(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71)
Davanın Konusu: Maddi ve Manevi tazminat istemi
Savunmanın Özü: Davacının Eğitim Birliğine 21 Mayıs 2002 tarihinde katıldığı, aynı gün Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi psikologu tarafından majör depresif topizot sinir hastalığı tesbit edilerek ailesine mektupla bilgi verildiği, ailesinin bu mektuba cevap vermediği; psikolog tarafından takibe alındığı, 10 Haziran 2002 tarihinde İzmir 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesine sevkedildiği; bu rahatsızlığı nedeniyle 17 Haziran 2002 tarihli raporla SMK'lı 3 ay hava değişimi raporu verildiği, rapor sonunda yine aynı Hastahaneye sevkedildiği yapılan muayenesi sonunda 13 Eylül 2002 tarihinde SMK'lı 3 ay hava değişimi raporu daha verildiği, en nihayetinde 18.12.2002 tarihinde GATA psikiyatri servisine sevkedildiği; burada yapılan muayenesi sonunda 25.12.2002 gün ve 14511 sayılı sağlık kurulu raporuyla Bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluk, B/15-F-1 Askerliğe elverişli değildir. tanı ve kararı verildiği, idare tarafından zamanında ve gecikme olmaksızın sağlık işlemlerinin yapıldığı, tedavisi için gerekli tüm tıbbi imkanların uygulandığı, idareye yüklenebilir bir kusurun mevcut olmadığı, davacının rahatsızlığının doğurduğu zarar ile askerlik hizmeti arasında uygun illiyet bağının kurulamadığı bu sebeple davanın reddine karar verilmesinin gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Başsavcılığın Düşüncesi: Davacının askerlik hizmeti esnasında ilerleyen ve onu askerliğe elverişsiz hale getiren ruhi rahatsızlığının oluşunda askerlik hizmetinin tek başına belirleyici rolünün bulunmadığı, anılan rahatsızlığın oluşumunda birçok etkenin bulunabileceği, idareye yüklenebilir mahiyetle olmayan eylem nedeniyle idarenin sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesinin gerektiğine dair düşünce belirtilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak. Bnb. Şakir AYTAŞ'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilleri 26.06.2003 tarihinde ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderdiği, 02 Temmuz 2003 tarihinde AYİM'de kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin askerlik hizmetini yaparken rahatsızlandığını, yapılan tetkikler sonucunda Bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluk teşhisi konularak 25.12.2002 tarihinde GATA Hastahanesi tarafından 4511 sayılı raporla Askerliğe elverişli değildir, raporu verilerek tedavisi yapılmadan terhis edildiğini, askere gitmeden önce sağlıklı olan davacının askerde iken gördüğü baskılar sonucu sağlığını kaybettiğini, sosyal olarak terhisinden sonra çevresine uyum sağlayamadığını, askere alındığı tarihte sağlam olduğu raporla sabit olan müvekkilinin askerde iken rahatsızlanmasına rağmen tedavisinin yapılmadan terhis edildiğini, mağduriyetinin giderilmesi, tedavi giderlerinin karşılanması maksadıyla 1,5 milyar TL. maddi, 5 milyar TL. manevi tazminatın hastalanma tarihi olan 25.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacı vekilinin 03 Ağustos 2004 tarihinde AYİM kaydına giren dilekçesi ve ekinden, davacının ödemiş Asliye Hukuk mahkemesinin 28.04.2004 tarih ve 2004/172-427 Esas ve Karar sayılı kararı ile Şaban olan adının iptali ile Bora olarak tashihine, adının nüfusa Bora PINAR olarak yazılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasındaki belge ve bilgilerin incelenmesinde; davacının 21 Mayıs 2002 tarihinde Bornova 10.J.Er. Egt. Alay K.lığına katıldığı, rahatsızlığı nedeniyle ilk kez 10 Haziran 2002 tarihinde İzmir Mevki Asker Hastanesine sevk edildiği bu hastahanenin 17.06.2002 tarih ye 2756 sayılı sağlık kurulu raporu ile psikotik bozukluk'' tanısıyla 3 ay hava değişimi kararı verildiği, hava değişimi sonunda aynı hastahanenin 13.09.2002 tarih ve 4809 sayılı sağlık kurulu raporu ile 3 ay hava değişimi kararı daha verildiği, bu hava değişimi süresinin sonunda müracaat ettiği GATA K.lığı tarafından yapılan tedavi ve kontroller sonunda anılan hastahanenin 25.12.2002 gün ve 14511 sayılı sağlık kurulu raporu ile davacı hakkında Bir hecmeden fazla tekrarlayan Psikotik Bozukluk tanısı konularak Askerliğe Elverişli Değildir kararı verildiği, anılan raporun Jandarma Genel Komutanlığı Sağlık Daire Başkanlığınca 06 Ocak 2003 tarihinde onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
İddianın niteliği itibariyle teknik olarak Tıp İlmiyle ilgili bulunduğu, davacının askerlik hizmetine başladığı 21 Mayıs 2002 tarihinden son işlem tarihi olan 25.12.2002 gününe dek devam eden sürede, rahatsızlığın tanı ve tedavisinde, tıbbi yönden ihmal ya da icrai kusurlu bir davranışın söz konusu olup olmadığının, mevcut rahatsızlığın askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile meydana gelip gelemeyeceğinin, bünyesel olup olmadığının, uzmanlarınca tespiti gerektiği kuşkusuzdur. Zira hizmet kusurunun varlığı veya yokluğu, rahatsızlığın askerliğin sebep ve tesiri ile meydana gelip gelmediğinin tespiti dayalı idarenin zararlardan hukuki sorumluluğu ya da sorumsuzluğunun nedeni olacaktır. Bilirkişi incelemesine dayanak oluşturacağından davacının sağlık işlemleri ile ilgili evrakları celp edilmiştir.
Bu amaçla AYİM İkinci Dairesinin 31 Mart 2003 tarihli Ara Kararı ile davacıdaki rahatsızlığın bünyesel olup olmadığının, bünyesel değil ise askerlik hizmetine başladığı 21 Mayıs 2002 tarihi ile son kararın verildiği 25.12.2002 tarihleri arasında askerliğin sebep ve tesiri ile meydana gelip gelmediğinin, bu rahatsızlığın davacıda askere alınmadan önce mevcut olup olmadığı, tıbbi tedavi ve müdahalede geç kalınması ya da yapılmasının söz konusu olup olmadığı hususlarında tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yaptırılan tıbbi bilirkişi incelemesi sonucunda, resen bilirkişi tayin edilen Gazi Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Behçet COŞAR, Prof. Dr. Selçuk CANDANSAYAR ve Yrd. Doç. Dr. Selçuk ASLAN tarafından düzenlenip Mahkememize ibraz edilen 15.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda; mevcut rahatsızlığın bünyesel bir rahatsızlık olduğu, askerliğin sebep ve tesiri ile meydana gelmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Taraflara tebliğ edilen tıbbi bilirkişi raporuna davacı vekilleri tarafından askere alınmadan önce askerliğe elverişli olduğuna dair sağlık kurulu raporu bulunan ve askere alındıktan sonraki sağlık raporları dikkate alındığında sağlıklı olduğu anlaşılan müvekkilinin askeri koşullar nedeniyle rahatsızlandığını, rahatsızlığın oluşumunda askerliğin sebep ve tesirinin bulunduğunu belirterek itiraz edildiği anlaşılmakla beraber tıp ilmine uygun verildiği anlaşılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yapılan itiraza itibar olunmamıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve Anayasamızın 125/7 maddesine göre idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için; bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla işlem veya eylem arasında nedensellik (illiyet) bağının bulunması gerekir. Bu koşullardan birisinin yokluğu, idarenin tazminle sorumlu tutulma yükümlülüğünü ortadan kaldırır. Bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise veyahut zararla idari işlem ve eylem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez. Davacının, rahatsızlığı sonucu uğradığını iddia ettiği zararın hizmetin yanlış kurulup yürütülmesinden kaynaklanmadığı, idarenin kusurlu bir davranışından ileri gelmediği, zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında nedensellik bağının bulunmadığı bilirkişilerin raporuyla kanıtlanmıştır. Bu bağlamda, davacının rahatsızlığı ve zararının hizmetten kaynaklanmadığı, bünyesel olduğu, idareye yöneltilecek herhangi bir kusurlu hareketin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bünyesel bir rahatsızlığın sonuçlarından idarenin sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Bu sebeplerle davalı idarenin meydana geldiği iddia edilen zararlardan sorumlu olamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Bora (Şaban) PINAR'ın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri ile bilirkişi ücreti dahil) DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince 11.970.000 TL. (ONBİRMİLYONDOKUZYÜZYETMİŞBİN TL.) başvurma harcı ile 16.090.000 TL. (ONALTIMİLYONDOKSANBİN TL.) esas ilam harcı toplamı olan 28.060.000 TL.(YİRMİSEKİZMİLYONALTMIŞBİN TL.) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 95.600.000 TL.(DOKSANBEŞMİLYONALTIYÜZBİN TL.) harçtan mahsubu ile geriye kalan 67.540.000 TL. (ALTMIŞYEDİMİLYONBEŞYÜZKIRKBİN TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Davacıya ait şube şahsi dosyasının Hizmete Özel gizlilik derecesi ile Ödemiş Askerlik Şubesi Başkanlığına İADESİNE,
24 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy