(2709 S. K. m. 125) (2330 S. K. m. 6) (1602 S. K. m. 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının oğlu J. Çvş. Cem İLKAN'ın, Şırnak-Uludere-Gülyazı 4 ncü J.Snr.Tb.K.lığı Ortaköy 6 ncı J.Snr.Bl.K.lığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken 15.10.2002 tarihinde 9 nolu Evriktepe Üs Bölgesi mevziinde arkadaşları ile birlikte bulunduğu sırada aynı mevzide bulunan J.Er Ali MIHÇI ile tartıştığı, küfür edince J.Çvş.Cem İLKAN'ın J.Er Ali MIHÇInın üzerine yürüdüğü, J.Er Ali MIHÇI'nın da yakında bulunan çakıyı alarak J.Çvş Cem İLKAN'a sapladığı, bunun neticesinde davacı yakını J.Çvş.Cem İLKAN'ın vefat ettiği, olayda idareye atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, olayın J.Er Ali MIHÇI'nın kasti fiilinden kaynaklandığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesinin gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞININ DÜŞÜNCESİ: Dava konusu olayın meydana gelmesinde idareye yüklenebilecek bir hizmet kusurunun bulunduğunu söylemenin mümkün olmadığı, ancak askeri birlikte kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, illiyet bağını kesecek başka bir olgunun bulunmadığı, zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak topluma yayılmasının adalet, eşitlik ve hakkaniyet esaslarına uygun olduğu, hizmetin özelliklerinden kaynaklanan risk ve tehlikeler nedeniyle tehlikelik esası uyarınca davalı idarenin Kusursuz sorumluluğunun bulunduğu değerlendirilerek davacı idarenin tazmin yükümlülüğünün bulunduğu hukuki sonucuna ulaşılarak davacıya bilirkişiye tespit ettirilecek bir miktarın maddi, duyduğu acı, üzüntü ve eleme karşılık takdir edilecek bir miktarın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak. Bns.Şakir AYTAŞ'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 09.02.2004 tarihinde Eskişehir İdare Mahkemesine verdiği, 18.02.2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının oğlu J.Cvş. Cem İLKAN'ın, Şırnak-Uludere-Gülyazı 4 ncü J.Snr.Tb.K.lığı Ortaköy 6 ncı J.Snr.BI.K.lığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken J.Er Ali MIHÇI'nın bıçaklı saldırısı sonucu vefat ettiğini, J. Er Ali MIHÇI hakkında 2 nci Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinde üstünü öldürmek suçundan yargılamanın devam ettiğini, meydana gelen zararla ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığını, idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu belirtilerek 25 milyar TL maddi, 5 milyar TL. manevi olmak üzere toplam 30 milyar TL. tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının oğlu J Çvş. Cem İLKAN'ın, Şırnak-Uludere-Gülyazı J.Snr.Tb.Komutanlığına bağlı Ortaköy 6 ncı J.Snr.BI.K.lığı emrinde askerlik hizmetin yaparken, 15.10.2002 tarihinde 9 nolu Evriktepe Üs Bölgesi mevziinde arkadaşları ile birlikte bulunduğu sırada; aynı mevzide bulunan J.Er Ali MIHÇI ile mevziye ekmek getirilmesi görevi nedeni ile tartıştıkları, aralarında daha önceki bir tarihte de J.Er Ali MIHÇI'nın nazır kıta görevinde sabaha kadar uyumaması gerekirken uyuması nedeniyle yumruklaşmaya kadar varan tartışma nedeniyle husumet bulunan J.Cvş. Cem İLKAN ile J.Er Ali MIHÇI'nın bu tartışmalarının küfürleşmeye vardığı, J.Er Ali MIHÇI'nın, J.Cvş. Cem İLKAN'a orospu çocuğu diyerek küfür etmesi üzerine J.Çvş. Cem İLKAN'ın, J.Er Ali MIHÇI'nın üzerine yürüdüğü, bu sırada J.Er Ali MIHÇI'ın mevzideki taş masa üzerinde bulunan çakı bıçağını eline alarak J.Cvş. Cem İLKAN'a bir iki adım yönelerek üstüme doğru gel diyerek seslendiği, J.Cvş. Cem İLKAN'ın, J.Er Ali MIHÇI'nın üstüne doğru hamle yapması üzerine J.Er Ali MIHÇI'nın elinde bulunan bıçağı J.Cvş. Cem İLKANa sol göğüs altına sapladığı, J.Cvş. Cem İLKAN'ın sol göğüs ait bölgesinden aldığı bıçak darbesi ile kalp yaralanması nedeniyle olay yerinde vefat ettiği, J.Er Ali MIHÇI hakkında 2 nci Hava Kuvvet K.lığı Askeri Mahkemesinde üstünü öldürmek suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda 30.01.2004 tarih ve 2004/143-16 Esas ve Karar sayılı mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
Ölüm olayının, bir kamu hizmeti olan askerlik hizmetinin ifası sırasında, diğer bir idare ajanının suç teşkil eden kasti eylemi sonucu meydana geldiği, müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarar yol açan eylemin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacının yakını J. Çvş. Cem İLKANın, ölüm olayının, bir kamu hizmeti olan askerlik görevinin yerine getirilmesi sırasında idarenin diğer bir ajanının suç teşkil eden ve mahkumiyetle sonuçlanan kasti fiili sonucu meydana geldiği, müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, davacının uğradığı zararların davalı idare parafından karşılanmasının gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin yerleşik içtihatları uyarınca, T.C. Emekli Sandığı iştirakçisi olmayan müteveffanın yakınlarına T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü'nce bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar kabul edilerek maddi zararlardan düşüldüğünden, maddi tazminat talebinde bulunan davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Tahsisler Dairesi Başkanlığının 13.08.2004 gün ve B.07.EMS.0.10.01.01/77.469.066 sayılı yazısından davacı Müsemma İLKAN'a, Yönetim Kurulunun 27.05.2004 tarih ve 380 sayılı kararı ile Cem İLKAN'ın vazife malullüğü kabul edilerek hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi üzerine Sandık Genel Müdürlüğünün 10.06.2004 tarih ve 112956 sayılı işlemi ile 01.11.2002 tarihinden itibaren 1 nci Derece Ordu Vazife malulü yetim aylığı olarak 305.820.000 TL. aylık bağlandığı ve bağlanan aylıkların değişen katsayılar itibariyle yükseltilerek en son olarak 01.07.2004 tarihinden itibaren 415.770.000 TL. olarak ödenmeye devam edildiği, ayrıca 3480 sayılı Kanun uyarınca 2002 yılı için (2 aylık) 228.670 000 TL., 2003 yılı için 1.456.800.000 TL. tütün ikramiyesi ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır.
Diğer taraftan 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun un 6 ncı maddesinde: bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının maddi ve manevi zararlar karşılığı olduğu, yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların göz önünde tutulacağı öngörülmüş olup 09.09.2004 tarihinde davacı anne Müsemma İLKAN'a, 17.169.750.000 TL. nakdi tazminat ödendiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının maddi zararının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek Mahkememize ibraz edilen 06.01.2005 tarihli bilirkişi raporunda; davacı anne Müsemma İLKANın 13.610.949,593 TL. maddi zararına karşılık, 96,158.570.125 TL, maddi yarar sağladığı ayrıca 19.265,890 312 TL. nakdi tazminat yararı da sağladığı bu nedenle maddi tazminat hakedişinin mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare tarafından itiraz edilmemiş olup, davacı vekili tarafından; vazife malullüğü aylığı bağlanmış olmasının yasadan kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, bu ödemenin amacının idarenin eylem ve işlemleri sonucu doğan zararları karşılamak olmadığı, ölenin gelir durumunun tesbitinde 4 aylık askerlik öncesi çalışmasının esas alındığı, üniversite mezunu olan ölenin askerlikten sonra daha fazla gelir getiren bir işte çalışabileceğinin öngörülmediği; 3480 sayılı kanun uyarınca yapılan ödemenin de ödenmesi gereken tazminattan düşülmemesi gerektiği belirtilerek itirazda bulunulmuş olup düzenlenen raporun Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin itirazına itibar edilmeyerek, bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Davacı anneye 2330 sayılı Kanun gereğince tazminat ödenmiş olup, Kanun gereğince bu tazminatın maddi ve manevi zararlar karşılığı ödendiği izahtan varestedir. Davacının maddi hakedişinin mevcut olmadığı, ayrıca kendisine 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen tazminatın manevi zararlar karşılığı olarak kaldığı, maddi tazminat hesabında dikkate alındığından, manevi tazminat karşılığı olarak kalan bu tazminatın Mahkememizin emsal olaylarda takdir ettiği manevi tazminat miktarlarından fazla olduğu anlaşılmakla davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve 2330 sayılı Kanun uyarınca sağladığı nakdi tazminat yararı dikkate alınarak davacı anne Müsemma İLKAN'ın, MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT istemlerinin REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri ve bilirkişi ücreti dahil) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 15,30 YTL (ONBEŞ YENİ TÜRK LİRASI OTUZ YENİ KURUŞ) başvurma harcı ile 20,60 YTL. (YİRMİYENİ TÜRK LİRASI ALTMIŞ YENİ KURUŞ) esas ilam harcı toplamı olan 35,90 YTL, (OTUZBEŞ YENİ TÜRK LİRASI DOKSAN YENİ KURUŞ) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 422,40 YTL. (DÖRTYÜZYİRMİİKİ YENİ TÜRK LİRASI KIRK YENİ KURUŞ) harçtan mahsubu ile arta kalan 386,50 YTL. (ÜÇYÜZSEKSEN ALTI YENİ TÜRK LİRASI ELLİ YENİ KURUŞ) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
02 MART 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy