(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 41, 43)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat istemi
SAVUNMA ÖZETİ: I. USUL YÖNÜNDEN: 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 41 ve 43 ncü maddeleri hükümleri dikkate alındığında davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun öncelikle göz önünde bulundurulması gerektiği,
II. ESAS YÖNÜNDEN: Davacının Hepatit B hastalığına yakalanmasında idarenin bir kusurunun bulunmadığı, bu hastalığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana gelmediği, dava konusu olayın hizmet gereklerinden değil, davacının bünyesel rahatsızlığından kaynaklandığı için zarar ile idare arasında illiyet bağının kurulamadığı, dolayısıyla idarenin bir tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı belirtilerek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan Hepatit-B rahatsızlığının askerlik görevi sırasında ve askerlik görevi nedeniyle oluşup oluşmadığı hususunda tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucu, davacının rahatsızlığının askerlik görevi sırasında ve askerlik görevinden kaynaklandığının tespiti hainde, bilirkişiye tespit ettirilecek bir miktarın maddi ve takdir edilecek bir miktarın manevi tazminat olarak davacıya ödenmesine, davacının rahatsızlığı ile askerlik görevi arasında illiyet bağı kurulamaması halinde de davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Hv.Hak.Yzb. Murat YAMAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, 29 Eylül 2003 tarihinde Erzurum idare Mahkemesine açtığı davanın, bu mahkemenin 13 Ekim 2003 gün ve E.2003/1756, K.2003/1229 sayılı kararıyla görev yönünden reddi üzerine süresinde açtığı 23 Aralık 2003 tarihinde Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesinin havalesiyle 29 Aralık 2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Iğdır 7 nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte olan davacının HBV enfeksiyonu hastalığının bulaşması nedeniyle askerliğe elverişsiz hale geldiğini, bu hastalık nedeniyle çalışamaz durumda olduğunu belirterek, davacı lehine 200.000.000.000 TL. maddi ve 300.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini, davanın adli yardımlı görülmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım istemi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 28 Ocak 2004 gün ve E.2004/100 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Iğdır 7 nci Mekanize Piyade Tugayı 8 nci Hudut Tabur Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa etmekte olan davacının, birlik komutanlığınca 20 Mayıs 2002 tarihinde Sarıkamış 100 Yataklı Asker Hastanesine sevk edildiği, burada yapılan tetkikler sonucu davacıda Hepatit B virüs enfeksiyonu tespit edilmesi üzerine, Sağlık Kurulunun 28 Mayıs 2002 gün ve 336 sayılı raporuyla davacıya SMKlı 6 ay hava değişimi verildiği, hava değişimi süresi sonunda tekrar ayaktan Sağlık Kuruluna çıkarılan davacı hakkında Sarıkamış 100 Yataklı Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 28 Ocak 2003 gün ve 80 sayılı raporuyla B/52 F3 Askerliğe Elverişli Değildir kararı verilmesi üzerine, davacının aynı gün terhis edildiği anlaşılmıştır.
İdare hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasını 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği ise Anayasada belirtilmemiş olup bu mesafenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, İdarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem veya işlem arasında doğrudan doğruya bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan işlem veya eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartların birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Maddi olguda bu koşullardan birinin yokluğu idarenin tazmin sorumluluğunu kaldırır. Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Davacının, askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan Hepatit B enfeksiyonu rahatsızlığının, İdari bir eylem veya işlemden kaynaklandığına ilişkin somut bir iddia ve kanıt bulunmamaktadır. Davacının askerlik hizmeti sırasında tespit edilen bu rahatsızlığı sonunda uğradığı zararın, idari bir eylem veya işlemden kaynaklandığı ortaya konulmadığından İdarece tazmin edilmesi hukuken mümkün görülmemiştir.
Somut bir iddia ve olay nedeniyle bu rahatsızlığa yakalandığına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığından, daha önce benzer bir durum sebeple resmi bilirkişi olarak görüşlerine başvurulan GATA Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığında öğretim üyesi olarak görevli 2 profesör ve 2 doçent tarafından düzenlenen 17.08.2001 tarih ve İNF.HST.: 2000-877-01 sayılı raporda, Hepatit - Bnin, Hepatit B virüsü denilen bir virüs tararından oluşturulan karaciğerin iltihabı hastalığı olduğu, bu virüsün cinsel temas, ortak kullanılan jilet, enjektör, diş fırçası, kulak deldirme gibi ortak kullanılan alet ve girişimlerle bulaştığı, virüs bulan erişkinlerin %90nın virüsü vücutlarından atma ihtimallerinin bulunduğu, taşıyıcılık durumunda iş gücü kaybı yaratmadığı, virüsün aynı odada veya yemekhane gibi toplu yerlerde bulunmakta bulaşmasının mümkün olmadığının belirtildiği dikkate alınarak tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına pratik bir faydasının olmayacağı düşünülerek, tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş davacının zarar doğuran rahatsızlığı ile idare arasında sorumluluğu gerektirecek bir eylem veya işlem dolayısıyla illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açılanan nedenlerle;
1. Davacı Abdurrahman GÜRDAĞ'ın, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT istemlerinin REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahi) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 Saydı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 11.970.000 TL. (ONBİRMİLYONDOKUZYÜZYETMİŞBİN TL) başvurma harcı ile 16.090.000 TL. (ONALTIMİLYONDOKSANBİN TL.) esas ilam harcı toplamı olan 28.060.000 TL. (YİRMİSEKİZMİLYONALTMIŞBİN TL.) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 203.750.000. TL. (İKİYÜZÜÇMİLYONYEDİYÜZELLİBİN TL.) harçtan mahsubu ile arta kalan 175.690.000 TL. (YÜZYETMİŞBEŞMİLYONALTIYÜZDOKSANBİN TL.) harcın istemi hainde DAVACIYA İADESİNE,
4. Erzurum İdare Mahkemesi Başkanlığınca gönderilen E.2003/1756 sayılı dava dosyasının bu Mahkemeye İADESİNE,
17 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy