(1086 S. K. m. 91, 92, 93, 94, 95)
DAVANIN KONUSU: Askerlik hizmetini yapmış sayılmama ve terhis belgesi verilmemesi işleminin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının, piyade sınıfı olarak 212 nci Eğt.A.Tas.Eğt. Tb.K.lığı (Manisa)'na 09 Kasım 1979 tarihinde sevk edildiği ve 12 Kasım 1979 tarihinde birliğine katıldığı; temel eğitimi müteakip 49 ncu Mknz.P.A 2 nci Mknz.P.Tb.5 nci Mknz.P.Bl.K.lığı (KKTC)na tertip edildiği ve 20 Şubat 1980 tarihinde katıldığı, Birlik Komutanlığınca erbaş ve er kaynak saptama fişinin şubesine gönderildiği; şahsi dosyasında firar, izin ve hava değişimi tecavüzü ile herhangi bir cezasına ait mahkeme kararı bulunmadığı; davacının askerlik hizmetini yaptığı kanaati oluştuğu, davacının bağlı bulunduğu askerlik şubesince terhisi yapılarak bir suret terhis belgesinin davacıya gönderileceği belirtilerek konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin kabulünün, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunu ortadan kaldıran ve davanın esasına girilmesini önleyen kesin bir irade beyanı niteliğinde olduğu ve kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğurduğu belirtilerek kabul nedeniyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, üye Topçu Kur.Alb.Metin ŞAHİN'in açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı, 23 Ekim 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1959/2 tertip olarak askerlik hizmetini yaptığını, terhis belgesinin verilmediğini: askerde iken annesinin asker aylığı aldığını ve bunun belgelerinin Askerlik Şubesinde bulunduğunu, asker kaçağı olduğu gerekçesiyle Mersin Askerlik Şubesinin kendisini tekrar askere sevk için çağırdığını belirterek askerlik hizmetini yapmış sayılmama ve terhis belgesi verilmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idare savunmasında, davacının askerlik hizmetini yaptığı kanaatinin doğduğunu, davacının bağlı bulunduğu askerlik şubesince terhisinin yapılarak bir suret terhin belgesinin davacıya gönderileceğini bildirmek suretiyle davayı kabul etmiştir.
Davalı idare kabul iradesini belirttiğinden ve kabul; iki taraftan birinin diğerinin neticeyi talebine muvafakat etmesi olarak Hukuk Usulü Mahkemeleri Kanununun 91-95 nci maddelerinde tanımlanmış olup uyuşmazlığı kesin suretle sona erdiren ve davanın esasına girilmesini önleyen taraf beyanı olduğundan, davanın esasına girilmeyerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Mahmul TEKİNDAĞ'ın, askerlik hizmetini yapmış sayılmama ve terhis belgesi verilmemesi işleminin iptali istemiyle açtığı davanın, idarece kabul edilmesi nedeniyle UYUŞMAZLIĞIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
3. Davacı tarafından peşin yatırılan 28.100.000 TL (Yirmisekizmilyonyüzbin Türk Lirası) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 25.000.000 TL, (Yirmibeşmilyon Türk Lirası) posta ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
5. Merkez/Mersin Askerlik Şubesi Başkanlığınca HİZMETE ÖZEL gizlilik derecesiyle gönderilen şube şahsi dosyasının aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
08 ARALIK 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy