÜRK LİRASI ELLİ YENİ KURUŞ) posta giderinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACILARA VERİLMESİNE,
8. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 200,00 YTL. (İKİYÜZ YENİ TÜRK LİRASI) bilirkişi ücretinin DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
9. Hükmedilen manevi tazminat miktarları üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesabedilen 920,00 YTL. (DOKUZYÜZYİRMİ YENİ TÜRK LİRASI) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
10. Davalı idare tarafından 18.12.2003 tarihli yazı ekinde gönderilen bilgi ve belgelerin İADESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy