(2709 S. K. m. 125)
Davacı, 12 Temmuz 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Nisan 2003 yedek subay celbinde kısa dönem er olarak Malatya 2 nci Ordu MEBS Başkanlığına tertip edildiğini, yedek subay öğretmen yerine kısa dönem er olarak askere sevk edilme işleminin iptali istemiyle açtığı davanın AYİM İkinci Dairesinin 03 Mart 2004 gün ve E.2003/454, K.2004/203 sayılı kararıyla kabulü üzerine 07 Mayıs 2004 tarihinde Gaziantepde yedek subay öğretmen olarak göreve başladığını belirterek, 12 Mayıs 2003-30 Eylül 2003 tarihleri arasında mahrum kaldığı toplam 3.215.400.000 TL. yedek subay öğretmen maaşı maddi zararının 12 Mayıs 2003 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Nisan 2003 yedek subay celbinde öğretmen olarak Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu Eğitim ve Merkez Komutanlığına sevk edilen davacının, test ve mülakatı müteakip ibraz ettiği öğretmenlik belgesinde sınıf öğretmeni yerine öğretmen yazılması ve Milli Eğitim Bakanlığınca ihtiyaç duyulan öğretmen branşları arasında davacının mesleğinin bulunmayışı gerekçe gösterilerek Milli Eğitim Bakanlığı emrine yedek subay öğretmen olarak verilmediği, kısa dönem erbaş olarak askere sevkine dair işlemin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açtığı, yargılama sırasında 30 Eylül 2003 tarihinde terhis olan davacının açtığı davanın kabul edildiği ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 03 Mart 2004 gün ve E.2003/454, K.2004/203 sayılı kararıyla davacının yedek subay öğretmen adayı yerine kısa dönem erbaş olarak askere sevki işleminin iptaline karar verildiği, bu karar uyarınca davacının kısa dönem er statüsünde geçirdiği askerlik hizmet süresi yedek subay öğretmen olarak yapacağı hizmetinden mahsup edilerek 07 Mayıs 2004 tarihinde yedek subay öğretmen olarak Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde göreve başlatıldığı anlaşılmıştır.
Anayasanın 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcut olması, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesi yeterlidir.
Yargı organlarınca iptal edilen işlemlerde, mevcut hizmet kusurunun tayininde; iptal edilen işlemin niteliği, işlemi tesis edenlerin kamu yararından başka amaçla hareket etmiş olmaları, işlemdeki sakatlığın ağırlığı gibi faktörler esas alınmaktadır. Nitekim doktrinde ve yargı kararlarında, işlemdeki sakatlığın ağır ve önemli olması, her idarenin işleyebileceği türden olağan nitelikte olmaması, yürütme niteliğini yitirmiş kararın veya yürürlükten kalkmış kanun hükümlerinin uygulanması, kesin hüküm ilkelerinin nazara alınmamış olması, kanunların ve hukukun genel ilkelerinin açıkça ihlali gibi hallerin idarenin tazmin sorumluluğunu doğuracağı kabul edilmektedir.
Davalı idarenin, Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen belgedeki mesleği hanesinde sınıf öğretmeni yerine öğretmen branşının bulunmaması gerekçesiyle davacının yedek subay öğretmen adayı yerine kısa dönem erbaş olarak askere sevki kararı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 03 Mart 2004 gün ve E.2003/454, K.2004/203 sayılı kararı ile hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden, olayda hizmet kusuru bulunan davalı idarenin, davacının maaş ve özlük hakkı kaybından doğan maddi zararını karşılaması gerekeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizce alınan bir ara kararı ile, davacının emsali yedek subay öğretmenlerinin hangi tarihte göreve başladıkları ve bunlara davacının kısa dönem erbaş olarak askerlik hizmetini tamamlayarak terhis edildiği 30 Eylül 2003 tarihine kadar ödenen aylık ve diğer özlük haklarının neler olduğu hususları davalı idareden sorulmuş, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 12 Kasım 2004 gün ve B.08.0.PGM.0.23.05-07.43/4814 sayılı yazısından; Nisan 2003 yedek subay celbinde yedek subay öğretmen olarak askere sevk edilenlerin 05 Mayıs 2003-15 Mayıs 2003 tarihleri arasında görev yerlerine katıldıkları, tüm kesintiler düşüldükten sonra Mayıs 2003-Eylül 2003 (dahil) ayları arasında kendilerine toplam 3.634.400.000 TL. ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Bu tespit ışığında, kısa dönem erbaş olarak askere sevkinden dolayı mahrum kaldığı maaş ve özlük hakları ödemesinden doğan istemi gibi toplam 3.215.400.000 TL. maddi zararının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı
.a istemi gibi 3.215.400.000 TL. (üçmilyarikiyüzonbeşmilyondörtyüzbin TL.) maddi tazminat VERİLMESİNE,
2- Hükmedilen maddi tazminat miktarına yedek subay öğretmen olarak ilk maaşa hak kazanacağı 15 Mayıs 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık % 30 (yüzdeotuz) , 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (yüzdeonbeş) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun EK-7 nci maddesinde öğretmen olarak ayrılan ve göreve başlayan yükümlülere 926 sayılı kanunla asteğmenler için tespit edilen aylık, ödenek, yardım ve tazminatların Milli Eğitim Bakanlığınca ödeneceği ön görülmüştür.
Ayrıca askerlik yükümlülüğünü Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı emrinde öğretmen olarak yerine getirecekler hakkındaki Yönetmeliğin 14 ncü maddesinde, Milli Eğitim Bakanlığı emrinde öğretmen olarak görev yapmak üzere ayrılan öğretmenlere, 926 sayılı kanunla asteğmenler için belirtilen aylık, ödenek, yardım ve tazminatların, fiilen öğretmenlik görevine başladıkları tarihten itibaren ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Davacının kalan askerlik hizmetini yedek subay öğretmen olarak Milli Eğitim Bakanlığı emrinde tamamlattırılmakta ve daha önce kısa dönem er statüsü ile yaptığı hizmeti, yedek subay öğretmen olarak yapacağı hizmetinden mahsup edilmektedir.
Kısa dönem erlik hizmet süresi içerisinde bu bakanlık emrinde fiilen yedek subay öğretmenlik görevi yapmamış olduğundan davacıya aylık, ödenek, yardım ve tazminatların ödenmesi mümkün olmadığından çoğunluk kararına katılmadık. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy