(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 56) (1086 S. K. m. 91, 92, 93, 94, 95)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: T.C. Anayasasının 125 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre, idarenin kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, dava konusu olayda idareye izafe edilebilecek her hangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, yasal yükümlülüklerini sonuna kadar yerine getiren idarenin herhangi bir sorumluluğu olmadığı, davacıya ilk müdahaleden sonra gerekli tedavisinin askeri hastahanede yapıldığı, davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğu, maddi tazminata İdareye müracaat tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, manevi tazminata faiz talebinin ise reddedilmesinin gerektiği belirtilerek, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının, ot biçmek için birliğe gelenlerin kırılan tırpan saplarını yapma görevi sırasında yaralandığı, olayda idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru yok ise de; zarar ile hizmet arasındaki mevcut illiyet bağı dikkate alındığında davacının mevcut zararının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiği belirtilerek, hesap bilirkişisince belirlenecek bir miktarın maddi, takdir edilecek bir miktarın da manevi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hv. Hak. Yzb. Murat YAMAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilleri, 05 Aralık 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının, askerlik hizmeti sırasında komutanının sözlü emri üzerine yatay dönerli elektrikli testere ile tırpan saplarını keserken sol elini testereye kaptırdığını, tedavisini müteakip kati rapor verilmeksizin terhis edilen davacının sol elinin tüm parmaklarının işlemez duruma geldiğini belirterek, davacı lehine 50.000.000.000 TL. maddi, 100.000,000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini ve davanın adli yardımlı görülmesini talep etmişlerdir.
Davacının adli yardım istemi, AYİM İkinci Dairesinin 17 Aralık 2003 gün ve E.2003/1003 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; İzmir Menteş Kara Harp Okulu ATAT Bölge Birlik Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte olan davacının, 06 Mayıs 2003 tarihinde ot biçme faaliyeti sırasında kırılan tırpan saplarını yapmakla görevlendirildiği, marangozhanede yatar daire makinesinde çalışırken kestiği ağacın kayması sonucu sol elinden yaralandığı, revirdeki ilk müdahalelerini müteakip İzmir 600 Yataklı Asker Hastahanesine sevk edilen davacının, ameliyatını takiben önce iki ay akabinde de bir ay müddetle hava değişimine gönderildiği, hava değişimi süresini müteakip birliğine dönen davacının 22 Kasım 2003 tarihinde kati raporu aldırılmaksızın terhis edildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada, idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Davacı, kati raporu bulunmadığından 26 Mayıs 2004 tarihli ara kararımız ile İzmir 600 Yataklı Asker Hastahanesine sevk edilmiş, yapılan muayenesi sonucunda Hastahane Sağlık Kurutunun 04 Haziran 2004 gün ve 3272 sayılı Sol el 1, 2, 3, 4 net parmaklarda travma sekeli tanılı raporuyla davacı hakkında 257B/F3 Askerliğe Elverişli Değildir. Sol elde uzuv zaafı meydana gelmiştir kararı verilmiştir.
Davacı Metin BARİN'in, askerliğe elverişsiz hale gelmesi olayında, idareye izafe edilebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte olayın bir kamu hizmeti olan askerlik görevinin ifası sırasında meydana geldiği, davacının da herhangi bir kusurunun bulunmadığı, meydana gelen zararla eylem arasında illiyet bağı bulunduğu, uğradığı zararların hizmet kusuru olmasa dahi kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca, davalı idarece karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizce T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edildiğinden bu husus araştırılmış, T.C.Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 11 Mart 2005 gün ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/82.9.83.004 sayılı yazısından, davacıya Genel Müdürlüğün 10 Ocak 2004 tarih ve 212070 sayılı işlemi ile 01 Aralık 2003 tarihinden itibaren 584,17 YTL. vazife malullüğü aylığı bağlandığı, ayrıca, 2003 yılı için (1 aylık) 66,77 YTL., 2004 yılı için 882,20 YTL olmak üzere toplam 948,97 YTL. tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili, İzmir 11 nci Noterliğince düzenlenen 07 Eylül 2003 gün ve 24471 yevmiye numaralı vekaletnamedeki yetkisine dayanarak, 14 Mart 2005 tarihli dilekçesiyle, maddi tazminat talebinden feragat ettiklerini, manevi tazminata ilişkin istemlerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Feragat, taraflar arasındaki uyuşmazlığı ortadan kaldıran kesin bir irade beyanı olup kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurduğundan 1602 sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 56 ncı maddesinin gönderme yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 91-95 nci maddeleri gereğince davacının maddi tazminat istemi konusunda bir karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdıraplarının kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Feragat nedeniyle davacı, Metin BARİN'in, MADDİ TAZMİNAT İSTEMİ KONUSUNDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davacı Metin BARİN'e, takdiren 5.000,00 YTL. (Beşbin Yeni Türk Lirası.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına, olay tarihi olan 06 Mayıs 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihînden ödeme tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (Dava adil yardımlı görüldüğünden resmi posta pulu kullanmak suretiyle sarfeden posta giderleri dahil) DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi olarak hesabedilen 600,00 YTL. (Altıyüz Yeni Türk Lirası) Avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
16 MART 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy