(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 41, 43, 47, 49)
Davacı, 17.06.2003 tarihinde İstanbul 5. İdare Mahkemesinde 25.06.2003 tarihinde de AYİMnde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; oğlu ................ın askerlik görevi esnasında Niğde- Bor 600 Lv. Ana Dp.ve Fb. K. lığında 30.3.2002 tarihinde vefat ettiğini, oğlunun herhangi bir probleminin olmadığını, intihar etmiş olamayacağını, askerlik vazifesi sırasında öldüğünü belirterek yasal faizi ile birlikte 10.000.000.000 TL. maddi ve 5.000.000.000 TL. manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı yakını Lv.er ...........................ın 600 ncü Lv.Ana Dp. ve Fb.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 30.3.2002 tarihinde nöbet esnasında ateşli silah yaralanması ile öldüğünün tespit edildiği, KKK. lığı Askeri Savcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesi, Lv.Er ...........................ın kendisine ait S80604 seri numaralı kaleşnikof P. Tüfeğinden çıkan bir adet mermi ile bitişik atış neticesi kendisini vurduğu ve olayın tamamen müteveffanın kendi irade ve eylemi ile intihar ederek hayatına son verdiği değerlendirmesi ile 27.12.2002 tarih 2002/739-1004 E.K. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara davacının itiraz ettiği, bunun üzerine J.Gn.K. lığı As. Mahkemesinin 5.3.2003 tarih ve 2003/40-İd.sayı ve 2003/25-Müt.karar numaralı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinde doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu açıdan idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş olup bu sorunun çözümü öğreti ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Genel kabule göre idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk esaslarına dayandırılmaktadır. Hangi esas üzerinde temellendirilirse temellendirilsin genel olarak idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zararlı sonuç ile eylem açısından doğrudan doğruya bir nedensellik bağının bulunması zorunludur.
İdarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığının, zarar doğuran eylemin idareye yüklenebilir olmasının ve zararlı sonuç ile eylem arasında doğrudan doğruya bir nedensellik bağının bulunmasının gerektiği açıktır. Bu şartlardan birinin bulunmaması idarenin sorumluluğunu kaldırır.
Somut olayda davacının oğlu Lv.Er ...........................ın askerlik hizmetini yaparken 30.03.2003 tarihinde intihar eylemiyle ilgili Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığından getirtilen tahkikat dosya münderecatı ve dosyada bulunan müteveffaya ait not defter kayıtlarından, müntehirin birliğindeki yaşantısından memnun olduğunu anlattığı, zaman zaman intihara yönelik eğilimlerini dile getirdiği anlaşılmakla, kurulumuzca ...........................ın kendi iradesiyle intihar ettiği ve olayda, idareye yüklenebilir herhangi bir kusur bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğun şartlarını kapsayan bir durumun da bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının maddi ve manevi tazminat isteminin REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy