(1111 S. K. m. 1, 80) (2709 S. K. m. 72)
Davacı, 09 Nisan 2004 tarihinde kayda geçen dava, davacı vekili 03 Ağustos 2004 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesi Başkanlığına verdiği ve 13 Ağustos 2004 tarihinde kayda geçen cevap dilekçelerinde özetle; askerlik hizmetini ifa ederken Erzincan 3 ncü Ordu Komutanlığı 1 Nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesince tutuklanan davacının, yargılama sonucunda 11 ay 4 gün fazladan tutuklulukta geçirdiğinin belirlendiğini, bu sürenin askerlik hizmetinden sayılması yönündeki taleplerinin Milli Savunma Bakanlığınca reddedildiğini, red gerekçesinin dayandırıldığı 1111 sayılı Askerlik Kanununun 80 nci maddesinin davalı idarece hatalı yorumlandığını, bu maddenin, hakkında mahkumiyet kararı verilenlerle beraat kararı verilenler arasında ayrım gözetmek amacını taşımadığını, mahkumiyetle sonuçlanan davalarda tutuklulukta geçen sürelerin hükümlülük sürelerinden sayılacağına ilişkin ceza hukukunun temel ilkesinin tekrarı amacının güdüldüğünü, davalı idarece Asker Alma ve Terhis Yönergesinin keyfi yorumlandığını, ceza ve tutukevlerinde kalınan süreleri tayin eden Devletin askerlikte geçen süreleri de belirlendiğini, buna göre davacının fazla geçen tutukluluk günlerini askerlik süresine sayılmasını Devletten talep hakki bulunduğunu, davacının 44 yaşından sonra askere alınmasının yerinde olmadığını belirterek, öncelikle yürütmenin durdurulmasını, hukuka aykırı olan işleminin iptalini talep ve dava etmişlerdir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 21 Nisan 2004 gün ve E.2004/339 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 04.03.1981 tarihinde askere sevk edildiği, askerlik hizmeti sırasında Erzurum 3ncü Or. K.lığı Sıkıyönetim 1 numaralı Askeri Mahkemesince 04.12.1981 tarihinde tutuklandığı, 25.07.1984 tarihinde tahliye edildiği, kalan askerlik hizmetini tamamlamak üzere aranmakta iken 14.01.2004 tarihinde İstanbulda yakalanarak 31.01.2004 tarihinde birliğine teslim edildiği, 31.07.1984 tarihinde Göynücek Askerlik Şubesi Başkanlığınca düzenlenen askerlik durum belgesinde, askerlik hizmeti sırasında tutuklanıp daha sonra tahliye edilerek yargılaması tutuksuz olarak devam eden davacının, 01.11.1982 tarihinde terhis edildiğinin, yargılanması sonunda mahkum olduğu takdirde yeniden asker edileceğinin yazılı olduğu, davacı hakkında Erzincan Sıkıyönetim 1 No.lu Askeri Mah.nin 28.06.1990 tarih, 1990/2-10 Esas ve Karar sayılı ilamıyla TCKnun 146/3ncü maddesi uyarınca 10 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün Askeri Yargıtay 1nci D.nin 20.03.1991 gün ve 1991/99-185 Esas ve Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiği, 3ncü Or. K.lığı Sıkıyönetim 1 Numaralı Askeri Mahkemesinin 27.05.1991 gün ve Esas.1991/159, Karar 1991/91 Müt. sayılı kararı ile kesinlesen cezasından infazı gereken süreyi tutuklu olarak geçirdiği gerekçesiyle 21.08.1983 tarihinden geçerli olarak şartla tahliyesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın Vatan Hizmeti başlıklı 72 nci maddesi ile Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir hükmü getirilmiştir.
1111 sayılı Askerlik kanununun 1 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti tebaası her erkeğin, bu kanun mucibince askerlik yapmaya mecbur olduğu belirtildikten sonra, 5 nci maddesinde; erbaş ve erler için muvazzaflık hizmet süresinin on beş ay olduğu hüküm altına alınmıştır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 80 nci maddesi; ... firar ve izinsiz olarak geçen müddetlerle herhangi bir mahkemenin hükmettiği hapis cezaları muvazzaf ve yedek hizmetlerinden sayılmaz. Disiplin cezaları hizmetten sayılır. Beraatla neticelenen davalarda mevkufiyet müddetleri hizmetten sayılır. Ancak muvazzaflardan altı ay talim görmemiş olanlara bu müddet tamamlattırılır. Yedeklere talim müddeti kadar hizmet yaptırılır hükmünü amirdir.
M.S. B.Asker alma Yönergesi (MSY:70-1C)nin İkinci Bölüm Altıncı Kısım 4 ncü maddesinin (b) bendinde, askerlik hizmetinden sayılmayan süreler sayılmış olup, bunlardan birisi de hükümlülükte geçen sürelerdir. Aynı bendin (c) alt bendinde ise mahkumiyet kararı ile birlikte, cezanın tecili, ertelenmesi veya para cezasına çevrilmesi kararı ya da hükmün infazı sırasında şartla salıverme kararı verilmesi halinde, tutuklulukta ve hükümlülükte geçen süreler askerlik hizmetinden sayılmaz şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık, askerlik yükümlülüğü sırasında Erzincan 3 ncü Ordu Komutanlığı Sıkıyönetim 1 Numaralı Askeri Mahkemesince 04 Aralık 1981 tarihinde tutuklanan ve hakkındaki yargılama sonucunda 10 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen davacının, cezasının infazı sırasında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Geçici 1 nci maddesi uyarınca 21 Ağustos 1983 tarihinden geçerli şartla tahliyesi nedeniyle, tutuklulukta geçen ve infaz süresinden fazla olan müddetin askerlik hizmetinden sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.
Davacı, tutuklu olarak devam eden yargılama neticesinde Erzincan 3 ncü Ordu Komutanlığı Sıkıyönetim 1 Numaralı Askeri Mahkemesince 10 yıl ağır hapis cezasıyla cezalandırılmış, verilen cezanın Askeri Yargıtayca kesinleşmesini müteakip hükmün infazına geçilmiş, infaz sırasında 3713 sayılı Kanunun lehe hükümleri uyarınca 21 Ağustos 1983 tarihinden geçerli olmak üzere Erzincan 3 ncü Ordu Komutanlığı Sıkıyönetim 1 Numaralı Askeri Mahkemesinin 27 Mayıs 1991 gün ve 1991/91 Müt sayılı kararıyla şartla tahliye edilmiştir. Bu arada davacının emsalleri 01 Kasım 1982 tarihinde terhis edilirken, bu tarih itibariyle hakkında bir mahkumiyet hükmü bulunmayan davacının da geçici terhis işlemi yapılmıştır. 1111 sayılı Askerlik Kanununun 80 nci maddesinin ikinci fıkrasında, herhangi bir mahkemenin hükmettiği hapis cezalarının muvazzaf ve yedek hizmetten sayılmayacağı belirtildikten sonra; ayni maddenin üçüncü fıkrasında, yargılamalar sırasında tutuklanan asker kişilerin, sadece yargılama sonunda beraat etmeleri halinde tutuklulukta geçen sürelerinin askerlik hizmetinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla bu hükmün mefhumu muhalifinden anlaşılması gereken; tutuklanan asker kişilerin yargılamalarının beraat dışında bir karar ile neticelenmesi halinde, tutuklulukta geçen sürelerinin askerlik hizmetinden sayılmayacağıdır. Nitekim, kanun koyucunun bu tercihinden hareketle idarece çıkarılan M.S. B. Asker Alma Yönergesinde bu konulara açıklık getiren bir düzenleme yapılmıştır.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 80 nci maddesinin amir hükmü dikkate alındığında, askerlik hizmeti sırasında tutuklu kalan ve bilahare tutuklu kaldığı suçtan beraat etmeyen davacının, bu suçtan dolayı tutuklu kaldığı fazladan sürenin askerlik hizmetinden sayılmayarak, eksik askerlik hizmetini tamamlaması için yeniden askere sevk işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy