(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 03 Kasım 2003 tarihinde Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesine, müracaatla bu kanaldan gönderilip 11 Kasım 2003 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 21.08.2001 - 21.02.2003 tarihleri arasında Dz. K.K.lığı Amfibi Deniz Piyade Tugay Karargâh Servis Bl. K.lığında askeri hizmetini ifa ettiğini bu esnada üstlerinin vermiş olduğu emirleri icra ederken geçirdiği kaza neticesinde sol kolunun kırıldığını ve kolundan daimi sakatlık meydana geldiğini, hastaneye sevk ile sol radius distal kırığı tespiti ile bir buçuk ay hava değişimi verildiğini, daha sonra normal olarak terhis edildiğini, Diyarbakır Devlet Hastanesinden % 20 iş göremez olduğuna dair rapor aldığını, müvekkilinin askerlik hizmetini yaptığı esnada sakat kaldığını, idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince meydana gelen zararı ödemek durumunda olduğundan bahisle 70.000.000.000 TL. maddi ve 10.000.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararların ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şarttır. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken öğle yemeğine giderken gazinonun önündeki kanalı görmeyerek kanalın içine düştüğü, 600 Yataklı Hava Hastanesi Baştabipliğince 11 Temmuz 2002 tarihli raporla 1,5 ay hava değişimi verildiği, davacının 21 Şubat 2003 tarihinde de normal olarak terhis edildiği anlaşılmıştır.
Davacının yaralanma olayına bağlı olarak maruz kaldığı işgücü kaybının Sosyal Sigortalar Kurumu Tüzüğü hükümlerine göre tespiti için dava dosyası ile birlikte sevk edilerek Diyarbakır Askeri Hastanesinden sağlık kurulu raporu istenmiş, bu Hastanece düzenlenen 23 Temmuz 2004 gün ve 3796 numaralı sağlık kurulu raporuna göre davacıya sol el bilek eski kırıklısı tanısı konularak Askerliğe elverişlidir, mevcut kırıktan dolayı 25 gün is ve gücünden kalmıştır. Vücut çalışma gücü kayıp oranı %0dır şeklinde karar verilmiştir.
Davacının yaptırılan sağlık kurulu muayenesi neticesinde herhangi bir sakatlığının bulunmadığı, çalışma gücünde herhangi bir kaybın meydana gelmediği, ayrıca eylemin kendi dikkatsizlik ve tedbirsizliğinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı .....nin, maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy