(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 36) (818 S. K. m. 46, 47)
SAVUNMANIN ÖZETİ: I. USUL YÖNÜNDEN:
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 36 ncı maddesinin 2 nci fıkrası gereğince, tazminat davalarında dava dilekçesinde uyuşmazlık konusu miktarın gösterilmesi gerektiği, dava açmadan önce ön müracaatta talep edilen tazminat miktarlarının dava dilekçesinde artırılarak uyuşmazlık konusu yapılmasının mümkün olmadığı,
II. ESAS YÖNÜNDEN:
T.C. Anayasanın 125 nci maddesinin son fıkrasına göre idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu, dava konusu olayda idareye izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, davacılar yakınının yaralanması olayına ilişkin olarak temin edilen bilgi ve belgelerin tetkikinden de anlaşılacağı üzere, kalorifer kazanının kontrol edilmesinin hizmete yönelik bir eylem olduğu, ancak verilen emirler hilafında hareket eden davacılar yakınının kazaya sebebiyet verdiği, bu nedenle idareye herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği, hizmetin ifası amacıyla verilen emirlere itaat etmeyen davacılar yakınının yaralanarak malul olmasında idarenin herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğu; maddi tazminata hükmedilmesi halinde faiz uygulamasının davacının yeniden gelir elde edebileceği farz edilen tarihten itibaren başlatılması gerektiği, manevi tazminata faiz yürütülmesi talebinin reddinin gerekeceği belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu olayda cismani zarara uğrayan davacılar yakını Kenan DEMİREL'in Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde tam yargı davası açtığı ve halen davanın derdest olduğu; davacıların, Kenan DEMİREL'in cismani zarar uğraması nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zararların tazminini talep ettiği; buna göre davacılardan anne ve babanın maddi tazminat istemleri ile kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin temelde doğrudan değil, dolaylı zararlardan kaynaklanan istemler olduğu ve bu bakımdan olayda doğrudan cismani zarara uğrayanın Kenan DEMİREL olması nedeniyle davacıların tazminat istemlerinin hukuki dayanağı bulunmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davacıların istemi üzerine 08 Aralık 2004 Çarşamba günü saat 00.30'da davacıların yokluğunda, davacılar vekili Av. Hasan KAŞIKARA, davalı idareyi temsilen Haz. Av. Nihat ERYILMAZ ve AYİM Savcısı Dz. Hak. Yzb. Ahmet SİVAS'ın iştirakleriyle açık duruşma yapılıp, Raportör Üye Topçu Kur. Alb. Metin ŞAHİN'in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilleri, 22 Mart 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Malazgirt Askerlik Şubesi Başkanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte olan yakınlarının, 18.05.2002 tarihinde aldığı emir doğrultusunda jeneratörü çalıştırmak üzere jeneratörün bulunduğu daireye indiği sırada benzin bidonunun alev alarak tutuşması sonucunda %19,5 üçüncü derece alev yanığına maruz kalarak ağır şekilde yaralandığını; bu yaralanma sonucunda davacılar yakını Kenan DEMİREL'in hayati tehlike geçirdiğini ve askere elverişsiz hale geldiğini; olayın meydana gelmesinde Askerlik Şubesi Başkanı ile diğer ilgililerin sorumluluklarının söz konusu olduğunu, bu nedenle davacıların uğradığı zararların hizmet kusuruna istinaden tazminin gerektiğini belirterek 60.000.000.000 TL. maddi ve 80.000.000.000 TL manevi olmak özere toplam 140.000.000.000 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davacılar vekillerinin adli yardım istemleri, AYİM 2 nci Dairesinin 31 Mart 2004 gün ve GENSEK NO: 2004/697, ESAS NO: 2004/288 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dilekçesi ile davacılar yakını Kenan DEMİREL tarafından açılan tam yargı dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacılar yakını Kenan DEMİREL'in Malazgirt Askerlik Şube Başkanlığı emrinde görevli olduğu, Malazgirt Halk Eğitim Merkezinde açılan kursa iştirak ederek kaloriferci belgesi aldığı Askerlik Şubesi Kalorifer İşlemleri Görev Talimatı ve Hazır Kıta Nöbetçi Görev Talimatı gereği kaloriferci kursu görmüş hazır kıta nöbetçilerinin mesai saatleri dışında kalorifer kazanını yakmaları gerektiği, 18.05.2002 tarihinde hazır Kıta nöbetçisi olan Kenan DEMİREL'in saat 02:00 civarında elektriklerin kesik olması nedeniyle kazan dairesini ve jeneratörü kontrol etmek üzere kazan dairesine indiği, kazan dairesine girdikten kısa bir süre sonra içeriden bir patlama sesi ve duman çıkması üzerine olay yerine gelenler tarafından kazan dairesinin kapısının açılarak Kenan DEMİREL'in dışarıya çıkarıldığı, 108 nci Topçu Alayı Revirinde yapılan ilk müdahaleyi müteakip Ağrı Asker Hastahanesine oradan da GATA K.lığına sevkinin yapıldığı, tedavileri neticesi GATA K.lığının 18.12.2002 tarih ve 14250 sayılı raporu ile Eski %19.5 alev yanığı nedeniyle yüz onarımı ve her iki elde multipi parmak amputasyonlusu tanısı ile Hayati tehlike geçirmiştir. Altmış gün iş ve gücünden kalmıştır. Çehrede sabit eser mevcuttur. Uzuv zafiyeti ve tadili mevcuttur. Durumu D/25 F-3, D/65 F-6'ya uyar. Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği ve raporun 10.01.2003 tarihinde onaylandığı; iddianame ve hazırlık soruşturmasında mütalaası alınan bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede olayda benzinin kalorifer kazanı içerisine dökülmek istendiği bir sırada mı, yoksa davacının iddia ettiği gibi çakmağı çakar çakmaz mı parlamanın olduğunu söylemenin mümkün olmadığı yönünde beyanda bulunduğu; davacılar yakını Kenan DEMİREL hakkında 12 nci Mknz. P. Tug. K.lığı As. Savcılığının 26.05.2003 tarih ve 2003/42-306 E. K. sayılı iddianamesi ile emre itaatsizlikte ısrar suçundan kamu davası açıldığı ve yargılamasının halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu'nun 46 ncı maddesine göre; cismeni bir zarara uğrayan kimsenin, çalışma gücünü yitirmesinden ve iktisadi geleceğinin sarsılmasından doğan zarar ve ziyanı tazmin edilebilmektedir. Bu maddeye göre maddi tazminat isteyebilecek kişi, cismani zarara uğrayan, bu nedenle çalışma gücünü kaybeden ve iktisadi geleceği sarsılan kişidir. İdare Hukuku ilkeleri ve yerleşik içtihatlara göre de, asıl kişinin uğradığı maddi zarar tam olarak karşılandığında, bu kişinin yakınlarının yansıma yoluyla ortaya çıkan zararı da karşılanmış olacağından, bu kişilerin bedensel zarara uğrayan asıl kişi sağ iken maddi tazminat isteme hakları yoktur.
Manevi tazminat isteme hakkı Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesine göre, cismani zarara uğrayana ya da ölüm halinde ailesine aittir. Zira bu hak kişiye sıkı sıkı bağlı haklardandır. Yakın olmak, zarara uğrayanın ailesinden bulunmak bu yolda bir hak sağlamaz. Diğer taraftan, bu tür olaylarda aile fertlerin az ya da çok üzüntü ve acı duyacakları kuşkusuzdur. Ancak, böyle bir elem ve ızdırap nedeniyle cismani zarara uğrayanların yakınları hakkında manevi tazminata hükmedilmesine yukarıda değinilen tazminat hukuku kuralı da engeldir. Yakınların manevi tazminat istemlerinin kabul edilmesi için kişisel haklarının doğrudan doğruya zarara uğraması gerekmektedir. İstem nedeni olayda doğrudan doğruya zarara uğrayan davacılar yakını Kenan DEMİREL'dir. Davacılardan anne, baba, kardeşlerin uğradığı zarar ise doğrudan doğruya değil, yansıma yoluyla oluşan bir zarardır. Bu itibarla davacı anne, baba ve kardeşlerin yakınları Kenan DEMİRELin paralanması olayından dolayı üzüntü duydukları bir vakıa olmakla birlikte üzüntüleri oğullarının, kardeşlerinin zararının kendilerine yansımasının bir tezahürüdür.
Dava dilekçesinde, davacılar yakını anne ve babanın maddi ve manevi tazminat, kardeşlerin ise manevi tazminat isteminde bulunduğu görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında davacı anne, baba ve kardeşlerin yansıma yoluyla uğradıklarını iddia ettikten zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmalarının yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacılar Seracettin DEMİREL, Latife DEMİREL, Metin DEMİREL ve Şekiba TANDOĞAN'ın MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 15.300.000 TL. başvurma harcı ile 20.600.000 TL esastan ilam harcı toplamı olan 35.900.000 TL (Otuzbeşmilyon Dokuzyüzbin Türk Lirası) harcın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacılar tarafından peşin yatırılan 1.905.300 TL. harçtan mahsubu ile arta kalan 1.869.400 TL (Birmilyar Sekizyüzaltmışdokuzmilyon Dörtyüzbin Türk Lirası) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
4. Dava duruşmalı görüldüğünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden nisbi, manevi tazminat miktarı yönünden maktu olarak hesabedilen 5.970.000.000 TL. (Beşmilyardokuzyüzyetmişmilyon Türk Lirası) avukatlık ücretinin DAVACILARDAN ALINARAK, DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
08 ARALIK 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy