(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 03.05.2004 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 18.01.2003 tarihinde Onbaşı
tarafından dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu silahla yaralandığını ve bu nedenle sakatlanıp askerliğe elverişsiz hale geldiğini, müvekkilinde bu yaralanma sebebiyle çalışma gücü kaybı meydana geldiğini belirterek, 80.000,00 TL. maddi ve 50.000,00 TL. manevi tazminata olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım istemi, AYİM İkinci Dairesinin 20 Mayıs 2004 tarih ve Gensek No.:2004/1266, Esas No.:2004/417 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının Tunceli Pülümür Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken 18.01.2003 günü 23.30 sularında, nöbetçi subayının terhis edilecek erlerden aldığı silahları depoya yerleştirmesi için Onb
.a ve davacıya emir verdiği ve bunun üzerine Onb
ile davacının silahlarla birlikte silah deposuna gittikleri ve silah yerleştirmeye başladıkları, bu işin bitmesi sonrası depodan çıkmak üzere iken Onb
ın depodaki raflarda bulunan T22 2168 seri no.lu 9 mm.Browning marka tabancayı alarak davacıya işte silah bu dediği ve akabinde raftan aldığı dolu şarjörü silaha takarak, kapak takımını çekip tabancanın namlusuna mermi sürdüğü ve namluyu davacıya yönelterek davacının dur ikazına rağmen tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu davacıyı yaraladığı ve yapılan tedavi ve müdahaleler sonucu Erzincan Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 12.08.2003 gün ve 1580 sayılı kararı ile 45/B/F10 Barışta Askerliğe Elverişli Değildir. Savaşta sefer görevi alır kararı ile 12.08.2003 tarihinde terhis edildiği, davalı idareye tazminat istemi ile yapılan başvurunun reddi üzerine, iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslarla belirleneceği belirtilmemiş bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacı
..ın yaralanıp askerliğe elverişsiz hale gelmesi olayının; askerlik hizmeti sırasında idarenin ajanı durumunda bulunan Onb
..ın suç teşkil eden ve mahkumiyetle sonuçlanan tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu meydana geldiği, davalı idarenin askeri malzeme ve askerler üzerinde denetim ve gözetim görevini gereği gibi yerine getirmemek suretiyle kusurunun bulunduğu, meydana gelen zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu, bu nedenle zararın hizmet kusuru bulunan idarece karşılanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı
.ın askerliğe elverişsiz hale gelmesine ve zararının doğmasına neden olan olayın 8nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 07.07.2005 tarih ve Esas No.:2005/231, Karar No.:2005/306 sayılı kararında da kabul edildiği üzere maddi olayın, sanık Onb
..ın tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucu meydana geldiği, dolayısıyla olayda davacı
ın müterafik kusurunun olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan kimselerin kamu hizmetinin ifası sırasında sakat kalmaları halinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce kendilerine bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleri, olay nedeniyle kendilerine sağlanan yarar kabul edilerek maddi zararlarından mahsup edildiğinden bu husus araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisleri Dairesi Başkanlığının 14.04.2006 tarih ve B.07.1.EMS.0.10.01.01/80.822.073 sayılı yazısıyla, davacı
..a Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 28.03.2006 tarih ve 442339 sayılı işlemi ile 4 ncü derece ordu vazife malulü aylığı olarak 01.03.2004 tarihinden itibaren 551.050 YTL. aylık bağlandığı, bu aylığın 01.07.2004 tarihi itibariyle 584,17 YTL. olarak yükseltilerek ödenmeye devam edildiği, 5434 sayılı Kanunun Ek 79 ncu maddesi uyarınca da 2004 yılı için (10 aylık) 882,20 YTL. 2005 yılı için 938,30 YTL., ek ödenme yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı
ın, maddi zararının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 22.05.2006 tarihli bilirkişi raporunda; davacı
.ın 31.900,00 YTL.. maddi zararına karşılık 182,156,00 YTL. maddi yarar sağladığı, bu nedenle maddi tazminat hakedişinin mevcut olmadığı belirtilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen, bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan bilirkişi raporu dikkate alınarak uygulama yapılmış ve davacı
..ın maddi tazminat hakedişi bulunmadığından maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı
..a olay sebebiyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, tarihi, davacının askerlik statüsü, sosyal durumu, paranın alım gücü ve müterafik kusuru dikkate alınarak, takdiren olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte uygun miktarda manevi tazminat verilmesi kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu dikkate alınarak davacı
..ın, MADDİ TAZMİNAT İSTEMİNİN REDDİNE,
2. Davacı
.a, takdiren ve istemine bağlı kalınarak 5.000,00 YTL. (BEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 18.01.2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar %55 (YÜZDE ELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDE OTUZ) 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDE ONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden 31 Aralık 2005 tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDE ONİKİ), 01 Ocak 2006 tarihinden ödeme tarihine kadar %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 120,00 YTL. (YÜZYİRMİ YENİ TÜRK LİRASI) bilirkişi ücretinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi olarak hesabedilen 600,00 YTL. (ALTIYÜZ YENİ TÜRK LİRASI) avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Davalı idarece Hizmete Özel gizlilik derecesiyle gönderilen davaya ilişkin evrakların aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy