(2709 S. K. m. 125) (926 S. K. m. 12) (1602 S. K. m. 20, 21) (4566 S. K. m. 38) (Harp Okulları Yönetmeliği m. 3, 19, 61)
DAVANIN KONUSU: İntibaksızlık nedeniyle Kara Harp Okulundan çıkarılma işleminin iptali istemi.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Harp Okulları Kanununun 38. Harp Okulları Yönetmeliğinin 3 ve 61 nci maddeleri uyarınca, Harp Okullarına alınan öğrencilerin intibak eğitimine tabi tutulduğu, intibak süresi içinde harp okulu öğrencisi olma niteliğini kazanamadıkları bölük ve tabur komutanlarının ortak kanaat raporu ile belgelenenlerin disiplin notuna bakılmaksızın yüksek disiplin kurulu kararıyla okuldan çıkarıldığı, intibak eğitimi sırasında davacının, 06 Eylül 2003-15 Eylül 2003 tarihleri arasında çeşitli suçlardan toplam altı kez ikaz edildiği, Bölük Komutanının tüm uyarılarına rağmen davacının disiplinsiz davranışlar sergilemeye devam etmesi ve kendisinde emre mutlak itaat konusunda ciddi zaafiyetler görülmesi üzerine, bölük ve tabur komutanlarının harbiyeli olamayacağı yönündeki ortak kanaat raporları dikkate alınarak, yüksek disiplin kurulunca davacının Kara Harp Okulu'ndan çıkarılmasına karar verildiği, yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğu, disiplin cezalarının yetkili amirlerce yasal sınırlar içerisinde verildiği, kaldı ki bu cezaların denetiminin 1602 sayılı AYİM Kanununun 21 nci maddesi uyarınca yargı denetimi dışında olduğu, tesis edilen işlemin objektifliğinden kuşku duyulmasını gerektirecek somut bir kanıt veya emarenin mevcut olmadığı, Harp Okullarının, askerliğin gerektirdiği önderlik niteliklerini kazanmış, çağın gereklerine göre Silahlı Kuvvetlerin gelişiminde önderlik edebilecek yeterlilikte, fikren ve bedenen gelişmiş bir kişilik ve karakterde, askeri ve genel kültüre sahip, yurt ve dünya sorunlarını Atatürk ilkeleri doğrultusunda kavrama ve izleme yeteneğinde, askerliğin temeli olan disiplin ruhunu tamamen benimsemiş muvazzaf subay yetiştirilmek amacıyla kurulduğu dikkate alındığında, başlangıçta disiplinsiz davranışlar sergileyen davacının bu okuldan çıkarılması isteminde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
BAŞSAVCILIĞIN DÜŞÜNCESİ: Davacının altı kez ikaz aldığı konuların, nitelik ve nicelik olarak okuldan ilişiğinin kesilmesine yeter derecede olmadığı, askeri liseyi başarı He bitiren harbiyeli adayının ikaz aldığı eylemlerin her öğrenci de görülebilecek nitelikte olduğu, davacı hakkında tesis edilen işlemde takdir yetkisinin objektif sınırlar ve kamu yararı amacına yönelik olarak kullanılmadığın m değerlendirildiği belirtilerek, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olan Kara Harp Okulundan çıkarılma işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği yönünden düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davacı vekilinin istemi üzerine 21 Nisan 2004 Çarşamba günü saat 09.30'da davacı ve vekili, davalı idare temsilcisi Av. Kazım GÜLTEKİN ile AYİM Savcısı Hak. Bnb. Yasin TEKAKÇE'nin iştirakleriyle açık duruşma yapılıp, Raportör Hv. Hak. Yzb. Murat YAMAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı idarece, 04 Haziran 2004 tarihinde kayda geçen kararın düzeltilmesi istemini havi dilekçesinde özetle; davacı hakkında tesis edilen işlemin tüm yönleriyle hukuka uygun olduğu, davacının daha askeri lise öğrenimi sırasında nitelikli sayılabilecek dokuz suç işlendiği ve toplam 30'a yakın disiplin puanının kırıldığı, Harp Okulu intibak eğitimi sırasında da davacının benzer davranışlarının devam ettiği, bunun üzerine davacı hakkında Yüksek Disiplin Kuruluna sevk kararı verildiği, dava konusu işlemde takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanıldığı, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde açılan benzer birçok davada davaların reddine karar verildiği belirtilerek, AYİM İkinci Dairesinin 21 Nisan 2004 gün ve E.2003/864, K.2004/351 sayılı intibaksızlık nedeniyle Kara Harp Okulundan çıkarılma işleminin iptaline ilişkin kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemini havi dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görülmekle, hukuka aykırı olan AYİM İkinci Dairesinin 21 Nisan 2004 gün ve E.2003/864 K.2004/351 sayılı işlemin iptaline ilişkin kararının kaldırılmasına ve davaya kalındığı yerden devam olunmasına karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Davacı vekili, 30 Eylül 2003 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 06 Eylül 2003 tarihinde İzmir Menteşte bulunan ATATdaki intibak eğitimi sırasında nöbet tutmamak, yatağının bozuk, çadırının düzensiz olması, temizlik bezi bulundurmamak, not defterini yanlış cebe koymak, Alay Komutanının konuşması sırasında gülmek fiillerinden davacının savunmalarının alındığını ve ikazları müteakip Bölük ve Tabur Komutanının ortak olumsuz kanaatini içeren raporları üzerine yüksek disiplin kurulu kararıyla okuldan çıkarıldığını, bu konuda idareye tanınan takdir hakkının mutlak ve sınırsız olmadığını, askeri liseden harp okuluna geçen davacının, intibak eğitimi sırasında okuldan çıkarılmasını gerektirecek nicelik ve nitelikte eylemleri olmadığını, mevcut eylemlerinin her öğrencide görülebilecek nitelikte eylemlerden olduğunu, bunların ise okuldan çıkarma işleminin tesisi için yeterli olamayacağını, olayda idarenin takdir yetkisini, kişi yararı-kamu yararı dengesini gözetmeksizin hukuka aykırı olarak kullandığını, bu yönüyle tesis edilen işlemin amaç unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu, mevcut disiplinsizliklerin davacının harp okulundan çıkarılmasının gerekçesi olamayacağı dolayısıyla işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka aykırı olduğunu, Maltepe Askeri Lisesi'ndeki öğrenciliğinde başarılı ve disiplinli bir öğrenci olan, bu durumu aldığı takdir ve başarı belgeleriyle de kanıtlanan davacının Kara Harp Okulu'ndan çıkarılma işleminin neden unsuru yönünden de hukuka aykırı olduğunu belirterek, öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve hukuka aykırı olarak tesis edilen Kara Harp Okulu öğrenciliğinden intibaksızlık nedeniyle çıkarılma işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesi'nin 17 Aralık 2003 gün ve E.2003/864 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyası ile Özel gizlilik derecesiyle gönderilen davacıya ait işlem dosyasının tetkikinden; Işıklar Lisesi'ni bitiren davacının 29 Ağustos 2003 tarihinde Kara Harp Okulu'na katıldığı ve gerek askeri lise kaynağından gerekse sivil kaynaktan gelen harbiye adayları ile birlikte intibak eğitimi için İzmir Menteşte bulunan kampa intikal ettiği, intibak eğitimi sırasında sırasıyla;
06 Eylül 2003 tarihinde istirahatli olmadığı halde istirahatli olduğunu söyleyerek yalan beyanda bulunduğundan bahisle, Ahlak ve karakter disiplini, iyi ahlak sahibi olmak niteliğine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Bölük Komutanı tarafından ikaz edildiği;
12 Eylül 2003 tarihinde, yatağını uygun şekilde yapmadığından bahisle, Tertip ve düzene itinası, intizamlı olması niteliğine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Bölük Komutanı tarafından ikaz edildiği;
13 Eylül 2003 tarihinde, Alay içtima alanında esas duruşta kıpırdayarak ciddiyetsiz davrandığı ve askerliğin vakarına uygun hareket etmediğinden bahisle, Dayanıklılığı, bedeni disiplini, subay olma azim ve liderlik tutkusu yeterliliği niteliğine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Bölük Komutanı tarafından ikaz edildiği;
14 Eylül 2003 tarihinde, çadırının çevre temizliğini yapmadığı, çadır tertip düzeni ve yatağının bozuk olduğundan bahisle, Tertip ve düzene itinası, intizamlı olması niteliğine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Bölük Komutanı tarafından ikaz edildiği;
14 Eylül 2003 tarihinde, ceplerinde bulunması gereken malzemeyi yanlış yerde bulundurduğu, kılık kıyafet tertip ve düzenine riayet etmediğinden bahisle, Tertip ve düzene, kılık kıyafet ve giyimine itinası niteliklerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Bölük Komutanı tarafından ikaz edildiği,
15 Eylül 2003 tarihinde, eğitim elbisesinin ceplerinde bulunması gereken malzemeyi bulundurmadığı, kılık kıyafet tertip ve düzenine riayet etmediğinden bahisle, Tertip ve düzene, kılık kıyafet ve giyimine itinası niteliklerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Bölük Komutanı tarafından ikaz edildiği, bu ikazlar üzerine Bölük ve Tabur Komutanları tarafından, Harp Okulu öğrencisinde bulunması gereken niteliklerden; Ahlak ve Karakter disiplini, İyi ahlak sahibi olmak, Tertip ve düzene itinası, intizamlı olması, Bedeni disiplini, Dayanıklılığı, Yeterliliği, Kılık Kıyafet ve giyimine itinası niteliklerinin yeterli olmadığı gerekçesiyle hakkında, Kara Harp Okulu öğrencisi olamayacağına dair ortak kanaat raporunun düzenlendiği ve bu rapor üzerine Kara Harp Okulu Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edildiği, davacının intibaksızlık nedeniyle Kara Harp Okulundan çıkarılmasına dair 18 Eylül 2003 gün ve 2002/2003/34 sayılı kararın 31 Ekim 2003 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından onaylanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
926 Sayılı TSK Personel Kanununun 12 nci maddesinin 1 nci fıkrası Harp Okullarının kuruluşu, işleyişi ve okullara giriş şartları, yetiştirme usulleri ve diğer hususlar özel kanunlarına göre yürütülür hükmünü getirmiştir.
4566 Sayılı Harp Okulları Kanununun Disiplin ve okuldan çıkarılma başlıklı 38 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, Yönetmelikle belirlenecek esaslar dahilinde, öğrenci niteliğini kaybettiklerine dair Yüksek Disiplin Kurulunca haklarında karar verilenlerin okuldan çıkartılacağı belirtilmiştir.
Bu Kanun uyarınca çıkarılan Harp Okulları Yönetmeliğinin 61 nci maddesinde; Harp Okulu öğrenci aday adaylarından intibak süresi içinde harp okulu öğrencisi olma niteliğini kazanamadıkları bölük ve tabur komutanlarının ortak kanaat raporuyla belgelenenlerin, disiplin notuna bakılmaksızın Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla okuldan çıkarılacakları, bu kararın ilgili Kuvvet Komutanının onayı ile kesinleşeceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 3 ncü maddesinde ise;
İntibak eğitimi: Harp Okulu öğrenci adaylarına; okulu ve okulda tabi olacakları askeri mevzuatı tanıtmak, temel askeri örf ve adetleri öğretmek, temel askeri eğitimi yaptırmak, ilgili harp okulu eğitim öğretiminin gerektirdiği niteliklere ulaşmalarını sağlamak üzere, ilk akademik yıl öncesinde verilen 2 ila 8 hafta süreli ve bu eğitimin kesin süresinin ve uygulanacağı zamanın ilgili kuvvet komutanlıklarınca belirleneceği eğitimi,
İntibaksızlık ise; Öğrenci adaylarının, intibak süresi içinde disiplin, eğitim ve çıkarılacak yönergelerle beklenecek diğer asgari nitelikler yönünden harp okulu öğrencisi olamayacağına, sıralı sicil amirlerince kanaat getirilmesi halini ifade ettiği hüküm altına alınmıştır.
Harp Okulları Yönetmeliğinin 19 ncu maddesinde ise Yüksek Disiplin Kurulu'nun kimlerden teşekkül edeceği ile görev ve yetkileri düzenlenmiştir.
Davacı ile davalı idare arasındaki uyuşmazlık konusu, davacının intibak eğitimi sırasında intibaksızlık gerekçesiyle Kara Harp Okulu'ndan çıkarılması isteminin hukuka uyarlı olup olmadığı, bu konuda Harp Okulları Yönetmeliğinin 61 nci maddesi uyarınca idarenin ajanları olan bölük ve tabur komutanları ile yüksek disiplin kuruluna tanınan takdir yetkisinin objektif ve hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı noktasındadır. Zira, tesis edilen işlemde yetki ve şekil unsurları yönünden bir hukuka aykırılık mevcut değildir.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunun 20 nci maddesinin 1 nci fıkrası 20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır hükmünü içermektedir.
İdarenin kamu hizmetlerini nasıl yerine getireceğinin, alacağı kararlarının ne olacağının önceden yasalarda saptanması olanağı olmadığından, idareye belirli konularda takdir yetkisi tanınmıştır. Ancak idareye bu yetkinin tanınması onun keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmez, idare bu yetkisini yasaların öngördüğü sınırlar içerisinde ve kamu yararı için kullanmak zorundadır. İdari işlemin takdir yetkisi yönünden denetimi, takdir yetkisinin eşit, adil, objektif ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıp kullanılmadığı, bu yetkinin kullanılmasında hukuka aykırı bir durum bulunup bulunmadığı yönlerinden yapılacaktır.
İdarenin, birel işlemlerinde olduğu gibi, düzenleyici işlemlerinde de takdir yetkisine sahip olduğu izahtan varestedir. Ne var ki, idarenin takdir yetkisinin genişliği düzenleyici işlemin dayanağı olan üst hukuk kurallarında çizilen çerçeveye bağlı olup hukuka uygunluk denetimine tabidir. Zira, idarenin düzenleme yetkisi, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan belirlilik ve düzenli idare ilkeleri ile bunların temelini teşkil eden eşitlik ilkesinden kaynaklanmaktadır. Hukuk devletinde bütün devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygunluk arzetmesi ilke olduğundan demokratik bir toplumda takdir yetkisi sorumluluk altında, takdir yetkisi hukuk dışı değil, hukuk içi bir yetki olup kamu hizmetleri yürütülürken idarenin hukuk kuralları arasında serbestçe hareket edebileceği alan olarak anlaşılır.
Anayasanın 125 nci ve 1602 sayılı AYİM Kanununun 21 nci madde hükümlerine dayanan hukuka uygunluk denetimi, yalnız kanun, kararname, tüzük, yönetmelik gibi düzenleyici işlemlere değil, hukukun genel ilkelerine, yazılı olmayan hukuk kurallarına, mahkeme içtihatlarına uygun veya aykırı olup olmamayı da kapsamaktadır. Bu sebeple, bütün yargı yerleri gibi, 1602 sayılı Kanunun 20 ve 21 nci maddelerinde gösterildiği üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin de görevi, önüne gelen idari uyuşmazlıkları hukuka uygunluk açısından denetlemek ve hukuka aykırı olan idari işlemleri iptal etmek veya şartları varsa idareyi tazminatla sorumlu tutmaktadır. Hiç şüphe yok ki, takdir yetkisinin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi konusunda, mahkeme, yerindelik denetimi yapamayacağı, yetkisini yürütmenin görevini kısıtlayacak tarzda kullanamayacağı ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı karan veremeyeceği gibi; özel yararla kamu yararı arasındaki dengeyi de iyi kurmak zorundadır.
Harp Okulları, askerliğin gerektirdiği askerlik niteliklerini kazanmış, çağın gereklerine göre Silahlı Kuvvetlerin gelişiminde önderlik edebilecek yeterlilikte, fikren ve bedenen gelişmiş bir kişilik ve karakterde, askeri ve genel kültüre sahip, yurt ve dünya sorunlarını Atatürk İlkeleri doğrulusunda kavrama ve izleme yeteneğinde, askerliğin temeli olan disiplin ruhunu tamamen benimsemiş, muvazzaf subay yetiştirmek amacıyla kurulmuştur. Silahlı Kuvvetlerin yürüttüğü hizmetin aksamaması bakımından, bu hizmeti yürütmenin personelin disiplinli olması büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla geleceğin yöneticileri olacak Harp Okulu öğrencilerinin tavır ve hareketlerinde, hizmetin gerektirdiği disiplinli olma ve amirlere mutlak itaat özelliklerinin aranması zorunludur. Başka kurumlarda hoş görülebilecek bazı kural ihlallerinin Harp Okullarında disiplinsizlik olarak nitelendirilebileceği izahten varestedir.
Bu nedenle, kaynağı ne olursa olsun Harp Okulu öğrencilerinin askerliğin gerektirdiği disiplini tehlikeye sokan tavır ve hareketlerinin, daha intibak eğitimi sırasında ikaz edilmesi, bununla ıslah olmayanların ortak kanaat raporuna istinaden okuldan çıkarılmaları mevcut mevzuat gereğidir. Bu bağlamda, birliğinde disiplinin bozulduğunu ve gevşediğini gören her amir, kanun ve nizamlar dairesinde her türlü tedbiri almaya, yetkilerini kutlanarak bozulan disiplini yeniden tesise, TSK. İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinin ilgi maddeleri gereği mecbur tutulmuştur.
Anılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; dört yıllık Işıklar Askeri Lisesi öğrenimi sırasında disiplinsiz davranışlar sergileyen davacının, aynı disiplinsiz davranışlarına Kara Harp Okulu intibak eğitimi sırasında da devam etmesi üzerine çeşitli tarihlerde toplam altı kez Bölük Komutanı tarafından ikaz edilmesi, ıslah olmadığının anlaşılması üzerine Bölük ve Tabur Komutanlarının ortak kanaat raporu ve Alay Komutanının aynı yöndeki görüşü ile Kara Harp Okulu Yüksek Disiplin kuruluna sevki ve neticede okuldan çıkarılması işleminde, mevcut takdir yetkisinin objektif ve hukuka uygun olarak kullanıldığı, tesis edilen işlemde mevzuata ve hukuka uygun olmayan bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 21 Nisan 2004 tarih ve Esas No:2003/864, Karar No:2004/351 sayılı işlemin iptaline ilişkin kararın kaldırılmasına ve yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi uyarınca yargılama giderlerinin DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Kara Harp Okulu Komutanlığı'nca özel gizlilik derecesiyle gönderilen bilgi ve belgelerini aynı gizlilik derecesiyle İADESİNE,
27 EKİM 2004 tarihinde OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Davacı hakkında verilen 21 Nisan 2004 gün ve E: 2003/864, K: 2004/351 sayılı kararın gerekçesinde belirtmiş olduğumuz nedenlerle davalının karar düzeltme isteminin reddinin gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne katılamadık. 27.10.2004 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy