(2709 S. K. m. 125) (818 S. K. m. 47)
Davacılar vekili, 29 Aralık 2003 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığına verdiği ve 08 Ocak 2004 tarihinde AYIM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacı
nin Hava Harp Okulu pilot adayı olarak öğrenim görmek üzere 04 Eylül 2000 tarihinde Kuleli Askeri Lisesine öğrenci olarak girdiğini, öğrenimi sırasında 06 Ocak 2003 günü İngilizce dersinde Öğr.Tgm
. tarafından sol kulağı üzerine bir tokat atıldığını, olayı öğrenen ders grup amirince viziteye çıkarılmayan davacının, hafta sonu durumu velisine bildirdiğini, Hava Harp Okulu Uçuş Sağlık Muayene Komisyonunda K.B.B. uzmanı olan Hv. Tbp. Bnb
tarafından yapılan muayene sonucu, davacının sol kulak zarında travmaya bağlı yırtık tespit edildiğini ve uçuş muayenelerine kadar yırtığın kapanmaması halinde davacının uçuşu kaybedeceğinin kendilerine söylendiğini, bu olay yüzünden uçma arzusunu gerçekleştiremeyeceğini düşünen davacı
.nin bunalıma girdiğini, Öğr. Tgm
..nin okul idaresinin örtbas girişimine rağmen şikâyetleri üzerine 1 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinde yargılandığı ve asta müessir fiil suçundan bir ay hapis cezasına mahkûm edildiğini, bu yargılamaya rağmen davacının yılsonuna kadar ayrı kişiden İngilizce dersi almaya devam ettiğini, bu süreçte davacının psikiyatrik tedavi gördüğünü, mevcut durumun davacı
. üzerinde yarattığı olumsuz etkileri gören babasının, doktorların da tavsiyesine uyarak oğlunu okuldan aldığını, davacının, idarenin ajanı olan İngilizce öğretmeni tarafından bir kamu hizmetinin ifası sırasında maruz kaldığı müessir fiil sonucu uçuculuk niteliğini kaybedecek derecede yaralanması ve bu eylemin yarattığı psikolojik olumsuzluk sonucu babası tarafından okuldan alınması olayında doğan zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğunu belirterek, davacı
lehine, müessir fiil sonucu küçüklüğünden beri hayal ettiği bir mesleği yapabilmekten mahrum kalarak uğradığı zararın karşılığı olmak üzere 15.000.000.000 TL. manevi, bu olaylar sonucu doğrudan doğruya oğluyla birlikte acı ve ızdırabı çeken davacı baba
.. lehine 15.000.000.000 TL. manevi, karşılaşılan haksız bir eylem nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kalan davacı
.. ve müteselsil kefili olan davacı baba
. lehine, kendilerinden ödenmesi istenen eğitim ve öğretim gideri karşılığı olan 32.390.000.000 TL. maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacı
ya ait askeri öğrenci şahsi dosyasının incelenmesinden; davacı
..nin, 2000-2001 öğretim yılı Askeri Liseler sınavını kazanarak uçuculuk muayenesini müteakip Hava Harp Okulu nam ve hesabına okumak üzere 25 Ağustos 2000 tarihinde Kuleli Askeri Lisesine kayıt yaptırdığı, hazırlık sınıfını 100 disiplin notuyla, birinci sınıfı da 99 disiplin notuyla basarili olarak tamamlayarak 2002-2003 öğretim yılında ikinci sınıfta öğrenim görmeye hak kazandığı, 06 Ocak 2003 tarihinde İngilizce dersi sırasında Öğr.Tgm
. tarafından sol kulak bölgesine tokatla vurulmak suretiyle, uzuv zaafı ve tadili olmayacak, 10 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığı ve velisinin şikayeti üzerine 1 nci Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 05 Mart 2003 ve 2003/232-125 esas sayılı iddianamesiyle, asta müessir fiil suçundan Öğr.Tgm.
.. hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, 1 nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 15 Nisan 2003 gün ve E.2003/470, K.2003/148 sayılı kararıyla Öğr. Tgm
..nin müsnet suçtan eylemine uyan As. C.K.nun 117/1, TCKnun 59/2 ve 647 S.K.nun 4/1 maddeleri uyarınca neticeten 288.975.000 TL. ağır para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının 647 S.K.nun 6 nci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, yargılama sırasında ve sonrasında öğrenimine devam eden davacı
nin yıl sonunda beş dersten başarısız olarak sınıfta kaldığı, bunun üzerine velisinin ..... oğlum
.. 2 nci sınıfta beş dersten sınıfta kalarak devre kaybetmiştir. Bu akademik yetersizliğinin tekrarlanarak okuldan isteğimiz dışında ayrılması endişesini taşımaktayım. Bu nedenle oğlumun daha başarılı olacağına inandığım Yeşilköy 50 nci Yıl Lisesine kaydını yaptırmak istiyorum. Bu kararımı uygulamaya koyabilmem için oğlumun Kuleli Askeri Lisesinden ayrılma işleminin en kısa zamanda gerçekleştirilmesini arz ederim seklindeki 28 Ağustos 2003 tarihli dilekçesi üzerine 09 Eylül 2003 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiği, akabinde Kuleli Askeri Lisesinde okuduğu üç yıllık sürede devlet tarafından yapılan masraflara karşılık olarak faiz hariç davacılardan 17.214.088.162 TL. sini ödemelerinin ilgili saymanlık tarafından talep edildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterlidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlarından dogması gerekmektedir.
Davacı
.nin, müessir fiil sonucu kulağında meydana gelen zararın oluşumunda hizmetin kurulması ve işletilmesinden doğan idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmamaktadır. Ancak, davacının askere öğrenci olarak Kuleli Askeri Lisesinde eğitim gördüğü sırada idarenin ajanı olan Öğr. Tgm
. tarafindan tokatlanmak seklinde gelişen suç teşkil eden kasti fiili sonucunda zarara uğradığı, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu, bu nedenle Anayasanın 40 ve 129 nci maddelerinin amir hükümlerinden hareketle davacı
...ya olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli, tarihi, statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz dikkate alınarak takdir edilen bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi kabul edilmiştir.
Manevi tazminat isteme hakki ise Borçlar Kanununun 47 nci maddesine göre, cismani zarara uğrayana ya da ölüm halinde ailesine aittir. Zira, bu hak kişiye sıkı sıkı bağlı haklardandır. Yakin olmak, zarara uğrayanın ailesinden bulunmak bu yolda bir hak sağlamaz. Diğer taraftan, bu tür olaylarda aile fertlerinin az ya da çok üzüntü ve acı duyacakları kuşkusuzdur. Ancak, böyle bir elem ve ızdırap nedeniyle cismani zarara uğrayanların yakınları hakkında manevi tazminata hükmedilmesine yukarıda değinilen tazminat hukuku kuralı da engeldir. Yakınların manevi tazminat istemlerinin kabul edilmesi için kişisel haklarının doğrudan doğruya zarara uğraması gerekmektedir. Bu itibarla, davacı babanın oğlunun yaralanması olayından dolayı üzüntü duyduğu bir vakıa olmakla birlikte bu üzüntüsü oğlunun zararının kendisine yansımasının bir tezahürüdür.
Bu durum karsısında davacı babanın yansıma yoluyla uğradığı zarar nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunması yerinde değildir.
Mevcut müessir fiil olayını müteakip okuldan ayrılmak zorunda kalan davacı çocuk
. ve müteselsil kefili olan davacı baba
tarafından, ödenmek zorunda kaldıkları toplam 32.390.000.000 TL. eğitim ve öğretim giderinin maddi tazminat olarak kendilerine ödenmesi talep edilmiş ise de; davacı
.nin davacı babanın kendi isteğiyle okuldan alınması, buna ilişkin Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığına verdiği 28 Ağustos 2003 tarihli dilekçesindeki, ...
.. 2 nci sınıfta beş dersten sınıfta kalarak devre kaybetmiştir. Bu akademik yetersizliğinin tekrarlanarak okuldan isteğimiz dışında ayrılması endişesini taşımaktayım. Bu nedenle oğlumun daha başarılı olacağına inandığım Yeşilköy 50. Yıl Lisesine kaydını yaptırmak istiyorum. Bu kararımı uygulamaya koyabilmek için oğlumun Kuleli Askeri Lisesinden ayrılma işleminin en kısa zamanda gerçekleştirilmesini ... şeklindeki açık beyanı karşısında, davacıların uğradıklarını iddia ettikleri maddi zararın tamamen kendi iradeleri sonucu doğduğu, idareye atfedilebilecek herhangi bir kusurlu hareketin bulunmadığı, zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında uygun bir nedensellik bağı bulunmadığı sonucuna varılmakla, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı çocuk
ve davacı baba
.nin maddi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2- Davacı baba
nin manevi tazminat isteminin REDDİNE.
Full & Egal Universal Law Academy