(1602 S. K. m. 42, 43, 44, 45, 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: I. USUL YÖNÜNDEN: Davacı vekilinin ilk idari müracaatını 09 Ocak 2003 tarihinde kayıtlara giren 08 Ocak 2003 tarihli dilekçeyle, İkinci İdari müracaatını 13 Mayıs 2003 tarihinde kayıtlara giren dilekçeyle, son müracaatını ise 17 Ekim 2003 tarihinde kayıtlara giren dilekçesiyle yaptığı, buna göre ilk müracaatın zımnen reddi tarihinden itibaren 60 gün içinde açılmayan davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği,
II. ESAS YÖNÜNDEN: Olayda idareye izafe edilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığı gibi, kusursuz sorumluluğun şartlarının da gerçekleşmediği, davacının yaralanmasını müteakip tüm tedavilerinin yaptırıldığı ve tedavileri sonucu sağ gözünün tashihle 0.3 gördüğünün belirlenmesi üzerine tedavi gerektirmediğinden bahisle davacının 14 Ekim 2002 tarihinde kıtasına gönderildiği belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: İdareye başvuru yasal bir yıllık süre içerisinde yapılmış ise de idareye ilk müracaatın 08 Ocak 2003 tarihinde yapıldığı, bu müracaatın zımnen reddedildiği dikkate alındığında, 1602 sayılı Kanunun 43 ncü maddesi uyarınca 60 günlük dava açma süresi içerisinde açılmayan davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hv. Hak. Yzb. Murat YAMAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 05 Şubat 2004 tarihinde Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği ve 10 Şubat 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dava dilekçesinin, AYİM İkinci Dairesinin 31 Mart 2004 gün ve E.2004/279, K.2004/275 sayılı kararıyla reddi üzerine yenilendiği ve 21 Nisan 2004 tarihinde Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesine müracaatla 27 Nisan 2004 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; askerlik hizmeti sırasında orduevinde duvar kırarken fayans parçasının fırlaması sonucu sağ gözünden yaralanan davacıda görme kaybı oluştuğunu belirterek, davacı lehine 1.000.000.000 TL. maddi ve 2.000.000.000 TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava açma süresi, kamu düzeni ile ilgili olup hak düşürücü niteliktedir. Davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu öncelikle incelenmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesinde idari eylemlerden doğan tam yargı davasına ait dava açma süresi gösterilmiş ve bu sürelerin başlangıçları da belirtilmiştir. Belirtilen bu başlangıç tarihlerinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süreleri içinde açılmayan davaların esastan incelenmesi mümkün değildir. Zira dava açma süresi hak düşürücü bir süre olup sürenin geçmesiyle dava hakkı ortadan kalkar ve Kanun yeni bir olanak tanımadıkça bu hak bir daha kullanılamaz.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 43/1 nci maddesi İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmünü amirdir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 44/f ve 45/A maddeleri gereğince, dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıda mevcut sakatlık nedeniyle davacı vekilinin 08 Ocak 2003 tarihli dilekçesiyle davalı idareye müracaat ederek 20.000.000.000 TL. maddi ve 60.000.000.000 TL. manevi olmak üzere toplam 80.000.000.000 TL. tazminat talebinde bulunduğu, bu isteme davalı idarece olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmediği, ardından davacı vekilinin aynı talebini 17 Ekim 2003 tarihli dilekçeyle tekrarladığı, bu istemine de yanıt verilmemesi üzerine 05 Şubat 2004 tarihinde iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
İdari eylemden doğan tazminat istemi niteliğindeki bu davada, 08 Ocak 2003 tarihinde idareye müracaat eden davacının, cevap verilmemesi halinde idareye müracaat tarihinden itibaren en geç 120 gün içerisinde davasını açması gerekirken, bu süre geçirilerek 05 Şubat 2004 tarihinde Fatsa Asliye Hukuk Mahkemesi kaydına giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı olduğu kabul edilerek davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Davacının, bu süre geçtikten sonra yaptığı idari müracaatlarının ise geçmiş olan hak düşürücü mahiyetteki bu süreyi ihya etmeyeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince, 15.300.000 TL. başvurma harcı ile 10.100.000 TL. esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 25.400.000 TL. (Yirmibeşmilyondörtyüzbin Türk Lirası) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 55.800.000 TL. harçtan mahsubu ile arta kalan 30.400.000 TL. (Otuzmilyondörtyüzbin Türk Lirası) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
20 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy