(1602 S. K. m. 43, 44, 45)
DAVANIN KONUSU: Manevi Tazminat İstemi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak.Bnb. Fikret BARANın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekilinin, 13 Eylül 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacıların kardeşleri olan Bahri GÜLENÇi askerlik görevini ifa ettiği sırada şehit olması nedeniyle kaybettiklerini, bu nedenle manen yıkıldıklarını belirterek duydukları acıyı bir nebze hafifletmek için, davacıların her biri için birer milyar TL. olmak üzere toplam yedi miyar TL. manevi tazminata faizi ile birlikte hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların kardeşi Bahri GÜLENÇin Iğdır İl Jandarma Komutanlığı emrinde 1967-1 tertip Jandarma eri olarak askerlik hizmetini yapmakta iken, 19 Aralık 1988 tarihinde gözetleme postası olarak görev yaptığı sırada bir arkadaşının kazaen ateş alması sonucu vefat ettiği, bunun üzerine davacılar vekilinin 13 Eylül 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dilekçesi ile iş bu davayı açtığı, dava dilekçesinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliği'nin 16 Eylül 2004 tarih ve GENSEK:2004/26090/İd.Ks.sayılı yazısı ile, 1602 sayılı Kanununun 45 nci maddesi gereğince bir karar verilmek üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Daire Başkanlığına gönderildiği, dilekçe üzerinde ilk incelemeyi yapan Üçüncü Dairece davacılar vekilinin idari eylemden kaynaklanan manevi tazminat talebinde bulunması nedeniyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 28 Haziran 2003 tarih ve 107 sayılı kararı gereğince davanın görüm ve çözümünde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, 23 Eylül 2004 tarih, Gensek No: 2004/2690, Esas No: 2004/1174 ve Karar No:2004/1373 sayılı Dava Dosyasının AYİM İkinci Dairesine Tevdiine Dair Karar verildiği, bunun üzerine dilekçenin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğimin 06 Ekim 2004 tarih ve Gensek No: 2004/2690/İd.Ks, sayılı yazısı ile, 1602 sayılı Kanunun 45 nci maddesi gereğince incelenmek üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Daire Başkanlığına gönderildiği anlaşılmıştır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 44 ncü maddesinde, davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira dava açma süresi, kamu düzeni ile ilgili olup hak düşürücü nitelikte olduğundan davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu Mahkememizce öncelikle incelenmiştir.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 43/1 nci maddesi idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler, hükmünü amir bulunmaktadır.
Buna göre; idari eylemler nedeniyle zarara uğrayanların, zarar doğuran eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak zararlarının karşılanmasını istemeleri, idarece bu konuda verilecek cevabın yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün içinde, şayet altmış gün içinde cevap verilmez ise bu sürenin bittiği tarihten başlayarak ikinci altmış gün içinde dava açmaları gerekmektedir. Ölüm olayının 19 Aralık 1988 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, davacıların en geç 19 Aralık 1993 tarihinde mesai bitimine kadar zararlarının karşılanması için idareye müracaat etmeleri, idarece isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün içinde, şayet altmış gün içinde cevap verilmez ise, bu sürenin bittiği tarihten başlayarak ikinci altmış gün içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açmaları gerekirken, mecburi dava şartlarından olan bu süreleri geçirdikten çok sonra 13 Eylül 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesi ile iş bu davayı açtıkları anlaşıldığından, açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACILARA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince, 15.300.000-TL. başvurma harcı ile 10.100,000-TL, esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 25.400.000-TL (YİRMİBEŞMİLYONDÖRTYÜZBİN-TL) harcın DAVACILAR ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacılar tarafından peşin yatırılan 112,000.000-TL. (YÜZONİKİMİLYON-TL,) harçtan mahsubu ile arta kalan 86.600.000-TL, (SEKSENALTIMİLYONALTIYÜZBİN-TL.) harcın istemi halinde DAVACILARA İADESİNE,
13 EKİM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy