(2709 S. K. m. 125)
Savunmanın Özeti: Gerek hizmet kusuru gerekse objektif sorumluluk ilkesi gerekince İdarenin hukuki sorumluluğundan için, idarenin zarar doğurucu bir davranışının olması, zarar doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması ve meydana gelen zarar ile idarenin eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, müteveffanın elektrik çarpması sonucu ölümü olayında idareye yüklenebilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, müteveffanın müterafik kusurunun da göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, yönünde savunma yapılmıştır.
Dava konusu olayın davacılar yakını J. Er Erden ÇOBAN'ın, askerlik hizmeti sırasında verilen görevi ifa ederken elektrik çarpması sonucunda meydana geldiği, zarar ile hizmet arasında illiyet bağı mevcut olduğundan meydana gelen zararın, zarar gören üzerinde bırakılmayarak tüm topluma yansıtılması gerektiğinden davanın kabulü ile davacılara bilirkişiye tespit ettirilecek miktarın maddi, takdir edilecek miktarın manevi tazminat olarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADİNA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davacıların istemi üzerine, 16 Haziran 2004 Çarşamba günü saat 09:15'de davacıların yokluğunda ve davacılar vekili Av. Cavit ÇALIŞ, davalı İdareyi temsilen Hz. Av. Neriman AKKAYA ve AYİM Savcısı Dz Hak. Yzb. Ahmet SİVASın İştirakleriyle açık duruşma yapılıp Raportör Hak Bnb. Şakir AYTAŞ in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Gereği Düşünüldü: Davacılar vekili, 13 Ocak 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin yakını J. Er Erden ÇOBAN'ın Yüksekova ilçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa ederken 13 Eylül 2003 tarihinde Efeler Kışlasında kaza sonucunda elektrik çarpması sonucu vefat ettiğim belirterek davacı anne ve baba için ayrı ayrı 35'er milyar TL. maddi tazminat, davacıların tümü için ayrı ayrı 5'er milyar TL. manevi tazminat olmak üzere toplam 90 milyar TL tazminatın ödenmesine ve adlı yardım istemlerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
AYİM İkinci Dairesinin 11 Şubat 2004 tarih ve Gensek No: 2004/97, Esas No: 2004/116 sayılı kararı ile davacıların adlı yardım istemlerinin kabulü ile Milli Savunma Bakanlığının hasım mevkiinden çıkarılarak dava dilekçesinin gerçek hasım olan İçişleri Bakanlığına tebliğine karar verilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacıların yakım J.Er Erden ÇOBAN'ın, Hakkari, Yüksekova 21 nci Jandarma Sınır Tugay Komutanlığı emrinde görevli iken 13 Eylül 2003 talihinde saat 13:15 sıralarında Destek Kıtalarına bağlı Emniyet ve Bakım Komutanlığına ait araç yıkama yerinde Destek Kıtaları Komutanlığının Misafirhanesine ait halıları J.Erler Mücahit İNCE ve Hakan KAYA ile birlikte yıkamak için görevlendirildikleri, bir süre halıları yıkadıktan sonra halı yıkama makinesinin elektrik kablosunun sıcak su tankına teması neticesinde erimesiyle meydana gelen elektrik kaçağı nedeniyle bayılarak yere düştüğü, hemen durumun fark edilmesi üzerine önce birlik revirine, oradan da Devlet Hastanesine sevk edildiği, yapılan tüm tıbbı müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat ettiği, Yüksekova Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan otopsi neticesinde müteveffa J.Er Erden ÇOBAN'ın, kesin ölüm sebebinin elektrik çarpmasına bağlı kardiakarrest ve solunum durması olarak tespit edildiği, olay nedeniyle Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturması sonucunda ölüm olayının meydana gelmesinde herhangi bir şahsın kusurunun bulunmadığı belirtilerek 20 Ekim 2004 tarih ve 2004/29-520 EK sayılı kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır
Davalı idare savunmasında, davacıların yakını müteveffa J.Er Erden ÇOBAN'ın, halı yıkarken yalıtıcı eldiven ve çizme giymesi gerekirken giymediğini bu nedenle meydana gelen olayda müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş ise de; sıcak su tankına temas edecek derecede yakın döşenen elektrik kablosunun ısının etkisiyle erimesinin ve elektrik kaçağına sebebiyet vermesinin olayın asıl nedeninin olduğu, idarenin makinenin elektrik kablosunun gerekli kontrollerini yaptırmamış olması ve uygun şekilde tesisatın yapılmamış olması gibi çok açık ve yoğun bir hizmet kusurunun mevcudiyeti karşısında müteveffanın çizme ve yalıtıcı eldiven giymemesinin müterafik kusur olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak davalı idarenin iddiasına itibar olunmamıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve istemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasa'da belirtilmiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Devlet adına kamu hizmeti yürüten idarenin halin icaplarına göre ve ihtiyaca göre hizmeti devamlı ve en iyi şekilde topluma arz etmesi, kamu hizmetini yürütürken kimsenin zarara uğramaması için gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu zorunluluğun gerektiği gibi yerine getirilmemesi hizmetin kusurlu işlediğinin kanıtıdır. Elektrikle çalışan ve ıslak zeminde kullanılan yıkama makinelerinin elektrik tesisatının makine tankından uzak bir yere ve hiçbir şekilde açılmamak üzere monte edilmemiş olması veya bu şekilde olmasa da sıcaklığı çok yükselen su tankının gerektiği gibi izole edilmemiş olması, makinenin olay esnasında bağlı olduğu elektrik prizinin topraklama sisteminin çok iyi çalışmaması nedeniyle idarenin hizmet kusuru bulunduğu, davacıların zararlarının idarece hizmet kusuru esaslarına göre giderilmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşmiş içtihatları uyarınca, olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacıların maddi zararlarından düşüldüğünden bu husus irdelenmiş; Türkiye Cumhuriyeti Emekti Sandığı Genel Müdürlüğünün 16 Haziran 2004 tarih ve B.07.1EMS.010.01 01/83 711029 sayılı yazısıyla davacılar yakını hakkında yönetim kurulunun 11 Aralık 2003 tarih ve 843 sayılı kararı ile 5434 sayılı yasanın vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ancak davacı babanın Turhal PTT Müdürlüğünde memur olduğu ve muhtaç bulunmadığının tespit edilmesi, davacı anne Miyase ÇOBAN'ın da dul olmaması nedeniyle yetini aylığı bağlanamadığının ve dolayısıyla tülün ikramiyesinin de ödenmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacı anne ve babanın maddi zararlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 13 Aralık 2004 tarihli bilirkişi raporundan davacı anne Miyase ÇOBAN'ın maddi tazminat hak edişinin 4.676.949.968 TL davacı baba Mustafa ÇOBAN'ın maddi tazminat hak edişinin 3.868 798.347 TL olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Tüm davacılara olay sebebiyle duydukları ve ömür boyu duyacakları acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, müteveffanın askerlik statüsü, davacıların sosyal durumları, paranın alım gücü ve işletilecek yasal faiz dikkate alınarak uygun miktarlarda ve olay talihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı anne Miyase ÇOBANa, 4.677.00 YTL (Dörtbin Altıyüztetmişyedi Yeni Türk Lirası), davacı baba Mustafa ÇOBANa YTL. (Üçbinsekizyüzaltmışyedi Yeni Türk lirası; MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişki istemlerinin REDDİNE,
2. Hükmedilen maddi tazminat miktarlarına müteveffanın yeniden gelir elde edebileceği farz edilen 21 Temmuz 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %16 (yüzdeonbeş), 01 Ocak 2005 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %12 (yüzdeoniki) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
3. Davacı anne Miyase ÇOBAN ile davacı baba Mustafa ÇOBAN'a takdiren ve ayrı ayrı 4 600,00'ar YTL (Dörtbinaltıyüzer Yeni Türk Lirası) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
4. Davacı kardeşler Neslihan ÇOBAN ile Merdan ÇOBAN'a, takdiren ayrı ayrı 2 000,00'er YTL. (İkibiner Yeni Türk Lirası) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ait istemlerinin REDDİNE,
5. Hükmedilen manevi tazminat miktarlarına olay tarihi olan 13 Eylül 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 yüzdeotuz), 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (yüzdeonbeş), 01 Ocak 2005 tarihinden ödeme tarihine kadar yılık % 12 (yüzdeoniki yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
6. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
7. Davacılar tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 90,00 YTL. (Doksan Yeni Türk Lirası.) bilirkişi ücretinin davadaki haklılık oranına göre 79,00 YTL (Yetmişdokuz Yem Türk Lirası) sının DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA. 11,00 YTL (Onbir Yeni Türk lirası) sının davalı idareden alınarak DAVACILARA VERİLMESİNE,
8. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı nispi olarak hesap edilen 2.394,40 YTL. (İkibinüçyüzdoksandört Yeni Türk Lirası Kırk Yeni Kuruş) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak, DAVACILARA VERİLMESİNE,
9. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hükmün verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve Tarifenin 10 ncu maddesi nazara alınarak nispi olarak hesap edilen 6.687,36 YTL. (Altıbinaltıyüzseksenyedibin Yeni Türk Lirası Otuzaltı Yeni Kuruş) avukatlık ücretinin davacılardan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
09 ŞUBAT 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy