(2709 S. K. m. 125)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat istemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: T.C. Anayasasının 125 nci maddesinin son fıkrasına göre, idarenin kendi işlem ve eylemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu; dava konusu zararın davacının bünyesel rahatsızlığından kaynaklandığı, bu nedenle zarar ile idare arasında hiçbir şekilde illiyet bağı kurulamayacağı, idarenin kusura dayalı sorumluluğu olmadığı gibi zararın kusursuz sorumluluk olmadığı gibi zararın kusursuz sorumluluk ilke ve esaslarına göre de idarece tazmininin düşünülemeyeceği; davacının askerlik hizmeti sırasında teşhis edilen tüberküloz hastalığının askerlik hizmeti kapsamında tedavisinin tamamlanarak tamamen iyileşmenin gerçekleştiği; davacının rahatsızlanmasında askerlik görevinin sebep ve etkisinin bulunmadığı, tazminata hükmedilmesi halinde bu hususun göz önüne alınması gerektiği, davacı lehine maddi tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği, bu dava bakımından manevi tazminat için yasal şartların gerçekleşmediği, manevi tazminata faiz yürütülmesi talebinin de reddinin gerektiği, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulması isteminin dikkate alınmasının mümkün olmadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Dava dosyasındaki sağlık belgeleri ile diğer belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine sebep olan rahatsızlığın askerlik görevinin gerek ve şartlarından kaynaklandığına dair somut bir bilginin mevcut olmadığı, anılan rahatsızlığın davacının askerlik görevini yerine getirirken tespit edilmesinin ve tedavisine başlanmasının zararlı sonuç ile idare arasında illiyet bağı kurulmasına yeterli olmadığı; davacının bünyesel olan rahatsızlığının askerlik hizmeti ile bir ilgisinin bulunmadığı, zararlı sonuç ile idarenin herhangi bir eylemi arasında idareye yüklenebilecek şeklide bir nedensellik bağının bulunmadığı belirterek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Topçu Kur.Alb. Metin ŞAHİNin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, 21 Haziran 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının askerliğe elverişli bulunarak askerlik hizmetine kabul edildiğini, askerlik hizmetini ifa ederken meydana gelen rahatsızlığı nedeniyle muayene ve tedavisi sonucunda askerliğe elverişsiz olduğu yönünde rapor düzenlenerek terhis edildiğini; davacının askerlik görevinin ifası sırasında sağlığını kaybettiğini ve malul olduğunu, uğradığı zararın hizmet kusuruna istinaden tazmininin gerektiği belirtilerek 10.000.000,000 TL. manevi fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000.000.000 TL. maddi tazminata 25 Temmuz 2003 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesini talep ve dava etmiş, adli yardım isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekilinin adil yardım istemi, AYİM 2 nci Dairesinin GENSEK NO: 2004/1912, ESAS NO: 2004/540 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının Artvin 211 nci Hudut Alayı 1 nci Piyade Tabur K.lığı emrinde askerlik hizmetine devam ettiği sırada, Artvin Verem Savaş Dispanseri Baştabipliğince 03 Temmuz 2003 tarihinde yapılan portör muayenesi sonucunda Sağ Hiler LAP, sağ kostaferenik sinus kapalı teşhisi konulduğu; aktivasyon tayini için tetkik ve tedavi amaçlı olarak Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastahanesine sevk edilen ve 11 Temmuz 2003 tarihinde aynı Hastahanenin Göğüs Hastalıkları Polikliniğine müracaat eden davacının, Geçirilmiş Akciğer Tüberkülozu tanısıyla kliniğe yatırıldığı ve tedavisine başlandığı; Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesinin 26 Temmuz 2003 tarih ve 1567 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile SMK C/46, 6 ay hava değişimi, bu süre içinde antituberküloz tedavi uygundur. kararı verilerek taburcu edildiği; davacının hava değişiminin bitiminde 10 Şubat 2004 tarihinde yeniden Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastahanesine müracaat ettiği, aynı Hastahanenin 13 Şubat 2004 tarih ve 377 sayılı Sağlık Kurulu raporunda Geçirilmiş Akciğer Tüberkülozu, B/46 F-1 Askerliğe elverişli Değildir kararı İdare Hukuku ilkelerine ve Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın varlığı, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şarttır, illiyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Erzurum 600 Yataklı Mareşal Çakmak Asker Hastahanesinin 20 Mayıs 2004 gün ve GÖĞÜS HSTL:9011-322-2004/EVR. (056) sayılı yazısı ile; davacı Mesut DOĞAN, 11.07.2003 tarihinde hastanemiz Göğüs Polikliniğine müracaat etmiş Geçirilmiş Akciğer Tüberkülozu tanısıyla kliniğimize yatırılmış, 25.07.2003 tarihinde sağlık kurulunun 1567 sayılı raporu ile SMK C/46 6 ay hava değişimi, bu süre içinde antitüberküloz tedavi kullanması uygundur kararı ile taburcu edilmiştir. 6 ay hava değişimini takiben adı geçen şahıs 10.02.2004 tarihinde yeniden Göğüs Hasatlıkları Polikliniğine müracaat etmiş, 13.02.2004 tarihinde Sağlık Kurulunun 377 nolu raporu ile Geçirilmiş Akciğer Tüberkülozu tanısıyla B/46/1 askerliğe elverişli değildir kararı almıştır. 3-4 aydır öksürük ve nefes darlığı şikayetleri olan hastanın Toraks BTde sağ akciğer üst lob apikal sepmentte mikronodüler infiltrasyon saptanmıştır. Hastaya yapılan Bronkosptopik bronş lavajında AARB (+) tespit edilmiş ve hastaya Akciğer Tüberkülozu teşhisiyle antitüberküloz tedavisi başlanmıştır. Hastaya 6 ay hava değişimi verilmiş tedavi sonunda hasta tamamen sağlıklı hale gelmesine karşın TSK-SYYnin ilgili amir hükmü gereği Askerliğe Elverişli değildir kararı verilmiştir. Bu karar hastanın malul olduğu anlamına gelmemektedir. Tüberküloz hastalığı Türk toplumunda yaygın olarak bulunmaktadır. Mikrobun vücuda girmesiyle hastalık oluşması arasında geçen süre aylar hatta bazen de yılları bulabilmektedir. Tüberkülozlu bir hastada mikrobun tam olarak ne zaman alındığını belirlemek tıbben olanaksızdır. Yapılan Epidemiyolojik çalışmalarda TSK. daki tüberküloz sıklığının tüm toplumdaki tüberküloz sıklığından farklı olmadığı gösterilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında adı geçen şahıstaki tüberküloz hastalığının oluşması ve gelişmesinde askerlik görevinin neden veya etkisinin olmadığı kanaatine varılmıştır. şeklinde tıbbi kanaat belirtilmesi yanında davacı vekili tarafından; davacının anılan rahatsızlığa, askerliğin sebep ve tesiriyle yakalandığına dair bilgi ve belge sunulamaması nedeniyle tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
Davacının rahatsızlığı ve iş gücü kaybına uğramasında askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle meydana geldiğine ya da idarenin bir eylem veya işleminden kaynaklandığına dair hiçbir kanıt bulunmaması ve zarar ile eylem arasında illiyet bağının olmaması nedeniyle davacı vekilinin iddialarına itibar olunmayarak davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Mesut DOĞAN'ın, maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre, 15.300.000 TL. başvurma harcı ile 20.600.000 TL. esastan ilam harcı toplamı olan 35.900.000 TL. harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 1.502.300.000 TL. harçtan mahsubu ile geriye kalan 1.466.400.000 TL. (BİRMİLYARDÖRTYÜZALTMIŞALTIMİLYONDÖRTYÜZBİN TÜRK LİRASI) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Davalı idare tarafından HİZMETE ÖZEL gizlilik derecesiyle gönderilen belgelerin aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
10 KASIM 2004 tarihinde Üye Hv.Hak.Alb.Serdar AKSOYun karşı oyu üzerine OY ÇOKLU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan tüberküloz rahatsızlığının askerlik hizmetinin koşularından dolayı oluşup oluşmadığının tarafsız bir tıbbi bilirkişi heyetince tespit edilip bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken davacının tedavisinin yapıldığı askeri hastanece belirtilen tıbbi kanaat raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmesi nedeniyle çoğunluk görüşüne katılmadım. 10 Kasım 2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy