(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71) (492 S. K. m. 13)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
SAVUNMANI ÖZETİ: Davacının 12 Aralık 2001 tarihinde nöbet yerine gitmek için doldur-boşalt istasyonunda tüfeğini doldurduktan sonra emniyeti açık unuttuğu, Nöbetçi Astsubayın komutuna rağmen tüfeğini emniyete almayan davacının olayda müterafik kusurunun bulunduğu, Borçlar Kanunun 44 ncü maddesine göre hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı, davacı hakkında düzenlenen kati sağlık kurulu raporunda belirtilen arızası dikkate alındığında istem konusu maddi ve manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Davacının, Şırnak 6 ncı İç Güvenlik Piyade Tugayı 3 ncü P. Tb. da askerlik hizmeti sırasında 12 Aralık 2001 günü nöbet hizmetine gitmeden önce doldur boşalt işlemi yaptığı, tüfeğin emniyetini kapatmadan omuzuna asmak isterken tüfeğin patlaması sonucu çıkan merminin sol bacağına isabet ettiği, 22 ay süren tedavisi sonunda askerliğe elverişsiz hale geldiği, davacının yaralanmasında idareye yüklenebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte bir kamu hizmeti olan askerlik hizmetinin ifası sırasında olması nedeni ile zarar ile hizmet arasında illiyet bağının bulunduğu, idarenin kusursuz sorumluluk esaslarına göre sorumlu tutularak zararın davacı üzerinde bırakılmamasını ve topluma yayılmasının adil olacağı belirtilerek, bilirkişiye tespit ettirilecek miktarın maddi, takdir olunacak bir miktarın da manevi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Hak. Kd.Alb.H. Hasan MUTLU'nun açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 20 Şubat 2004 tarihinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; davacının Şırnak 6 ncı İç Güvenlik Tug.3 ncü P.Tb.da askerlik hizmeti sırasında 12 Aralık 2001 günü nöbet hizmetine gitmek için hazırlık olarak doldur boşalt işlemi yaptığı, dalgınlıkla tüfeğin emniyetini kapatmadan omuzuna asmak isterken tüfeğin patlaması sonucu çıkan merminin sol bacağına isabet ettiği, 22 ay süren tedavisi sırasında sekiz kez ameliyat olmasına ve 12 kez hava değişimine gönderilmesine rağmen sakatlığının geçmediği ve askerliğe elverişsiz hale geldiği, Elazığ Devlet Hastanesinin raporuna göre işgücü kaybının %20 oranında olduğu, askerliğe elverişsiz hale gelen müvekkilinin zararının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idarece karşılanması gerektiğini belirterek, davacı için 25.000.000,000 TL. maddi, 5.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacının, Şırnak 6 ncı İç Güvenlik Piyade Tugayı 3 ncü P.Tb.da askerlik hizmeti sırasında, 12 Aralık 2001 günü nöbet hizmetine gitmeden Nöbetçi Astsubay komutasında önce doldur boşalt işlemi yaptığı, havanın yağışlı olması nedeni ile tüfeğini omuzuna ters olarak asmak isterken, tüfeğin emniyetini kapatmayı unuttuğu için tüfeğin patlaması sonucu çıkan merminin sol bacağına isabet ettiği, ilk müdahaleyi müteakip Diyarbakır Asker Hastanesine sevk edildiği, yapılan ameliyat sonrası 12 kez sağlık kurulu raporu aldığı, 12 nci işlem olarak Diyarbakır Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 17.10.2003 tarih ve 6051 Sayılı raporu ile, sol ayak bileği ileri derecede hareket kısıtlılığı, B/58, F-2 Askerliğe Elverişli Değildir. kararı verilerek terhis edildiği, davacı hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan açılan davada, Diyarbakır 2 nci Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 16.09.2003 tarih ve Esas No:2003/949, Karar No:2003/518 Sayılı kararı ile davacının beraetine karar verildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Olay nedeniyle doğan zararın meydana gelişinde, silahların doldur-boşalt işleminin nasıl yapılacağına ve bu istasyonlarda hareket tarzına ilişkin hazırlanmış olan talimatların davacıya imza karşılığı tebliğ edildiği, silahın emniyete alınması için emir verilmiş olmasına rağmen davacının silahını emniyete almadan istasyondan ayrıldığı, davacının olayın meydana gelmesinde ağır müterafik kusurunun bulunduğu ancak, olayın nöbet hizmetine hazırlık niteliğinde olan doldur-boşalt istasyonunda askerlik hizmetinin gerekleri dolayısıyla meydana geldiği, idareye atfedilebilecek bir hizmet kusuru bulunmamakla beraber davacının zararının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanması sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C. Emekli Sandığı İştirakçisi olmayan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakat kalmaları halinde Emekli Sandığınca kendilerine bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri, olay nedeniyle kendilerine sağlanan yarar kabul edilerek maddi zararlarından mahsup edildiğinden bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nün 28 Haziran 2004 gün ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/80.879.008 sayılı yazısından, davacıya, Genel Müdürlüğü'nün 07 Haziran 2004 gün ve 111317 sayılı işlemi ile 01 Aralık 2003 tarihinden itibaren 510.680.000 TL. TSK. vazife malullüğü aylığı bağlandığı, bağlanan bu aylığın kat sayıları itibariyle yükseltildiği ve son olarak 01 Ocak 2004 tarihinden itibaren 551.050.000 TL. ye yükseltildiği, ayrıca davacıya 2003 yılı için 66.770.000 TL. tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Davacının uğradığı maddi zararın tespiti için re'sen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 15.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 36.095.894.766 TL. toplam gerçek maddi zararına karşılık, 146.104.995.209 TL. toplam maddi yarar sağladığı, maddi tazminat hak edişinin mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış ve davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacıya olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü, davacının müterafik kusuru ve işletilecek yasal faiz de dikkate alınarak bir miktar manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca davacı Mehmet Sait GÜLŞEN'in MADDİ TAZMİNAT isteminin REDDİNE,
2. Davacı Mehmet Sait GÜLŞEN'e, takdiren ve müterafik kusuru dikkate alınarak 500.000.000 (BEŞYÜZMİLYON TL) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 12 Aralık 2001 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ) YASAL FAİZ YÜRÜTÜLMESİNE,
4. 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan 384.400.000 TL. (ÜÇYÜZSEKSENDÖRTMİLYON DÖRTYÜZ BİN TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 24.500.000 TL. (YİRMİDÖRTMİLYON BEŞYÜZBİN TL.), posta ücretinin davalı idareden alınarak, DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 90.000.000 TL. (DOKSANMİLYON TL.) Bilirkişi Ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
8. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi olarak hesap edilen 60.000.000 TL. (ALTMIŞMİLYON TL.) avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
27 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy