(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71)
Davanın Konusu: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
Savunmanın Özeti: Dava konusu olayda idareye izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, davacılar yakınının intihar olayı ile ilgili olarak 5 nci Zh, Tuğ. K.lığı Askeri Savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı karar verildiği, idarenin herhangi bir kusurlu veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, belirtilerek davanın reddine karar verilmesi yönünde savunma yapılmıştır.
Müteveffanın askerlik hizmeti öncesi ağır psikolojik rahatsızlıklar geçirdiği ve intihara teşebbüs ettiği, uyuşturucu ilaç kullandığı ve 11 Temmuz 2003 tarihinde arkadaşı ile tartışması neticesinde sol el bileğini jiletle kestiği ve olay sonrası sevk edildiği Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri servisinde yapılan muayenesi sonucu Depresyon, anti sosyal davranışlar tanısı konularak ilaç verildiği, bir ay sonra kontrol kararı verilen ve ciddi maddî sıkıntılar da yaşayan müteveffanın 15 Temmuz 2003 tarihinden itibaren silahlı nöbete gönderilmesinde davalı idarenin hizmet kusuru olduğu ve bu itibarla müntehirin müterafik kusuru da dikkate alınarak davacıların zararının hizmet kusuru ilkesi uyarınca davalı idarece tazmini gerektiği hu nedenle P.Er Şahin BELİNDİR'in intihan sonucu anne ve babasının destekten yoksun kalmaları neticesinde yaşadıkları maddî zarara karşılık olmak üzere hesap bilirkişisince belirlenecek tutar üzerinden müterafik kusuru da dikkate alınarak takdir edilecek bir miktarın yasal faiziyle birlikte maddi tazminat olarak, davacıların tümünün yaşadığı ve yaşayacağı üzüntüye karşılık gelmek üzere müntehirin müterafik kusuru da dikkate alınarak takdir edilecek bir miktarın yasal faiziyle birlikte manevi tazminat olarak tazminine, karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak. Yb. Coşkun GÜNGÖR ün açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili, 08 Eylül 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müteveffa Şahin BELİNDİR'in, 25 Şubat 2003 tarihinde askere sevk edildiğini, asıl birliği 5.Zrh. Tuğ.2.Mknz. P.Tb. Muh. Ds. BLK. lığına 07 Nisan 2003 tarihinde katıldığını, 11 Temmuz 2003 tarihine kadar herhangi bir vukuatının olmadığını, 17 Temmuz 2003 tarihinde nöbet görevi esnasında hamili bulunduğu tüfeği kullanmak suretiyle kendisini ağır şekilde yaraladığını, tıbbi müdahaleye rağmen 24 Temmuz 2003 tarihinde vefat ettiğini, olay hakkında yapılan hazırlık soruşturması sonucu S.Zrh. Tuğ. K.lığı Askeri Savcılığının 31 Aralık 2003 tarih ve E.2003/1934-K.2003/1990 sayılı kararı ile Kovuşturmaya yer olmadığı karar verildiğini, müteveffanın askerlik hizmetine başlamadan önce psikolojik tedavi gördüğü ve uyuşturucu madde bağımlısı olduğu bilinmesine rağmen askerlik hizmetine devam ettirilmesinin, 11 Temmuz 2003 tarihinde sevk edildiği Gaziantep Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri servisince muayenesi sonucunda yeşil reçeteli ilaç verilmesine rağmen silahlı nöbet hizmetine dahil edilmesinin idari hizmet kusuru olduğu, anayasal bir görev olan askerlik hizmetini yerine getirmek üzere silah altında bulunduğu sırada sebebi her ne olursa olsun vefat etmesinin idarenin kusursuz sorumluluğunu gerektirdiğini belirterek, bu olay sebebiyle uğranılan zararların tazmin edilmesi gerektiğinden bahisle, 10.000.000.000 TL. maddi, 18.000.000.000 TL. manevi olmak üzere toplam 26.000.000.000 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, askerlik şubesi dosyası ve idari tahkikat dosyası incelendiğinde; davacıların yakını P.Er Şahin BELİNDİR' in, 25 Şubat 2003 tarihinde askere sevk edildiği, 07 Nisan 2003 tarihinde Gaziantep 5.Zr. Tuğ.2.Mknz. P.Tb. Muh. Ds. BLK. lığı emrinde askerlik hikmetine başladığı, 11 Temmuz 2003 tarihinde koğuşta arkadaşlarına sinirlenip kendisini sol el bileğinden jiletlediği, götürüldüğü, Tugay Revirince yapıları muayenesinde, Hayati tehlikesi yoktur. Alkollü değildir. Sol el bileğinde 3 cm uzunluğunda, 0,5 cm derinliğinde yüzeysel keşi mevcuttur. Hastanın bu durumu İş ve güç kaybına neden olmamaktadır. şeklinde rapor tanzim edildiği, 14.07.2003 tarihinde Tabur vizitesine çıkarıldığı, buradan Gaziantep Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri servisine sevkinin uygun görüldüğü, 15 Temmuz 2003 tarihinde bu hastanenin psikiyatri servisinde yapılan muayenesinde Depresyon, antisosyal davranışlar tanısı konularak ilaç verildiği ve bir ay sonra kontrol kararının verildiği, 17 Temmuz 2003 tarihinde saat 00.20 sıralarında nöbette iken, nöbet silahı olan G-3 piyade tüfeği ile sol göğüs belgesinden kendisini vurması üzerine, kaldırıldığı Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 24.07.2003 tarihinde vefat ettiği, olay ile ilgili olarak S.Zrh. Tuğ. K.lığı Askeri Savcılığınca yürütülen hazırlık soruşturması neticesinde Askeri Savcılığın, 31 Aralık 2003 tarih ve E.2003/1934, K.2003/1990 sayılı kararı ile P. Er Şahin BELİNDİR' in olaydan önce silah eğitimi aldığını, nöbet sırasında taşıdığı tüfeği kullanmayı bildiği, kendisine tüfekle oynanmayacağı yönünde emniyet talimatlarının ve nöbet talimatlarının tebliğ edilmiş olduğu, kendisine birlik içinde kötü muamelede bulunulmadığı, kendisine uygun miktarda nöbet yazıldığı, hemen her hafta çarşı iznine çıkarıldığı, 11 Temmuz 2003 tarihinde birliğindeki askerlerle tartışması sonucu bunalıma düşerek sol kolunu jiletlediği, akabinde psikolojik tedaviye başladığı, ekonomik ve ailevi sıkıntısının da verdiği bir anlık bunalım ve psikolojik rahatsızlığa bağlı olarak P.Er Şahin BELİNDİR'in 17 Temmuz 2003 tarihinde saat 00.20 sıralarında zimmetti G-3 piyade tüfeği ile sol göğüs bölgesine silahını patlatarak kendisini yaraladığı, kaldırıldığı Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesinde bir hafta süreyle tedavi edildiği, tedaviye cevap vermeyerek 24 Temmuz 2003 tarihinde kendisini vurmak suretiyle intihar girişimi sonucu vefat ettiği, olayda hiç kimsenin kusurunun, ihmalinin ikna ve yardımının illiyet bağı kurulabilecek bir tesirin bulunmadığı anlaşıldığından, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinde doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu açıdan idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş olup bu sorunun çözümü öğreti ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Genel kabule göre idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk esaslarına dayandırılmaktadır. Hangi esas üzerinde temellendirilirse temellendirilsin genel olarak idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zararlı sonuç ile eylem açısından doğrudan doğruya bir nedensellik bağının bulunması zorunludur.
Dava konusu olay incelendiğinde, davacılar yakınının olay tarihinde yaklaşık beş aylık asker olduğu, askerlik hizmeti sırasında meslekle ilgili tüm kuralların öğretilerek gerekli uyarıların yapıldığı, sağlıkla ilgili yapılması gerekli tüm işlemlerinin de gereği şeklinde ve zamanında karşılandığı, buna rağmen askere gelmeden önce başlayan birtakım alışkanlıkların (uyuşturucu, ilaç gibi) tesirinden kurtulamayarak intihar etme ile sonuçlanan olayda; davalı idareye atfedilecek gerek hizmet kusuru, gerekse kusursuz sorumluluk ilkesi bakımından sorumluluğu gerektirecek bir durumun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunun hükümleri gereğince 15,30 YTL. Başvurma harcı ile 20,60 YTL. Esas ilam harcı toplamı olan 45,90 YTL. (Kırk beş Yeni Türk Lirası Doksan Yeni Kuruş) harcın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacılar tarafından peşin yatırılan 367,00 YTL. Harçtan mahsubu ile arta kalan 321,10 YTL. (Üçyüzyirmibir Yeni Türk Lirası On Yeni Kuruş) harcın istemleri halinde DAVACILARA İADESİNE,
4. Zile Askerlik Şubesi Başkanlığınca gönderilen Şahin BELİNDİRe ait şahsi dosyanın Hizmete Özel gizlilik derecesiyle İADESİNE,
5. 5 nci Zh. Tuğ. K.lığınca gönderilen idari tahkikat dosyasının, Hizmete Özel gizlilik derecesiyle İADESİNE,
16 Şubat 2005 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy