(1602 S. K. m. 41, 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat istemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacıların yakını Murat GÜNERİ'nin ölümünde idarenin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffa erin rahatsızlığını belirterek viziteye çıktığı andan itibaren her türlü muayene ve tedavilerin gereği gibi, zamanında yapıldığını, ölümünün bünyesel rahatsızlık olan Gaucher hastalığından kaynaklandığını, davanın yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek davanın reddi yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Hastalıkla ilgili tüm bilgi ve belgeler getirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması, bilirkişi incelemesine göre; Hastalığın bünyesel bir hastalık olduğu, tedavisinde ve tıbbi uygulamalarda bilimsel anlamda savsaklama, yanlış ve hatalı teşhis ve tedavi, tedavide gecikme gibi bir durumun söz konusu olmadığının tespiti halinde dava yasal dayanaktan yoksun bulunacağından davanın reddine, ölüme neden olan hastalığının bünyesel bir hastalık olmayıp, askerlik hizmetinin sebep ve tesiriyle, kötü koşullarda yaşamaktan Bert geldiğinin tespit edilmesi halinde veya gerekli tıbbi müdahale ve tedavilerin gereği gibi ve zamanında yapılmamış olduğunun tespiti halinde davacı anne ve babaya destekten yoksun kalmaları nedeniyle bilirkişiye tespit ettirilecek miktarın maddi tazminat olarak, ölüm nedeniyle duydukları acı ve üzüntüyü gidermek amacıyla takdir olunacak bir miktarın manevi tazminat olarak, yasal faiziyle de ödenmesine karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör üye Hak.Yb.Coşkun GÜNGÖR'ün açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, 15 Mart 2004 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesinde, 26 Mart 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda giren dava dilekçesinde özetle; davacıların çocukları Murat GÜNERİ'nin tankçı olarak acemi eğitimini tamamladıktan sonra Bitlis İli Tatvan ilçesinde bulunan 1 inci Tank Tabur K.lığı emrine dağıtımı yapıldığını, buradaki hizmeti sırasında operasyonlara katıldığını, bu arada rahatsızlık hissettiğini beyan etmiş ise de, operasyonlara katılmak istemediği düşüncesiyle gerekli olan tedavi için hastaneye sevk işleminin yapılmadığını, rahatsızlığının ilerlemesi üzerine Diyarbakır Asker Hastanesine sevk edildiğini, en nihayetinde GATA. K.lığına sevk edilen çocukları hakkında askerliğe elverişli olmadığı kararı verilerek taburcu edildiğini, kendi imkanlarıyla çeşitli hastanelere götürüldüğü, ancak önerilen ilaçların alınamaması ve tedavide geç kalınmasına bağlı olarak çocuklarının vefat ettiğini, TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ilgili hükmüne göre çocuklarının tedavi edilmeksizin teşhis sonucuna göre işlem yapılmasında ve dolayısıyla meydana gelen ölüm olayında idarenin ağır kusurlu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla 18.000.000.000 TL maddi ve 2.000.000.000 TL manevi olmak üzere toplam 20.000.000.000 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren İşleyecek yasal faizi İle birlikte ödenmesini talep, ve dava etmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre, davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır.
Dava açma suresi, kamu düzeni ile ilgili olup hak düşürücü niteliktedir. Davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 41 nci maddesinin birinci fıkrası Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıklarda, askeri, idari ve adli yargı mercilerine açılan davaların görev noktasından reddi halinde, hu husustaki kararların ve bunlara karşı kanun yolları varsa süresi içinde olmak şartıyla, bu yollara başvurulması üzerine, verilen kararların tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açılabilir. Bu mercilere başvurma tarihi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesine müracaat tarihi olarak kabul edilir.. hükmünü amirdir.
Dava dosyası ile Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinden getirtilen 2003/1361 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacıların, oğlu Murat GÜNERİ'nin Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Komutanlığında acemi eğitimini tamamladıktan sonra 17 Şubat 1997 tarihinde 6. Zh. Tug.1.Tnk.Tb,.Tnk.Bl.K.lığı emrine katıldığı, burada hastalığına ait şikayetlerin ortaya çıkması üzerine sırasıyla Tatvan Asker Hastahanesi, Diyarbakır Asker Hastananesi ve GATA Asker Hastahanesinde muayene ve tedavisi yapılarak Gaucher hastalığı tanısı konulduğu, son olarak da GATA Hastahanesinin 15 Mayıs 1998 tarih ve 4861 sayılı B/41 F1 Askerliğe Elverişli Değildir. kararını havi sağlık kurulu raporu düzenlenerek terhis edildiği, terhisten sonra tedavisine devam edilen davacılar yakınının 13 Temmuz 1998 tarihinde vefat ettiği, davacılar vekilinin 25 Ocak 1999 tarihinde Milli Savunma Bakanlığına tazminat istemiyle müracaat ettikten sonra 21 Mayıs1999 tarihli dava dilekçesiyle 01 Haziran 1999 tarihinde Diyarbakır İdare Mahkemesinde dava açtığı, Diyarbakır İdare Mahkemesinin 10 Mayıs 2000 gün ve 1999/482 esas sayılı kararıyla davanın yetki yönünden reddine karar verilerek dava dosyasının Ankara İdare Mahkemesine gönderildiği, Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinin 26 Şubat 2001 tarih ve 2000/1274 esas sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 10 ncu Dairesinin 06 Şubat 2003 gün ve 2001/5294 esas sayılı kararıyla, davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli olması yönünden Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinin anılan kararının bozulduğu, bunun üzerine Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinin 22 Ekim 2003 gün ve 1381 Esas sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın davacı vekiline 16 Ocak 2004 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin Diyarbakır İdare Mahkemesi kanalıyla 15 Mart 2004 tarihinde bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin görevsizlik kararının tebliğinden itibaren 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 41/1 nci madde birinci fıkrası uyarınca, 30 gün içinde ve en geç 16 Şubat 2004 tarihi mesai bitimine kadar dava açması gerekirken, 15 Mart 2004 tarihinde dava açtığı anlaşılmıştır. Yasal sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
1. Davanın, SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin, DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca 2.090.000 TL başvurma harcı ile 1,370.000 TL esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 3.460.000 TL, (ÜÇMİLYONDÖRTYÜZALTMIŞBİN TL.) harcın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacılar tarafından peşin yatırılan 287.000.000 TL harçtan mahsubu ile kalan 283.540.000 TL. (İKİYÜZSEKSEN ÜÇMİLYONBEŞYÜZKIRKBİN TL.) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
4. Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinin 2003/1361 Esas sayılı dava dosyasının İADESİNE,
24 Kasım 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy