(2709 S. K. m. 125)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının rahatsızlığının askerlik hizmetinden kaynaklanmadığını tedavisi için gerekenin eksiksiz olarak yapıldığını savunmanın aksine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi halinde istenilen miktarların yüksek olduğunu olay sebebiyle davacıya devlet tarafından yapılabilecek ödemelerin maddi tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınmasını, manevi tazminata faiz yürütülmesi isteminin reddin gerektiğini belirterek davanın reddi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının söz konusu rahatsızlığının askerlik görevinden kaynaklanmadığı gibi askerlik görevi sırasında yapılan teşhis ve tedavilerinde herhangi bir gecikme ya da hata bulunduğuna dair delil ortaya konulmadığından, davalı idarenin sorumluluğunu gerektiren bir durum bulunmadığı bu nedenle hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Hak. Yb. Coşkun GÜNGÖR'ün açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 03 Mayıs 2004 tarihinde Adana 3 ncü İdare Mahkemesi kaydına, 10 Mayıs 2004 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; müvekkili Mahmut DİNÇER'in sağlam olarak askere alındığını, acemi eğitimi sırasında dizinden sakatlanmasına karşın sağlığı ile ilgilenilmemesi nedeniyle bu sakatlığının askerliği boyunca kendisini rahatsız ettiğini, bu sakatlığı nedeniyle maddi zarara uğradığı ve acı çektiğinden bir miktar maddi ve manevi tazminatın son kıtasına katılış tarihi olan 08.07.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; acemi eğitimini yaptığı İstanbul Levazım-Maliye Okulu Merkez Komutanlığında askerlik görevine başlayan davacının, 25.06.2002 tarihinde sağ dizde şişlik şikayeti ile viziteye çıktığı, Tbp.Atğm. tarafından muayenesi yapılarak Artlaji tanısı ile reçetesi verilerek iki gün istirahat önerildiği, 08.07.2002 tarihinde 65 nci Mekanize Piyade Tugay Komutanlığındaki birliğine katıldığı, ilk katılışını müteakip kışla tabibi tarafından yapılan ilk muayenesinde, sivil yaşamında iken geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde sağ bacağının kırıldığını, gerekli muayene ve tedavisi yapılmasına karşın ağrılarının devam ettiğini beyan ettiği, 10.07.2002 tarihinde viziteye çıktığı Çorlu Askeri Hastanesine sevkedildiği, 23.07.2002 tarihinde Çorlu Askeri Hastanesi Baştabipliğince Sağ dizde eski fraktürlüsü (kırık) Meniskopati (menisküs) tanısıyla ileri tetkik ve tedavi için GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Ortopedi Polikliğine sevkedildiği, 23.07.2002 GATA Haydarpaşa Hastanesinde 29.08.2002'de MR çekilmek üzere gün aldığı ve birliğine geri döndüğü, 03 Ağustos ile 17 Ağustos arasında 10+4 gün kanuni izne gönderildiği, 29.08.202 MR çekildiği ve sonuçlan 1 hafta sonra almak üzere birliğine döndüğü, 03.09.2002 GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesine gittiği, MR sonuçlarını alıp birliğine döndüğü, 30.09.2002 Ç.A.H. Ortopedi Polikliğine sevk edildiği, ileri tetkik ve tedavi için GATA H.Paşa Hst. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon servine sevk edildiği, 03.10.2002 GATA H.Paşa Hst. ne yatırıldığı, GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 13.11.2002 tarih ve 8354 sayılı raporuyla sağ diz refleks sempatik distrofiye bağlı sağ diz eklem limitasyonu tanısı ile C/58 SMK GATA HEH FTR 1,5 (Birbuçuk) ay hava değişimi kararı verildiği, söz konusu raporun bulgular hanesinde davacının sağ dizini bükememe ve ağrı şikayetinin olduğu, hikayesinde 9 ay önce sağ diz kapağının kırıldığını, Adana SSK. Hastanesinde sağ diz (kalçadan ayak bileğine kadar olmak üzere)z alçıya alındığını, 3 ay alçıda kalıp alçıdan çıkarıldıktan sonra yürümekte zorluk çektiğini, ayağını sürüyerek yürüyebildiğini acemi birliğinde de şikayetlerinin devam ettiğini beyan ettiğinin yazılı olduğu, 28.12.2002 hava değişimi bitiminde SMK'lı olduğu için GATA H.Paşa Hst.sine yattığı, 07.02.2003 GATA HEH Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğinden 1,5 (bir buçuk) ay hava değişimi SMK kararıyla taburcu edildiği, 24.03.2003 tarihinde hava değişiminden döndüğünü, 26.03.2003 tarihinde ağrılarının devam etmesi nedeniyle tekrar viziteye çıkartıldığı, 24.03.2003 tarihinde hava değişiminden döndüğü, 26.03.2003 tarihinde ağrılarının devam etmesi nedeniyle tekrar viziteye çıkartıldığı, 27.03.2003 GATA H.Paşa Hst.Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğine sevk edildiği, 29.03.2003 GATA H.Paşa Hst.sine yatırıldığı, 10.04.2003 GATA H.Paşa Hst.Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniğinden haliyle taburcu edildiği, 15.04.2003 tarihinde 5 gün gecikmeli birliğine katıldığı, firar suçundan mahkemeye verildiği, 17.04.2003 Ç.A.H. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliğine sevk edildiği ve Egzersizleri Düzenlendi kararı verildiği, 27.08.2003 tarihinde RSD tanısıyla İstanbul GATA HEH Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon birliğine sevk edildiği ve yatırıldığı, 10.09.2003 tarihinde hastanede yatarken terhis edildiği, Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Sağlık Kurulunun 24.09.2003 tarih ve 4170 sayılı raporu ile Sağ da eklem limitasyonu tanısıyla askerliğe elverişlidir.Komando olamaz kararı verildiği, 27.05.2002 tarihinde askerlik hizmetini tamamlayarak terhis edildiği, GATA H.Paşa Eğitim Hastanesinin 10.02.2004 tarihli yazısında; davacı; GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesinde adı geçenin 28.12.2002, 29.03.2003 ve 15.07.2003 tarihlerinde yatarak tetkik ve tedavi gördüğü ve 28.12.2002 tarihindeki ilk muayenesinde bir yıl kadar önce (sivilde iken) dizide patella kırığı olduğunu ifade ettiği, çekilen röntgen filmlerinde ye manyetik rezonans görüntülerinde kırığa ait her hangi bir ize rastlanılmadığı, dizdeki klinik tabloyu açıklayabilecek bir burkulma ve travma öyküsünün de mevcut olmadığı, radyolojik olarak ağrıyı ve eklem kısıtlılığını açıklayabilecek (kemiklerde hafif bir poroz dışında) bir bulgu saptanmadığı, ayrıca ortopedi servisince genel anastezi altında yapılan manipülasyonla da eklem hareket açıklığının normal olduğu, ağrı ve genel isteksizlik dışında harekete mani bir patolojinin olmadığının değerlendirildiği, röntgen bulgusunun olmaması, hareketlerin aşırı ağrılı ve bu nedenle kısıtlı olması, cilt ısısı, rengi ve eklerindeki trofik değişiklikler nedeni ile refleks sempatik disfrofi tanısı konulduğu ve bu nedenle hiperbarik oksijen tedavisinin de içeren oldukça uzun ve yoğun bir fizyoterapi ve rehabilitasyon programına alındığı, sonuçta ağrı duyusunun kaybolduğu, eklem açıklığı ve yürüme izin yeterli bir açı olan 70 dereceye kadar geldiği ve bu durumda taburcu edildiği, bir müddet sonra ağrı ve hareket kısıtlılığı nedeniyle yeniden müracaat ettiği, hastanın tedavi için ülkemizde ve dünyada benzer durumdaki bir hastaya yapılabilecek olandan çok fazla çaba sarf edildiği, sonuçta hastalığın tabiatı ve klinik bulguları gereği, askerliğe elverişli değildir. kararı alamadığı hakkında A/58 F 1 askerliğe elverişlidir. Komando alamaz kararı verildiği, gerekli bütün medikal tedavileri, fizik tedavi ve rehabilitasyon ve diğer kliniklerce alınması gereken konsültasyonlar ve yapılması gereken işlemlerin yapıldığı, tıbbi bir eksiklik veya ihmalini olmadığı şeklinde görüş belirtildiği, davacı vekilinin 06.01.2004 tarihli dilekçesi ile davalı Bakanlığa başvurarak maddi ve manevi tazminat ödenmesi isteminde bulunduğu davalı idarenin süresinde cevap vermemesi üzerine dava açtığı anlaşılmıştır.
T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş; bu esasların tespiti doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır.
İdarenin sorumluğu, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. Her iki ilke için geçerli olmak üzere, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylem veya işlemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağı bulunması zorunludur.
Davacının ileri sürdüğü rahatsızlığının askerlik görevinden kaynaklanmadığı gibi, teşhis ve tedavilerinde herhangi bir gecikme ya da hata bulunduğuna dair bir delilin de bulunmadığı, GATA Haydarpaşa Asker Hastanesinin 10.02.2004 tarihli tıbbi kanaat raporunda da açıkça belirtildiği üzere, askerlik öncesine dayanan rahatsızlığının tedavisi için gerekli tüm işlemlerin fazlasıyla yerine getirildiği, olayda davalı idarenin sorumluluğunu gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Mahmut DİNÇER'in, maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Dava adli yardımlı görüldüğünden 10.500.00 TL. (ONMİLYONBEŞYÜZBİN TL.) posta giderinin DAVACIDAN ALINMASINA,
4. Dava adli yardımlı görüldüğünden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca 15.300.000 TL. başvurma harcı ile 20.600.000 TL. esastan ilam harcı toplamı olan 35.900.000 TL. (OTUZBEŞMİLYONDOKUZYÜZBİN TL.) harem DAVACIDAN ALINMASINA,
5. Davalı idare tarafından gönderilen Hizmete Özel gizlilik dereceli belgelerin aynı gizlilik derecesi ile davalı idareye İADESİNE,
20 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy