(1602 S. K. m. 35, 42, 43, 44, 45)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat istemi
SAVUNMAANIN ÖZETİ: USUL YÖNÜNDEN: Her ne kadar dava dilekçesinde davacının SSK. Göztepe Hastanesinde yapılan ameliyatta davacının mesanesinden yabancı cisim çıkartıldığı iddia edilmekte ise de, bu ameliyatın hangi tarihte yapıldığı ve ne gibi cisim çıkartıldığının bildirilmediği, böyle bir ameliyat varit olsa dahi, ameliyat tarihi olaya ıttıla tarihi olacağından davada zamanaşımı olduğu, öncelikle bu hususun göz önünde bulundurulması gerektiği,
ESAS YÖNÜNDEN: Terhis mahiyetinde izinli olan davacıya maddi durumunun kötü olduğunu, dışarıda tedavi imkanlarına sahip olmadığını beyan etmesi üzerine, Gümüşsüyü Asker Hastanesine yatırılarak, muayene, tetkik ve tedavileri yapıldığı ve ameliyat uygulandığı, hastanenin tüm imkanlarının seferber edildiği, ameliyat sonrası olası komplikasyonlar ve doğabilecek rahatsızlıklar konusunda davacının uyarıldığını, davacının hastalığının doğuştan ve ciddi bir durum olduğunu, dava konusu olayda idareye izafe edilecek kusurdan bahsedilemeyeceğini, dava konusu olayda yasal yükümlülüklerini sonuna kadar yerine getiren davalı idarenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin süre aşımı iddiasında bulunması nedeni ile öncelde davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiği, davacının zarara yol açtığını iddia ettiği eylemin Gümüşsüyü Asker Hastanesinde yapılan ameliyatta yanlış tedavi uygulanması ve mesanede cisim unutulması olduğu, son operasyon tarihinin 12.04.1996 olduğu, bu tarihin zararın doğuran tarih kabul edilmesi halinde dahi 1602 S.K.nun 43 ncü maddesinde öngörülen sürenin 12.04.2001 tarihinde dolduğu, idareye ön müracaatta bulunmadan doğrudan 25.12.2000 tarihinde açılan davada süre aşımının bulunduğu yolunda düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Hak.Kd.Alb.H.Hasan MUTLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 25.12.2000 tarihinde İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinde açtığı davada, bu mahkemenin 23.10.2003 tarih ve Esas No:2003/1583, Karar No:2003/1256 karar sayılı hükmü ile görevsizlik kararı verilerek, kararın 22.12.2003 tarihinde davacı vekiline tebliği üzerine, 21.01.2004 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesinde ve 27 Ocak 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1993-1995 tarihinde askerlik görevini Şırnakta er olarak yaptığını, Aralık 1995 tarihinde rahatsızlanarak Gümüşsüyü Asker Hastanesinde iki kez ameliyat olduğunu, terhis olduktan sonra da rahatsızlığının devam etmesi üzerine SSK. Göztepe Hastanesinde tekrar ameliyat edildiğini ve Gümüşsüyü Asker Hastanesinde yapılan ameliyat sırasında unutulan yabancı cismin çıkarıldığını, daha sonra da rahatsızlığın devam ettiğini ve müvekkiline iki ameliyat daha yapıldığını, 26.10.2000 tarihinde yapılan son ameliyat sonucunda malûl duruma düştüğünü, ve maddi, manevi zarara uğradığını, uğradığı zararın karşılığı olarak 10 Milyar TL. tedavi masrafı maddi ve 40.000.000.000 TL.manevi olmak üzere toplam 50.000.000.000. TL. tazminatın hüküm altına alınmasını, talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının Şırnak, Kızılsu'da askerlik hizmetini yaptıktan sonra 19.10.1995-13.12.1995 tarihleri arasında 55 gün terhis mahiyetinde izinli olarak gönderildiği, izinli iken 01.11.1995 tarihinde İstanbul Merkez Komutanlığına müracaat ederek Gümüşsüyü Asker Hastanesine sevk edildiği, davacının böbreklerinden taş alındığı ve ameliyat yapıldığı, ayrıca tedavinin devamı olarak üç ayrı ameliyet daha uygulandığı, en son 12.04.1996 tarihinde ameliyat yapıldığı, davacının daha SSK. Hastanesinde tedavi ve ameliyatlarının sürdüğü, davacının vekili aracılığı ile İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinde 25.12.2000 tarihinde başvurarak tazminat talebi ile dava açıldığı anlaşılmıştır.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır.
Dava açma süresi, kamu düzeni ile ilgili olup hak düşürücü niteliktedir. Davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun iptal ve tam yargı davaları başlığını taşıyan 42 nci maddesi ilgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. hükmünü amir olup aynı Kanunun ihtiyari müracaat ve idari makamların sükutu başlığını taşıyan 35 nci maddesinde de a) ihtiyari müracaat:-Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, üst makamlardan yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.-b) İdari makamların sükutu:-İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir eylem veya işlemin yapılmaması için idari makamlara başvurabilirler. Bu halde yetkili makamlar en çok atmış gün içinde bir cevap verirler.-Bu süre içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İlgiler altmış günün bitiminden itibaren idari dava açma süresi içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açabilirler. Dava açılmayan haller ile davanın altmış günlük süre geçtikten sonra açılması sebebiyle dilekçenin reddi halinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra cevap verirse, bunun tebliğinden itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlar. Müracaatçıya kayıt tarihi ve sayısını gösterir imzalı ve mühürlü pulsuz bir alındı kağıdı verilir, hükmü öngörülmüştür. Yine aynı kanunun 43/1 nci maddesinde idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmüne yer verilmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 44/f ve 45/A maddeleri gereğince, dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Davacının zarara yol açtığını iddia ettiği eylem, Gümüşsüyü Asker Hastanesinde yanlış tedavi uygulanması ve mesanesinde yabancı cisim unutulmasıdır. Dosyada mevcut belgelere göre, bu Hastanede davacıya dört ayrı ameliyat uygulanmış olup en son ameliyat 12.04.1996 tarihindedir. Davacı lehine düşünce ile zarar doğuran eylemin en son uygulanan 12.04.1996 tarihli ameliyat olduğu kabul edildiğinde bir yıllık başvuru süresi 12.04.1997 tarihinde sona ermiştir. Göztepe SSK. Hastanesinde yapılan ameliyatta davacının mesanesinden yabancı cisim çıkartıldığına dair iddialar göz önüne alındığında zararın bu tarihte öğrenildiği kabul edilse dahi bu tarihten itibaren 1602 Sayılı AYİM Kanununun 43 ncü maddesinde öngörülen bir yıllık süre geçtikten sonra 25.12.2000 tarihinde İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesinde açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACIYA YÜKLETİLMESİN E,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince 3.160.000 TL, başvurma harcı ile 2.080.000 TL. esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 5.240.000 TL. (BEŞMİLYONİKİYÜZKIRKBİN TL.) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 690.300.000 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 685.060.000 TL.(ALTIYÜZSEKSENBEŞMİLYONALTMIŞBİNTL) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. İstanbul 4 ncü İdare Mahkemesi Başkanlığının 2003/1583 Esas sayılı dava dosyası ve Gümüşhane/Şiran Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından gönderilen Askerlik Şubesi Şahsi dosyasının İADESİNE,
20 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy