(3466 S. K. m. 32)
Savunmanın Özeti: 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 32 nci maddesi Uzman Jandarmalarda nitelikler, duyuru, müracaat şekil ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sınav, öğretim ve eğitim süresi ile tabi olacakları hususlar Uzman Jandarma Okul Yönetmeliğinde gösterilir hükmünü taşıdığı, bu Kanun uyarınca çıkarılan Uzman Jandarmalarda aranan niteliklerin Uzman Jandarma Yönetmeliğinin 10 uncu maddesinde düzenlendiği, bu maddenin c fıkrası 5 nci bendine göre, adaylar hakkında yaptırılacak arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanması gerektiği, aynı Yönetmeliğin 34 ncü maddesi (b) bendinde ise, Geçici veya kesin kaydını müteakip uzman jandarma adayı olma niteliğini kaybeden veya bu nitelikleri taşımadıkları anlaşılanlar hakkında yapılacak arşiv araştırması ve resmi güvenlik soruşturması olumlu çıkmayanların adaylıkla ilişiklerinin kesileceği ve okuldan çıkarılacağı düzenlemesinin yer aldığı, Silahlı Kuvvetlere alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarının ise, Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinde düzenlendiği, bu Yönergenin 3 ncü bölüm, 1 nci kısım 9 ncu maddesinde hangi hallerin askeri öğrenci olmaya engel teşkil edeceğinin belirtildiği, aynı sakıncalı hallerin Yönergenin 3 ncü bölüm, 1 nci kısım 4 ncü maddesinde güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesine neden teşkil eden haller olarak sayıldığı, Yönergenin bu hükümlerinden anlaşılacağı üzere Silahlı Kuvvetlerde mevcut muhtelif okullara alınacak öğrenciler hakkında yaptırılacak güvenlik soruşturmasının, salt öğrencinin kendisini ilgilendirecek şekilde olmayıp anne, baba ve kardeşlerini kapsayacak şekilde yaptırıldığı, mevzuatta öngörülen sakıncalı hallerden birine, kendisinin ya da anne, baba ve kardeşlerinden birisinin sahip bulunması halinde, bu olumsuz durumun öğrencinin eğitime devam etmesine engel bir husus teşkil ettiği, bu şekilde yaptırılan bir araştırmanın Silahlı Kuvvetlerin üstlendiği seçkin kamu hizmetinin bir gereği olduğu, ileri de Silahlı Kuvvetlerde bilfiil görev alacak personelin, her türlü ve ideolojik akımlardan uzak, görev alacakları bölgelerde kendileri ve yakınları hakkında geçmişleri ile de ilgili olsa söylenti çıkarılamayacak kişilerden seçilmesi ve kendilerini etkileyebilecek yakın aile çevresinde Yönetmelik ve Yönerge de belirtilen askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı halleri görülenlerin Silahlı Kuvvetlere kabul edilmemesinin mevzuata ve kamu yararına uygun düştüğü, bahsi geçen hükümler uyarınca 2003-2004 eğitim öğretim yılında Jandarma Okullar Komutanlığı emrinde öğrenim görmekte olan davacının kendisi hakkında MİT İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan resmi gizli güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine okulundan ilişiğinin kesildiği, bu suretle tesis edilen işlemin tüm unsurları itibariyle hukuka uygun olduğu belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır
Başsavcılığın Düşüncesi: Silahlı Kuvvetlere alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarının, Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinde düzenlendiği, bu Yönergenin 3 ncü bölüm, birinci kısım, 9 ncu madde, d bendinde hangi hallerin askeri öğrenci olmaya engel teşkil edeceğinin belirtildiği, aynı sakıncalı hallerin Yönergenin 3 ncü bölüm, birinci kısım, 4-b maddesinde güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilme nedenleri olarak sayıldığı, anılan Yönergenin 3 ncü bölüm, 1 nci kısım, 9.d maddesinden anlaşılacağı üzere, Silahlı Kuvvetlerce mevcut muhtelif okullara alınacak öğrenciler hakkında yaptırılacak olan güvenlik soruşturmasının adayın kendisi, anne, baba ve kardeşlerini de kapsayacak şeklide yaptırıldığı ve Yönergede öngörülen sakıncalı hallerden birisine kendisinin ya da anne, baba ve kardeşlerinden birisinin sahip bulunması halinde bu olumsuz durumun öğrencinin okuldan çıkarılmasında esas alındığı, bu çerçevede davalı idarece gönderilen belgelerin incelenmesi sonucu davacının kendisi, annesi, babası ve kardeşleri hakkında mevzuatta belirtilen faaliyetlere karıştıklarına dair yeterli bilgi ve belge bulunmadığı görüldüğünden sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olan okuldan çıkarılma işleminin iptaline karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davacı vekilinin istemi üzerine 23 Şubat 2005 Çarşamba günü saat 09.30'da, davacı Kadir BÖLME ve davacı vekili Av. Sadık ERDOĞAN'ın yokluğunda, davalı idareyi temsilen Av. Necla SOLAK ile AYİM Savcısı Hak.Yzb. Hakan ATA'nın iştirakleriyle açık duruşma yapılıp, Raportör üye Topçu Kur. Alb. Metin ŞAHİNin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Gereği düşünüldü:
Davacı vekili, 26 Ağustos 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının, Jandarma Okullar Komutanlığı Uzman Jandarma Okulunda öğrenci iken 04 Ağustos 2004 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiğini, ilişik kesilmesine yönelik olarak imzaladığı evrakların davacıya tebliğ edilmediğini, davacının ve ailesinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin bünyesinde yer almasına engel teşkil edecek hiçbir olumsuz davranışının bulunmadığını, okuldan ilişiğinin kesilmesine dair herhangi bir somut gerekçe gösterilmediğini, ortada hiçbir gerekçe yok iken davacının okuldan ilişiğinin kesilmesinin hukuki ve yasal dayanağı olmadığını belirterek işlemin iptalini talep ve dava etmiş, yürütmenin durdurulması isteminde bulunmuştur.
Davacı vekilinin yürütmenin durdurulması talebi, AYİM İkinci Dairesinin 08 Kasım 2004 gün ve GENSEK NO.: 2004/2570, ESAS NO.: 2004/607 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyası ile idare tarafından GİZLİ gizlilik derecesi ile gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı Kadir Bölme'nin, 2003-2004 Eğitim-Öğretim Yılında, Beytepe/Ankara Jandarma Okullar Komutanlığında Uzman Jandarma öğrencisi olarak öğrenim görmekte iken, Silahlı Kuvvetler İstihbarat Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi (MY 114-1(B)) gereğince kendisi, anne, baba ve kardeşleri hakkında yaptırılan güvenlik soruşturmasının kendisi hakkında olumsuz sonuçlanması üzerine 02 Ağustos 2004 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiği, bunun üzerine davacının Uzman Jandarma Okulundan çıkarılma işleminin iptali istemiyle bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
3466 Sayılı Uzman Jandarma Kanununun 32 nci maddesinde; uzman jandarmalarda aranacak nitelikler, duyuru, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sınav, öğrenim ve eğitim süresi ile tabi olacakları hususların Uzman Jandarma Okulu Yönetmeliğinde gösterileceği belirtilmiş olup, anılan Yönetmeliğin Okul Çıkarılma başlığını taşıyan 34/b maddesinde, geçici veya kesin kaydını müteakip uzman jandarma adayı olma niteliğini kaybeden veya bu niteliği taşımadığı anlaşılanlar ile haklarında yapılacak arşiv araştırması ve resmi güvenlik soruşturmaları olumlu çıkmayan uzman jandarma adaylarının, adaylıkla ilişkilerinin kesileceği ve okuldan çıkarılacakları hükmü yer almıştır. Silahlı Kuvvetlere alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının esasları ise Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinde (MY 114-1(B) düzenlenmiştir.
Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 3 ncü Bölüm, 1 nci Kısım 9/d-2 maddesinde; Öğrencinin kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisi hakkında, devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak, bu tür faaliyetlerde bulunan yerli veya yabancı dernek, grup, kulüp, teşkilat ve benzeri teşekküllerden herhangi birine üye olmak veya bunlarla sıkı işbirliği içinde bulunmak, desteklemek veya bunların sempatizanı olmak gibi faaliyetleri nedeniyle MİT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mahalli Emniyet Müdürlükleri ve İl Jandarma Alay Komutanlıklarından herhangi biri tarafından bilgi verilmişse denilerek sayılan sakıncalı hallerin askeri öğrenci olmaya engel teşkil edeceği belirtilmiştir.
İdare hukukunda kişilerin suç teşkil etsin etmesin bazı davranışları kamu görevlerinin dağıtımında önem kazanmaktadır. İdari normlar çerçevesinde, bünyesine alacağı ve barındırdığı kişiler de farklı özellikler arayan Silahlı Kuvvetlere öğrenci olarak alınacakların, sadece kendilerinin değil, yakın çevrelerinin de araştırılması Silahlı Kuvvetlerin üstlendiği seçkin kamu hizmetinin bir gereğidir. Silahlı Kuvvetler bünyesinde bilfiil görev alacak personelin kanun ve nizamlara uyan, her türlü siyasi ve ideolojik akımlardan uzak, görev alacakları bölgelerde kendileri ve yakınları hakkında geçmişleri ile ilgili de olsa söylenti çıkarılmayacak kişilerden seçilmesi, kendisinin veya kendisini etkileyebilecek yakın çevresinin, Yönetmelik ve Yönergelerde belirtilen askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı halleri görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmaları mevzuat ve kamu yararına uygun düşmektedir.
Dava konusu uyuşmazlık, 2003-2004 eğitim ve öğretim döneminde Uzman Jandarma Okulunda öğrenimine başlayan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde elde edilen bilgilerin, yukarıda özetlenen mevzuat hükümleri çerçevesinde okuldan çıkarılmasına gerekçe teşkil edip etmeyeceği, bu noktada davalı idarece tesis edilen işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka uygun olup olmadığı noktasındadır.
İdare hukukunda sebep dendiğinde, idari işlemin dışında, idareyi böyle bir işlem yapmaya yönelten etkenler anlaşılır. Bir başka ifadeyle idari işlemin sebebi, o idari işlemden önce gelen, idareyi o işlemi yapmaya sevk eden ve objektif hukuk kurallarınca belirlenmiş bir etkendir. Yani idari işlemin bir tür gerekçesidir. Ancak, kamu yararı anlayışına dayanmayan bir neden, idari istemin dayanağı olamaz.
Mevzuatta gösterilmiş olsun veya olmasın tüm idari işlemlerin bir amacı vardır. O da, kamu yararıdır. İşte burada idari işlemin amaç unsuru devreye girer. Amaç unsuru ile idari işlemlerden beklenen nihai sonuç, gaye anlatılmak istenir.
Davacının, askeri öğrencilikten çıkarılmasına dayanarak teşkil eden TSK İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 3ncü Bölüm 1 nci Kısım 9 ncu maddesinin (d/2) nci bendi incelendiğinde, öğrencinin kendisi annesi, babası veya kardeşinden herhangi biri hakkında devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayalı devlet düzeni kurmak, bu tür faaliyetlerde bulunan dernek ve benzeri teşekküllere üye oldukları veya sıkı işbirliği içinde bulundukları bunları destekledikleri veya bunların sempatizanı oldukları yönünde MİT Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mahalli Emniyet Müdürlükleri ve il Jandarma Alay Komutanlıkları tarafından bilgi verilmesi gerektiği yönünde düzenleme yapıldığı görülecektir.
Davalı idarece, 1602 sayılı Kanunun 52 nci maddesi uyarınca GİZLİ gizlilik derecesiyle gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının kendisi, annesi, babası ve kardeşleri hakkında, mevzuatta belirtilen faaliyetlere karıştıklarına dair yeterli bilgi verilmediği görülmüştür. Davalı idarece davacının okuldan çıkarılmasına gerekçe teşkil eden bilgiler çerçevesinde, yasadışı faaliyetlere katıldığı, bu faaliyetleri desteklediği veya yasadışı grupların sempatizanı olduğu yönünde somut bir bilgi veya belge ise Mahkememize ibraz edilememiştir.
Bu durumda, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda şüpheli ve sakıncalı bulunduğundan söz edilemeyeceği bir başka ifade ile güvenlik soruşturmasının menfi sonuçlandığından bahsedilemeyeceği, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olan işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Kadir BÖLMEnin, Uzman Jandarma Okulundan çıkarılması İŞLEMİNİN İPTALİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davalı idareye YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
3. Davacı tarafından peşin yatırılan 54,50 YTL (ELLİDÖRT YENİ TÜRK LİRASI ELLİ YENİ KURUŞ) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 25,50 YTL. (YİRMİBEŞ YENİ TÜRK LİRASI ELLİ YENİ KURUŞ; posta giderinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5. Davalı idarece GİZLİ gizlilik derecesiyle gönderilen bilgi ve belgelerin aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
6. Dava duruşmalı görüldüğünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 800,00 YTL (SEKİZYÜZ YENİ TÜRK LİRASI) maktu avukatlık ücretinin davalı İdareden alınarak, DAVACIYA VERİLMESİNE,
23 ŞUBAT 2005 tarihinde Üye Topçu Kur. Alb Metin ŞAHİN ve Dz Kur.Alb.Tuğrul DİNÇ'in karşı oyları ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Silahlı Kuvvetlere alınacak askeri öğrenciler hakkında yapılacak güvenlik soruşturmasının usul ve esaslarını düzenleyen TSK İstihbarata Karşı Koyma ve Koruyucu Güvenlik ve işbirliği Yönergesinin 3 ncü bölüm 1 nci kısım 9 ncu maddesinde güvenlik soruşturmasının öğrencinin kendisiyle birlikte, anne, baba ve kardeşlerini kapsadığı belirtilmiştir. TSK. İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinin 3 ncû Bölüm, 1 nci Kısım 9 ncu maddesinin d/(2) nci bendinde, öğrencinin kendisi, annesi, babası veya kardeşlerinden herhangi birisi hakkında, devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak, bu tür faaliyetlerde bulunan yerli veya yabancı dernek, grup, kulüp, teşkilat ve benzeri teşekküllerden herhangi birine üye olmak veya bunlarla sıkı işbirliği içinde bulunmak, desteklemek veya bunların sempatizanı olmak gibi faaliyetleri nedeniyle MİT Müsteşarlığı, Emn.Gn.Md.lüğü, mahalli emniyet müdürlükleri ve İl Jandarma Alay Komutanlıklarından herhangi bir tarafından bilgi verilmesi, askerî öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı hâllerden sayılmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde disiplinin muhafazası ve idamesi için bünyesine aldığı kişilerde farklı özelliklerin aranması ve öğrenci olarak alınacakların sadece kendisinin değil, yakın aile çevresinin de idarî normlar uyarınca araştırılması, Silahlı Kuvvetlerin üstlendiği seçkin Kamu hizmetinin bir gereğidir. İlerde Silahlı Kuvvetlerde bilfiil görev alacak personelin kanun ve nizamlara uyan, kendileri veya yakınları hakkında geçmişleri ile ilgilide olsa söylenti çıkarılmayacak kişilerden seçilmesi ve kendilerini etkileyebilecek yakın aile çevresinde yönetmelik ve yönergelerde belirtilen askeri öğrenci olmayı engelleyen sakıncalı halleri görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden çıkarılmaları mevzuata ve kamu yararına uygun düşmektedir.
Davalı idarece 1602 sayılı Kanunun 52 nci maddesi uyarınca Gizli gizlilik derecesiyle gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde, anılan öğrenci hakkında davalı idare tarafından yapılan idari işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirildiğinden çoğunluk görüşüne katılamadık. (23.02.2005) (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy