(2709 S. K. m. 125) (5434 S. K. m. 94)
Davacılar vekili, 30.10.2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların yakını olan
.in, Marmaris Hava Füze Mevzi Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmaktayken 12.12.2001 tarihinde çarşı iznine çıktığını, izin bitiminde diğer erlerle beraber askeri araçla birliğine dönerken şoför er
.nun kusuru nedeniyle aracın devrilmesi sonucu vefat ettiği, olayın idarenin askeri araç şoförünü iyi yetiştirmemesi, denetlememesi ve hizmetin iyi planlanmaması sonucu hizmet kusuru nedeniyle oluştuğunu, hizmet kusuru bulunmasa dahi doğan zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca idarece karşılanmasının gerektiğini,
.in ölümü nedeniyle anne ve babasının onun desteğinden mahrum kalarak maddi zarara uğradıklarını, ayrıca tüm davacıların ölüm nedeniyle duydukları büyük acı ve üzüntü sonucu manevi zarara uğradıklarını, bu nedenle davacı baba
.e 20 milyar TL. maddi, 7,5 milyar TL. manevi, davacı anne
.e 30 milyar TL, maddi, 7,5 milyar TL. manevi ve davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı olmak üzere beşer milyar TL. manevi tazminata olay tarihinden isletilecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini talep ve dava etmiş duruşma isteminde bulunmuştur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıların oğulları ve kardeşleri olan Hv.Onb
.in, Marmaris Hava Füze Mevzi Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 12.12.2001 tarihinde çarşı iznine çıktığı, izin bitiminde birliğine dönmek üzere ayni Komutanlık emrinde görevli şoför Hv.Uls.Er
nun, sevk ve idaresindeki askere araca bindiği, Marmaristen birliğine seyir halinde iken saat:18.00 sıralarında yolun kaygan ve görüsün sis nedeniyle kapalı olması nedeniyle askeri aracın şarampole devrilmesi sonucunda vefat ettiği, aynı araçta bulunan 11 askerin de çeşitli yerlerinden yaralandığı, yapılan soruşturma sonunda şoför Hv.Uls.Er
nun, araçların hızını, aracın yolcu ve teknik özellikleri ile görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymadığından 6/8 oranında kusurlu olduğu, yolun bakım ve onarım, yolun işaretlenmesinden sorumlu kurum ve kurulusun ise gerekli tedbiri almadığından 2/8 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Kuzey Deniz Saha K.ligi Askeri Savcılığının 05 Haziran 2002 tarih ve 2002/526-4 Esas ve karar sayılı kararı ile şoför Er
nun, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu bir kişinin ölümüne, birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçunu işlediği, ancak sanığın terhis olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, davacıların 13.05.2002 tarihinde idari müracaatla bulundukları, idarenin cevap vermemesi üzerine 26.07.2002 tarihinde Ankara 11 nci İdare Mahkemesine açılan davada yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Muğla İdare Mahkemesine gönderildiği, bu Mahkemenin 17.09.2003 tarih ve 2002/1029 Esas, 2003/792 Karar sayılı kararıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekiline 21.10.2003 tarihinde tebliğ edildiği ve 30.10.2003 bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlarından dogması gerekmektedir.
Davacıların oğulları ve kardeşleri olan Hv.Fz.Onb
..in, çarşı izininin bitiminde Marmaristen birliğine gitmek üzere bindiği askeri aracın devrilmesi sonucu vefat etmesi olayında, hizmetin kurulması ve işletilmesinden kaynaklanan idareye atfı kabil bir hizmet kusurundan söz edilemez ise de; zararlı sonucun askerlik hizmetinin ifası sırasında idareye ait askeri aracın idarenin ajanı tarafından kullanılması esnasında ajanın suç teşkil eden kusurlu eylemi sonucu meydana geldiği, müteveffanın herhangi bir kusurunun da bulunmadığı anlaşılmakla davacıların uğradıkları zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idare tarafından karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan er ve erbaşların yaralanıp sakat kalması halinde kendilerine, ölümleri halinde yakınlarına T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce olay nedeniyle bağlanan vazife malüllügü aylığı ve ödenen tütün ikramiyesi yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşülmekte ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında ödenen nakdi tazminat ve bağlanan emekli aylıkları maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğundan, bu kapsamda yapılan ödemeler de maddi ve manevi zararlardan düşülerek yarar olarak kabul edildiğinden bu hususlar araştırılmıştır.
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 06.05.2002 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/81.593.002 sayılı yazısıyla, Yönetim Kurulunun 16.05.2002 tarih ve 430 sayılı kararı ile kabul edilmesi üzerine davacı
.. ve
in 27.12.2001 tarihli dilekçe ile kendilerine vazife malüllügü yetim aylığı bağlanması talebinde bulunduklarını, bunun üzerine sandık kayıtlarının incelenmesinde davacı baba
..in 33.585.053 sicil numarası ile emekli aylığı almakta olduğunun anlaşıldığı, tarafına yazılan 03.06.2002 tarihli yazı ile 5434 sayılı Kanunun 94 ncü maddesi uyarınca hangi aylığı almak istediğinin bildirilmesinin istenildiği, cevaben alınan 13.06.2002 tarihli dilekçesi ile kendisine ait aylığı alması tercih ettiği, bu nedenle oğlundan dolayı yetim aylığı bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenmediği, diğer taraftan davacı anne
..in evlilik birliğinin devam etmesi nedeniyle aylık bağlanmadığı bildirilmiştir.
Davacılara yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle maddi zararlardan düşülmesi gereken Devletçe hiçbir yarar sağlanmadığı anlaşılmıştır.
Davacı anne ve babanın maddi zararlarının tesbiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 24.06.2004 tarihli bilirkişi raporunda; davacı anne
..in, maddi tazminat hak edişinin 3.897.882.854 TL. olduğu, davacı baba
in maddi hak edişinin 1.656.220855 TL. olduğu bildirilmiştir. Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Tüm davacılara, yakınlarını kaybetmeleri nedeniyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdıraplarını kısmen de karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın statüsü, davacıların sosyal durumu ve paranın alım gücü dikkate alınarak olay tarihinden itibaren isletilecek yasal faiziyle birlikte uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı baba
e, bilirkişi raporu uyarınca 1.656.000.000 TL. (BİRMİLYARALTIYÜZELLİALTIMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
2. Davacı anne
e, bilirkişi raporu uyarınca 3.898.000.000 TL. (ÜÇMİLYARSEKİZYÜZDOKSANSEKİZMİLYON TL.) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Davacı baba
.. ile davacı anne
..e, takdiren ve ayrı ayrı 3.200.000.000er TL. (ÜÇMİLYARİKİYÜZERMİLYON TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
4. Davacı kardeşler
.,
,
,
..,
ve
a, takdiren ve ayrı ayrı 950.000.000er TL.(DOKUZYÜZELLİŞERMİLYON TL.), MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
5. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına, müteveffanın yeniden gelir elde edebileceği farz edilen 21.04.2003 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01.04.2003 tarihinden 31.12.2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01.01.2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına, olay tarihi olan 12.12.2001 tarihinden 30.06.2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01.07.2002 tarihinden 31.03.2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01.04.2003 tarihinden 31.12.2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01.01.2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy