(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 43, 44, 45, 71)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: I. USUL YÖNÜNDEN: Bedensel yaralanma ve sakatlık durumunda uğranılan zararın nitelik ve derecesinin sağlık kurulu raporuna bağlı olduğu, bir yıllık idareye başvuru süresinin başlangıç tarihinin kesin sağlık kurulu raporunun onay tarihi olması ve olayın 1993 yılında meydana gelmesi nedeniyle bu hususun öncelikle incelenmesi gerektiği;
II. ESAS YÖNÜNDEN: T.C. Anayasası'nın 125 nci maddesine göre idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu; olayın davacının bir kamu hizmetini yerine getirdiği sırada meydana gelmesinin açık olmasına rağmen, davalı idareye ait araç ve gereçlerden kaynaklanmadığı veya idarenin ajanlarının eylemlerinden doğmadığı, bahse konu olayın üçüncü kişi durumunda bulunan teröristlerin eyleminden meydana geldiği, olayın yaşanmasında İdarenin hizmet kusurunun bulunmadığı belirtilerek öncelikle davanın usul yönünden, eğer bu itiraz yerinde görülmezse esastan reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının yaralanma olayının 21 Temmuz 1993 tarihinde meydana geldiği on yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen haklarının yerine getirilmesi için yetkili makamlara başvurulmadığı, yaralanma olayı ile ilgili olarak Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesinin 16 Ekim 1996 tarih ve 6332 sayılı raporu ile A/45 F-2 Askerliğe elverişlidir. Kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde idareye müracaatta bulunması gerekirken sekiz yıldan fazla süre geçtikten sonra idareye başvurulmaksızın dava açılması nedeniyle davanın süre aşımına uğradığı; terhis olduktan sonra GATA K.lığınca düzenlenen 21 Nisan 2003 tarihli rapora istinaden davanın açıldığı belirtilerek ilk raporun onay tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açılmayan davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Topçu Kur.Alb.Metin ŞAHİN'nin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Davacı vekili, 11 Temmuz 2003 tarihinde Devrek Asliye Hukuk Mahkemesi ve 21 Temmuz 2003 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinin AYİM İkinci Dairesinin 22 Ekim 2003 tarih ve E. 2003/868, K.2003/787 sayılı Dilekçenin Reddine İlişkin Karar ile reddedilmesi üzerine; 01 Aralık 2003 tarihinde Devrek Asliye Hukuk Mahkemesi ve 04 Aralık 2003 tarihinde Askeri Yüksek idare Mahkemesinde kayda geçen yenileme dilekçesinin de AYİM İkinci Dairesinin 24 Aralık 2003 tarih ve E. 2003/1048, K. 2003/948 sayılı Dava Dilekçesinin Görevli Mercie Tevdiine ilişkin Karar ile davalı idareye gönderilmesi ve yasal süresi içinde cevap verilmemesi üzerine 23 Mart 2004 tarihinde Devrek Asliye Hukuk Mahkemesi ve 29 Mart 2004 tarihinde Askeri Yüksek idare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Şırnak 23 ncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı emrinde Jandarma eri olarak vatani görevini yaparken 21 Temmuz 1993 tarihinde yaralandığını, yaralanmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu yaralanmadan dolayı çok büyük elem ve acı çektiğini ve halen de devam ettiğini, iyileşememesi nedeniyle tedavisinin devam ettiği hastahaneye sevkedildiğini, GATA Hastanesinin 21 Nisan 2003 tarih ve 3833 sayılı raporla askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğini, sakatlığının ömür boyu devam edeceğini, elem ve acısını biraz da olsa dindirilebilmesi için olay tarihi olan 21 Temmuz 1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte fazlaya saklı hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000.000.000 TL, manevi ve 2.000.000.000 TL, maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu hükümlerine göre davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır.
Dava açma süresi, kamu düzeni ile ilgili olup hak düşürücü niteliktedir. Davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu öncelikle incelenmiştir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 43 ncü maddesinde idari eylemlerden doğan tam yargı davasına ait dava açma süresi gösterilmiş ve bu sürelerin başlangıçları da belirtilmiştir. Belirtilen bu başlangıç tarihlerinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süreleri içinde açılmayan davaların esastan incelenmesi mümkün değildir. Zira dava açma süresi hak düşürücü bir süre olup sürenin geçmesiyle dava hakkı ortadan kalkar ve Kanun yeni bir olanak tanımadıkça bu hak bir daha kullanılamaz.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 43/1 nci maddesi İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerini kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmünü amirdir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunumun 44/f ve 45/A maddeleri gereğince, dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Dava dosyası ve şube şahsi dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının Taktik Jandarma Sınır Alay Komutanlığı (Silopi/Şırnak) emrinde jandarma er olarak askerliğini ifa ederken 21 Temmuz 1993 tarihinde terörist grubun açtığı ateş sonucu yaralandığı ve aynı gün Şırnak Asker Hastahanesinde ameliyat edildiği, ileri tetkik ve tedavi için Diyarbakır Asker Hastahanesine sevk edildiği, aynı Hastahanenin 30 Temmuz 1993 gün ve 2572 sayılı sağlık kurulu raporu ile C/45 iki ay hava değişimine gönderildiği, 26 Eylül 1994 tarihinde terhis edildiği, rahatsızlığının geçmemesi üzerine Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesine sevk edildiği; tedavi ve hava değişimi sonucu Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesi Sağlık Kurulunun 16 Ekim 1996 gün ve 6332 sayılı raporu ile Askerliğe elverişlidir. kararı verildiği, rahatsızlığının tekrar devam etmesi üzerine Çaycuma Askerlik Şubesi Başkanlığınca Ankara 600 Yataklı Mevki Asker Hastahanesine oradan da GATA K.lığına sevk edildiği, yapılan muayene ve tetkikler sonucu GATA Sağlık Kurulunun 21 Nisan 2003 tarih 3833 sayılı raporu ile Batına nafiz silah yaralanması nedeniyle+laparatomi+jejumun tamiri, iznisyonel herni nedeniyle meshle tamir eski ameliyatlısı tanısıyla B/69 F-1 Askerliğe elverişli değildir. Hayati tehlike geçirmiştir. Uzuv zaafı ve tadili yoktur. Vücut fonksiyon kaybı yoktur. kararı verildiği anlaşılmaktadır.
İdari eylemler nedeniyle zarara uğrayanların zarar doğuran eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak zararlarının karşılanmasını istemeleri gerekmektedir. Bu durumda, davacının zarar doğuran eylem tarihi olan 21 Temmuz 1993 tarihinden itibaren bir ve beş yıllık süreler içerisinde yetkili makama (idareye) başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemesi ve cevap verilmemesi halinde idareye müracaat tarihinden itibaren 120 gün içerisinde dava açması gerekirken, eylem tarihinden bir ve beş yıllık süreler geçirilerek 11 Temmuz 2003 tarihinde açılan davada süre aşımı olduğu kabul edilerek, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın, SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince, 11.970.000 TL. başvurma harcı ile 7.880.000 TL. esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 19.850.000 TL. (Ondokuzmüyonsekizyüzellibin Türk Lirası) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 157.100.000 TL. (Yüzelliyedimilyonyüzbin Türk Lirası) harçtan mahsubu ile arta kalan 137.250.000 TL. (Yüzotuzyedimilyonikiyüzellibin Türk Lirası) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Çaycuma Askerlik Şubesi Başkanlığınca HİZMETE ÖZEL gizlilik derecesiyle gönderilen şube şahsi dosyasının aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
10 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy