(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71) (492 S. K. m. 14) (1136 S. K. m. 164)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi tazminat istemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: I.USUL YÖNÜNDEN: Davacının askerlik görevini ifa ederken sevk edildiği Sağlık Bakanlığına bağlı Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesinde kendi rıza ve onayı ile ameliyat olduğu, yanlış tedavi sonucu sakat kalkması ile askerlik görevi arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenle Milli Savunma Bakanlığı'nın hasım mevkiinden çıkartılarak husumetin Sağlık Bakanlığına yöneltilmesi gerektiği,
II. ESAS YÖNÜNDEN: Davacının sol kolunda meydana gelen rahatsızlığın, küçük yaşlarda meydana gelen bir olay sonucu kolunun kırılması ve tedavi edilmemesinden kaynaklandığı mevcut sakatlığın görev sırasında meydana gelmediği, askerlik hizmeti sırasında şikayeti üzerine davacının birlik revirince Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesine sevk edildiği, burada muvafakati alınarak ameliyat olduğu, bir tedavi hatası veya tedavide gecikme durumundan söz edilemeyeceği, dava konusu olayda yasal yükümlülüklerini sonuna kadar yerine getiren Milli Savunma Bakanlığı'nın herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: I. USUL YÖNÜNDEN: Sakatlığın, davacının Sağlık Bakanlığı İzzet Baysal Devlet Hastanesindeki hatalı ameliyatına bağlı olarak oluştuğu, askerlik hizmeti sırasındaki herhangi bir idari eylemden kaynaklanmadığı dikkate alındığında, Sağlık Bakanlığı'nın da hasım mevkiine alınması,
II. ESAS YÖNÜNDEN: Davacının sol kolundaki arızanın mevcudiyetinin ve sonra, tıbbi tedavide bir hata olup olmadığının uzman bilirkişi heyeti tarafından ortaya konmasını müteakip, davacıda mevcut sakatlığın tıbbi tedaviden kaynaklanan bir hata sonucu oluştuğunun belirlenmesi halinde davanın kabulüne, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davalı idarenin istemi üzerine 28 Nisan 2004 Çarşamba günü saat:09.30'da davacı ve vekilinin yokluğunda, davalı idare vekili Haz. Av. Nükhet KILIÇAY ile AYİM Savcısı Hak. Bnb. Mustafa OKŞAR'ın iştirakleriyle açık duruşma yapılıp, Raportör Hv. Hak. Yzb. Murat YAMANın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 27 Mayıs 2003 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi'ne verdiği ve 04 Haziran 2003 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; Bolu 2 nci Komando Tugayı Destek Kıtaları Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa eden davacının, görevi sırasında sol kolunda meydan gelen bir arıza nedeniyle Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini, 07 Ocak 2002 tarihinde bu hastanede ameliyat edilen davacının sol kolunun 90 derece sabit kaldığını, davacının yanlış tedavi ve ameliyat sonucu sakatlandığını belirterek, davacı lehine 200.000.000.000 TL. maddi ve 10.000.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait askerlik şubesi şahsi dosyasının incelenmesinden; 21 Ağustos 2001 tarihinde askerlik hizmetine başlayan davacının, sol kolunda küçük yaşta meydana gelen bir olay sonucu kırık oluşması nedeniyle birliğince sevk edildiği Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesine 11 Aralık 2001 tarihinde müracaat ettiği, aynı gün yapılan muayenesi sonucunda Sol Dirsekte Eski Kırık Sekeli tanısı konulup, Sınav ve barfiks gibi aşırı kol gücü gerektiren sportif faaliyetlerden muaf tutulması kararı verilerek davacının bitliğine gönderildiği, bir süre askerlik hizmetine devam eden davacının 27.11.2001 tarihinde kafa travması+ sağ kol ve frantürü, 04.12.2001, 05.12.2001, 10.12.2001, 30.12.2001 ve 04.01.2002 tarihlerinde yumuşak doku travması ve sol kol şikayetleri ile birlik revirine müracaat ettiği ve kendisine tedavi uygulandığı, ardından da şikayetlerinin devam etmesi üzerine birlik revirince 07 Ocak 2002 tarihinde Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Ortopedi Kliniğine sevk edildiği, aynı gün bu hastaneye yatırılan davacının 09 Ocak 2002 tarihinde Sol cibutus ameliyatı geçirdiği ve ameliyat sonrası kendisine iki ay hava değişimi verildiği, hava değişimini müteakip müracaat ettiği, İstanbul Gümüşsüyü Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 20 Mart 2002 gün ve 461 sayılı ve Sol Cibutus Ameliyat Nekahatlısı tanıtı raporuyla davacıya 1,5 ay daha hava değişimi verildiği, istirahat süresini müteakip müracaat ettiği GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 13 Mayıs 2002 gün ve 3202 sayılı raporuyla davacıya yeniden 1,5 ay hava değişimi verildiği, hava değişimi süresini müteakip 30 Temmuz 2002 tarihinde Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastanesine müracaat eden davacının bu hastanece GATA Fizik Tedavi Polikliniğine sevk edildiği, tedavileri sonucu davacının 04 Mayıs 2003 tarihinde terhis edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından, davacının görevi sırasında sol kolunda meydana gelen bir arıza nedeniyle Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesine sevk edildiği, burada yapılan yanlış ameliyat ve tedavi sonucu davacının sol kolunun 90 derece sabit ve neticede sakat kaldığı iddia edildiğinden tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Davacının gördüğü tedavilere ilişkin tüm tıbbi kayıt ve bilgiler getirtilip, re'sen tıbbi bilirkişi olarak seçilen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Erdal CİLA, Doç. Dr. Aykın ŞİMŞEK ve Doç. Dr. Ulunay KANATLI'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacıda mevcut rahatsızlığın ne olduğu, bünyesel olup olmadığı, askerlik hizmetinin sebep ve tesirinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı (özellikle birlik reviri kayıtları esas alındığında), bu rahatsızlığın çocukken düşme neticesi oluşan kırıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, böyle ise bile askerlik hizmetinin bu arızanın netice hale gelmesine neden olup olmayacağı, özellikle Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi'nde yapılan ameliyat ve tedavisinde tıbbi bir hata olup olmadığı, ameliyat sonrası süreçteki tedavide tıbbi bir hata bulunup bulunmadığı, ameliyat sonrası davacının kolunda meydana gelen sakatlığın neden kaynaklandığı hususlarının tıbbi açıdan değerlendirilmesi istenmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 07 Ekim 2004 tarihli raporda; davacıda mevcut eski kırık sekeli olarak değerlendirilen kubitus valgus deformitesinin askerlik hizmetinin bir sonucu olarak meydana gelmediği, izzet Baysal Devlet Hastanesinde kubitus valgus deformitesi için seçilen cerrahi yöntemin, güncel, etkinliği Türkiye ve yurt dışında kanıtlanmış ve davacı için de uygun bir tedavi yöntemi olduğu, ancak uygun cerrahi tedavi yöntemi seçilmiş olmasına rağmen cerrahi tedavinin istenmeyen sonuçlarının var olmasının kaçınılmaz olduğu, özellikle erişkin hastalarda kesilen kemiğin kaynamaması veya çok geç dönemde ve ek cerrahi girişimlerle kaynaması, eklem hareket kısıtlılığı, kanama, enfeksiyon, yara iyileşme sorunları, damar ve sinir yaralanması, psikolojik olarak cihaza uyumsuzluk hallerinin halen ortopedik cerrahların karşısında istenmeyen bir problem olarak durduğu, davacıda mevcut dirsek ekleminde hareket kısıtlılığının, kendisinde gelişmiş tıbbi bir komplikasyon olduğu, tıbbi yönden bir hata bulunmadığı kanaati belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davacı vekilince, davacının bilirkişilerce bizzat çağırılarak mevcut durumunun tesbiti gerekirken, tıbbi evraklar incelenerek mevcut raporun düzenlendiği, raporda mevcut kısıtlılığın yüzde kaç oranında kayıp getirdiğinin belirtilmediği, davacıda mevcut sekelin askerlik yapmasına engel olup olmadığının raporda tartışılmadığı belirtilerek itirazda bulunulmuş ise de; düzenlenen tıbbi bilirkişi raporu heyetimizce yeterli görülerek davacı vekilinin iddialarına ve istemine itibar olunmamıştır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin haili doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın varlığı, zarara yol açan işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile işlem veya eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile tıbbi bilirkişi raporu dikkate alınarak; davacının sakatlanmasına neden olan ve geçirdiği ortopedik ameliyatın komplikasyonu olduğu anlaşılan eklem hareket kısıtlılığı rahatsızlığının oluşumunda askerlik hizmetinin sebep ve tesirinin bulunmadığı, hastalığın tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinde idareye yüklenebilecek herhangi bir ihmal ve hata bulunmadığı, idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir durumun olmadığı, dolayısıyla tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı idare ve Başsavcılık tarafından, İzzet Baysal Devlet Hastanesi'nin bağlı olduğu Sağlık Bakanlığı'nın da hasım mevkiine alınması gerektiği iddia edilmiş ise de; davacının bu hastaneye birlik revirince sevk edildiği dikkate alındığında, idarenin bir bütün olduğundan, hareketle bu istemlere iştirak edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Serkan ÖZBEK'in, maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri ve bilirkişi ücreti dahil) DAVACIYA YÜKLETİLMESİN E,
3. Davanın açıldığı tarihte er olarak askerlik görevini ifa eden ve harçtan muaf olan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununun 14 ncü maddesi uyarınca dava harcı alınmasına YER OLMADIĞINA,
4. Dava duruşmalı görüldüğünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi ve maktu olarak hesap edilen 13.100.000.000 TL. (ONÜÇMİLYARYÜZMİLYON TL.) avukatlık ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
5. Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Baştabipliğince gönderilen davacıya ait tıbbi kayıt ve grafilerin bu hastaneye İADESİNE,
6. Sivas Koyulhisar Askerlik Şubesi Başkanlığınca Hizmete Özel gizlilik derecesiyle gönderilen davacıya alt askerlik şubesi özlük dosyasının aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
7. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Baştabipliğince Hizmete Özel gizillik derecesiyle gönderilen davacıya ait tıbbi kayıtlar ve grafinin aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
8. İstanbul Gümüşsüyü Asker Hastanesi Baştabipliğince Hizmete Özel gizlilik derecesiyle gönderilen davacıya ait tıbbi kayıt ve filmlerin aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
10 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy