(1602 S. K. m. 43)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi tazminat istemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: USUL YÖNÜNDEN: Davacı hakkında 600 Yataklı Ankara Mevki Hastahenesi'nin 21.12.2001 tarih ve 9981 sayılı raporu ile askerliğe elverişli değildir kararı verildiği, bu raporun 17.01.2002 tarihinde kesinleşti, bu süreden itibaren 1 yıl içerisinde ön müracaatta bulunması gerekirken bulunmadığı, 10.07.2003 tarihli dilekçe ite doğrudan açılan davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinin gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
ESAS YÖNÜNDEN: Davacının tedavilerinin tüm tıbbi imkanlar kullanılarak yapıldığı, hastalığın oluşumunda askerlik görevinin sebep ve etkisinin bulunmadığı, bu nedenle İdarenin sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu hastalığın hizmet gereklerinden meydana gelmeyip bünyesel olması nedeniyle zarar ile idare arasında uygun illiyet bağının kurulamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: USUL YÖNÜNDEN: Davacının TCG Ege K.lığı emrinde askerlik hizmetini yerine getirirken halsizlik şikayeti ile revire başvurduğu, oradan Gölcük Askeri Hastanesine sevk edildiği, tedavilerinin sürdürüldüğü, hava değişimi kararlarının verildiği, 21.12.1999 tarihinde de terhis edildiği, 2000 yılında spienokfomi ameliyatı geçirdiği, Mehmetçik Vakfına başvurusu üzerine Mersin As. Ş. Başkanlığının sevki ile Ankara 600 Yt. Mevki Askeri Hastanesine sevk edildiği, bu Hastanenin 21.12.2001 tarih ve 9981 sayılı raporu ile 45/D F-8, 58/D F-2 Askeriliğe Elverişli Değildir kararı verildiği bu raporun As. Hat. Baştabibi tarafından 17.01.2002 tarihinde, Dz. KK. Sağ. D. Başkanı tarafından 08.04.2002 tarihinde onaylandığı, TSK Personelinin Sağlık muayene Yönergesi (MY-33-2A) İkinci Bölüm Sorumluluklar başlıktı 1 nci maddesinin raporların onaylanması yetkilerini düzenleyen a,b,c ve d fıkraları incelendiğinde, davacının durumunda olan erbaş ve erlerin B ve D dilimlerine giren Askerliğe Elverişli Değildir raporunun onay yetkisi en az Ordu, Donanma ve Tak. Hv.Kuv.K.lığı Sağlık Şube Müdürlerine ait olduğu bu nedenle raporun onay tarihi olarak Dz.Kuvvet K.Sağlık D.Başkanının onay tarihi olan 08.04.2002 olarak kabul edilmesinin gerektiği, bu nedenle davacının Mersin 1 nci Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı talep ile 10.07.2003 tarihinde kayda giren dava dilekçesi ile açtığı davanın Mersin 1 nci Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2003 tarih ve 2003/1057-1152 F.K. sayılı kararı ile görev yönünden reddine karar verildiği, kararın davacı vekillerine 21.01.2004 tarihinde tebliğ edildiği ve 27.02.2004 tarihinde kesinleştiği bu nedenle 19.02.2004 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmadığı yönünde düşünce bildirilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN: Tıbbi olarak hizmetin kurulması ya da işletilmesinde veya idare ajanlarının ihmal, tedbirsizlik, meslek ve sanatta acemilik gibi kusurlarından kaynaklanan bir hizmet kusuru bulunup bulunmadığının ve rahatsızlığının askerlik hizmetinin sebep ve tesiri ile mi yoksa davacının bünyesel rahatsızlığı nedeni ile mi oluşup oluşmadığının tespitinin gerektiği, bu nedenle tedavi ve ameliyatlara ilişkin bütün evrak ve kayıtların getirilerek bir bilirkişi incelemesine tabi tutularak, bunun neticesinde tıbbi teşhis ve tedavisinde hata, gecikme ya da bir ihmalin varlığının tespiti halinde takdir edilerek bir miktarın manevi, bilirkişiye tespit ettirilerek miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine, aksi takdirde davanın reddine karar verilmesinin gerektiğine dair düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak. Bnb. Şakir AYTAŞ'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilleri, 19 Şubat 2004 tarihinde Mersin İdare Mahkemesine verdiği ve 24 Şubat 2004 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Askerlik hizmetinin ifası sırasında kemik erimesi rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğünü, bu tedaviler sırasında yapılan yanlış teşhis ve tedavi sonucunda hastalığın ilerlediğini çalışamaz duruma geldiğini, gerek fiziksel, gerekse psikolojik olarak zarara uğradığını belirterek 25 Milyar TL Manevi, 5 Milyar TL Maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte hüküm artına alınmasını talep ve dava etmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır.
Dava açma süresi kamu düzeni ile ilgilidir. Davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında tartışmazsız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle işin esasına geçilmeden önce davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
1602 sayılı AYİM Kanununun 43 ncü maddesinin birinci fıkrasında idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. denilmektedir.
Dava dosyasındaki belge ve bilgiler incelendiğinde, davacının TCG Ege K.lığı emrinde askerlik hizmetini ifa ederken halsizlik şikayeti nedeniyle birlik revirine müracaat ettiği, buradan Gölcük Askeri Hastahanesine sevk edildiği, 15 Temmuz 1998 tarihinde Gölcük Askeri Hastahanesi Dahiliye Polikliniğinde tedavisine başlandığı, 16 Temmuz 1998 tarihinde ileri tetkik ve tedavi için GATA Çamlıca Askeri Hastahanesi Hemotoloji Polikliniğine sevk edildiği, burada ITP tanısı konularak tedavisine başlandığı, tedavisi sonunda 3,5 ay hava değişimi verilerek taburcu edildiği, 13 Nisan 1999 tarihinde Epistoksis şikayetiyle Gölcük Askeri Hastahanesi acil servisine yeniden müracaat ettiği, dahiliye servisine yatırılarak tedavisine başlandığı, ITP tanısı ile ilaç tedavisi uygulanan davacının tedaviye cevap vermemesi üzerine GATA Çamlıca Askeri Hastahanesine 03 Mayıs 1999 tarihinde sevkinin yapıldığı Hemotoloji servisine yatırılarak tedavisinin yapılmaya çalışıldığı, davacının yapılan tedavi ve hava değişimlerini müteakip 12.12.1999 tarihinde normal terhis edildiği, 2000 yılında splenoktomi ameliyatı geçirdiği, Mehmetçik Vakfına başvurması üzerine Mersin Askerlik Şubesi Başkanlığınca 12.12.2001 tarihinde Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesine sevkedildiği, bu Hastahanenin 21 Aralık 2001 tarih ve 9981 sayılı raporu ile hakkında organik ne değil splenektomikronik idiopaik trombasitogenik purpura, her iki kalça avasküler nekroz tanısı konularak Askerliğe elverişli değildir kararlı sağlık kurulu raporu düzenlendiği, bu raporun 08 Nisan 2002 tarihinde Dz.K.K.Sağlık Daire Başkanı tarafından onaylanarak kesinleştiği davacı vekilleri tarafından Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinde Milli Savunma Bakanlığı, Gölcük Askeri Deniz Hastahanesi, Mersin Askerlik Şubesi Başkanlığı ve İstanbul GATA Haydarpaşa Hastahanesi aleyhlerine 10.07.2003 tarihli dava dilekçesi ile 25 milyar TL. manevi, 5 milyar TL. maddi tazminat istemli dava açıldığı, Mersin l nci Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.10.2003 tarih ve Esas no:2003/1057, Karar no:2003/1152 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın 21.01.2004 tarihinde davacı vekillerine tebliğ edildiği, davacı vekillerinin 19 Şubat 2004 tarihinde Mersin İdare Mahkemesine verilen ve 24 Şubat 2004 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesi ile iş hu tam yargı davasını ikame ettikten anlaşılmıştır.
Davacı Cemal KAYA'nın, 12.12.1999 tarihinde terhis edildiği ve Ankara 800 Yataklı Mevki Asker Hastahanesinin 21 Aralık 2002 tarih ve 9981 sayılı Askerliğe elverişli değildir kararlı sağlık kurulu raporunun 09 Nisan 2002 tarihinde onaylanarak kesinleştiği dikkate alındığında en son bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde davalı idareye başvurması ve başvuruyu takip eden yasal süreler içerisinde tam yargı davasını ikame etmesi gerekirken davacının 10.07.2003 tarihli dava dilekçesi ile görevli olmayan yargı yerinde maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı davada süre aşımı bulunduğu anlaşıldığından davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla;
1. Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE,
2. 1902 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 11.970.000 TL. (ONBİRMİLYONDOKUZYÜZYETMİŞBİN TL.) başvurma harcı ile 7.880.000 TL. (YEDİMİLYONSEKİZYÜZSEKSENBİN TL.) esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 19.850.000 TL. (ONDOKUZMİLYONSEKİZYÜZELLİBİN TL.) harcın davacıya YÜKLETİLMESİNE, bu miktarın davacılar tarafından peşin yatırılan 422.100.000 TL.(DÖRTYÜZYİRMİİKİMİLYONYÜZBİN TL.) harçtan mahsubu ile kalan 402.250.000 (DÖRTYÜZİKİMİLYONİKİYÜZELLİBİN TL.) harcın aynı Kanunun 31 nci maddesi uyarınca istemi halinde davacıya İADESİNE,
24 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy