(1086 S. K. m. 187, 194)
Davacılar vekili, 09 Haziran 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Davacıların yakini olan J.Onb..................in, Karaman-Ermenek İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 27 Ocak 2000 tarihinde J.Er ....................ün silahıyla dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucu vurularak vefat ettiğini, bu olay nedeniyle davacıların manevi acı ve elemlerinin karşılanmasının gerektiğini belirterek davacı anne ve baba için birer milyar ve kardeşi için 750.000.000 TL. olmak üzere toplam 2.750.000.000. TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacılar vekili tarafından aynı olayla ilgili olarak 18 Ekim 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile İçişleri Bakanlığı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, AYİM İkinci Dairesinin 22 Mart 2002 tarih ve Esas No:2001/16. Karar No: 2002/407 sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği, davacılar tarafından Konya İdare Mahkemesine açılan davanın da bu mahkemenin 25 Eylül 2002 tarih ve E.2001/1070, K:2002/1116 sayılı kararı ile görev yönünden reddine karar verildiği, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 28 Nisan 2003 tarih ve E:2003/24, K:2003/27 sayılı kararı ile davanın çözümünde Askeri İdari Yargının görevli olduğuna, AYİM İkinci Dairesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği ve davanın AYİM İkinci Dairesinin 2002/16 esasında kayıtlı ve derdest olduğu anlaşılmıştır.
Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun 187 ve 194 ncü maddelerinde düzenlenen derdestlik usule ilişkin ilk itirazlar arasında yer almakla birlikte, gerek 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununda gerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda bu müessesenin düzenlenmediği, ancak derdestlik iddiasının ayrı mahkemeler arasında (AYİM-Danıştay, AYİM-İdare Mahkemeleri) olabilmesi imkân dahilinde olduğu gibi aynı mahkemede açılan davalarda da olması mümkün bulunmaktadır.
Doktrinde; derdestliğin, ilk itiraz ya da mahkemece resen tespiti ile yeni açılmış olan davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte (derdest) olduğu ile sürülür veya saptanır. Bunun üzerine yeni davanın açıldığı mahkeme, aynı davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte olduğunu tespit ederse, ikinci davanın açılmamış sayılmasına karar vereceği belirtilmiştir.
Buna göre, bir davanın derdestlik nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacıların 18 Ekim 2001 tarihinde açtıkları maddi ve manevi tazminat istemli davanın manevi tazminat istemi yönünden, konusu, tarafları ve miktarı aynı olup AYİM İkinci Dairesinin 2992/16 Esasında kayıtlı ve derdest olduğu anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacıların, manevi tazminat istemiyle açtıkları davanın derdestlik nedeniyle AÇILMAMIŞ SAYILMASINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy