(1602 S. K. m. 43, 44, 45, 71) (492 S. K. m. 1)
DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE İLİŞKİN KARAR
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının kalp rahatsızlığı ile ilgili olarak her türlü tetkik ve tedavilerin tıp bilimine uygun olarak zamanında ve gereği gibi yapıldığını, davacıyla ilgili tıbbi işlem ve tedavilerde yanlış hatalı, kusurlu bir uygulamanın söz konusu olmadığına davacının iddia ettiği gibi kalp naklini gerektirecek bir rahatsızlığın bulunmadığını, davacının psikiyatrik yönde rahatsız olduğunu, kendisinin kalp hastası olduğuna dair hezeyanlarının bulunduğunu, olayda idarenin sorumluluğunun koşullarının gerçekleşmediğini, davacının yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek davanın reddi yönüne savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının sevkedileceği hastanede yapılacak tetkik, tedavi ve incelemeler neticesinde davacının kalp hastası olduğunun ve bu hastalığın asker hastanelerinde ve GATA'da teşhis ve tedavisinde hata ve yanlışlığın, savsaklamanın, gecikmenin varlığının tespit edilmesi halinde davanın kabulü ile davacının sağlığını ve çalışma gücünü kaybetmesi nedeniyle bilirkişiye tespit ettirilecek miktarda maddi ve olay nedeniyle duyulan acı ve ızdıraptan dolayı takdir edilecek miktarda MANEVİ tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine; aksi takdirde ise yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak.Yzb. Coşkun GÜNGÖR'ün açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı, 16.10.2003 tarihinde İstanbul Nöbetçi 4 ncü İdare Mahkemesinde, 27.10.2003 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Malatya 7 nci Ana Jet Üs K.lığı emrinde piyade uzman çavuş olarak görev yaparken kalbinde şiddetli ritim problemi ile 2000 yılı Eylül ayında Ankara GATA'ya sevk edildiğini, poliklinik muayenesi sonucu Kardiyoloji Kliniğine yatırıldığını, burada yapılan tetkikler ve EKG'leri inceleyen doktorun yapmış olduğu Elektro Fizyoloji çalışması sonucu rahatsızlığının ani ölümcül değil, normal şartlarda çalışabilir olduğunun tespit edildiğini, doktorun tıbbi bilgisini gizlediğini, ritim düzenleyici ilaçlar verdiğini, kendisinin klinikten depresif mizaçlı uyum bozukluğu tanısı ile taburcu edilmesini sağladığını, daha sonra Bandırma 6 nci Ana Jet Üs Komutanlığı Güvenlik Tabur K.lığı emrine tayin olduğunu, 2001 yılı Ocak ayı birlik revirinin ve Balıkesir Askeri Hastanesinin sevki ile Haydarpaşa GATA Eğitim Hastanesi Kardiyoloji Polikliniğinde yapılan muayene sonucunda Kardiyoloji Kliniğine yatırıldığını, sonucunda hiçbir değerlendirme yapılamadığını, ritim düzenleyici ilaç verilerek taburcu edildiğini, hastalığına teşhis ve tıbbi müdahale uygulanmadığı için çalışma şartlarının ağır geldiğini mesleğinden istifa etmek zorunda kaldığını, mesleğinden ayrıldıktan sonra da defalarca GATAda kendisi muayene eden doktora gittiğini, fakat her seferinde ritim düzenleyici ilaçlar verildiğini, anjiyo yapılmadığını kendi imkanları ile sol koluna özel bir merkezde anjiyo yaptırdığını, sonuçta kardiyoloji rahatsızlığının var olduğunun ortaya çıktığını, Ankara GATA K.lığındaki doktoru Tbp.Yzb. Sedat KÖSE'nin erken teşhis koyup kalp nakli gerekli kararını vermesi gerekirken kandırıcı tetkikler uygulayarak psikiyatriye sevk ettiğini iddia ederek, işini, çalışma iş ve gücünü tamamen kaybetmesine neden olması sebebiyle uğramış olduğu zararlar karşılığı olarak 150.000.000.000. TL maddi, 50.000.000.000. TL manevi tazminatın müracaat tarihi olan 15.07.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber ödenmesini adli yardım istemiyle talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım istemi AYİM İkinci Dairesinin 19 Kasım 2003 gün ve 2003/956 esas sayılı kararıyla reddedilmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde idari eylemlerden doğan tam yargı davasına ait dava açma süresi gösterilmiş ve bu sürelerin başlangıçları da belirtilmiştir. Belirtilen bu başlangıç tarihlerinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süreleri içinde açılmayan davaların esastan incelenmesi mümkün değildir. Zira dava açma süresi hak düşürücü bir süre olup sürenin geçmesiyle dava hakkı ortadan kalkar ve Kanun yeni bir olanak tanımadıkça bu hak bir daha kullanılamaz.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 43/1 nci maddesi idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirir üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren b yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren aitmiş gün içinde tam yargı davası açabilirle! hükmünü amirdir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 44/T ve 45/A maddeleri gereğince, dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının dava dilekçesinin konusunun hastalığı ile ilgi gerekli ve yeterli tedaviyi yapmayan Tabip Yüzbaşı Sedat KÖSE sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının dilekçesindeki beyanları ve Mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde, GATA Askeri Hastanesinde görevli Dr. Sedat KÖSE tarafından 01.06.2001 ve 05.09.2001 tarihlerinde muayene edildiği son muayenesinde davacının yakınmalarının psikiyatrik kökenli olabileceği düşüncesiyle bu kliniğe yönlendirildiği. Dr. Sedat KÖSE ile ilgili olarak şikayet ve tazminat istemlerini içeren dilekçesinin 15.07.2003 tarihinde M.S.B.lığına verildiği, dilekçeye cevap verilmemesi üzerine, bu davanın da 16.10.2003 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Diğer yandan davacının uzman çavuşluk sözleşmesinin 21.04.2001 tarihinde bitmesine karşılık, bir sözleşme döneminde 60 günden fazla istirahat almasından dolayı, kendisinde istifade edilemeyeceğine kanaat getirilerek, birliğince 15.03.2001 tarihinde sözleşmesi fesh edilerek terhis işlemi yapılmıştır.
Davacının kendisine zarar veren eylemi gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü İdarenin ajanı Tbp.Yzb. Sedı KÖSE tarafından muayene edildiği 05.09.2001 tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde idareye müracaat dava açması gerekirken, bir yıllık süre geçirildikten sonra 15.07.2003 tarihinde idareye müracaat etti anlaşıldığından, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri yüksek idare Mahkemesi Kanunu'nun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürüdükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğine 11.970.000 TL. başvurma harcı ile 7.880.000 TL. esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 19.850.000 TL (Ondokuzmilyonsekizyüzellibin Türk Lirası) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktar davacı tarafından peşin yatırılan 2.712.000.000 TL. harçtan mahsubu ile arta kalan 2.692.150.000 TL (İkimilyaraltıyüzdoksanikimilyonyüzellibin Türk Lirası) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Bilecik Askerlik Şubesi Başkanlığınca Hizmete Özel gizlilik derecesi ile gönderilen şube şahsi dosyasının aynı gizlilik derecesi ile İADESİNE,
5. Hava Kuvvetleri Komutanlığınca ÖZEL gizlilik derecesi ile gönderilen komuta katı özlük dosyasının aynı gizlilik derecesi ile İADESİNE,
10 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy