(5434 S. K. m. 1) (1602 S. K. m. 43, 44, 45)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat İstemi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Hak.Bnb. Fikret BARAN'ın açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin, 16 Temmuz 2004 tarihinde Diyarbakır İkinci İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip, 22 Temmuz 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinin, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 15 Eylül 2004 tarih ve Gensek No:2004/2323, Esas No:2004/566, Karar No:2004/612 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, 08 Ekim 2004 tarihinde Diyarbakır İkinci İdare Mahkemesine müracaatla bu kanalla gönderilip, 19 Ekim 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının 28.09.1992 tarihinde, 92-2971 sicil numarasıyla uzman çavuş olarak Antakya 39.Mknz.Tug.2.Hd.A.1.Hd,Tb.2.Hd. Bl.K.lığında göreve başladığını, bilahare İskenderun Deniz Hastanesinde yapılan periyodik muayenede Hepatit-B taşıyıcısı olduğunun belirlendiğini, bunun üzerine 28.09.2000 tarihinde istifa etmek zorunda kaldığını, emeklilik hükümlerinde faydalanmak amacıyla Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne yaptığı müracaatın kabul edilmeyip davacıya emeklilik hakkı tanınmadığını, davacının istifa etmesine neden olan hastalığa tamamıyla kendi kusuru dışında görev nedeniyle yakalandığını, hastalık nedeniyle çalışamayan davacının maddi zarara uğradığını ayrıca büyük bir manevi çöküntü yaşadığını, davacının bu suretle uğradığı maddi ve manevi zararlarının karşılanması için idareye herhangi bir başvuruda bulunmadığını belirterek, 5 milyar TL. maddi ve 5 milyar TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının Antakya 39.Mknz. P.Tug.2.Hd.A.1.Hd.Tb.K.lığı emrinde uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, İskenderun Deniz Hastanesinde yapılan periyodik muayenesinde Hepatit-B virüs enfeksiyonuna yakalandığının belirlendiği, bilahare davacının 28 Eylül 2000 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığı, emeklilik hükümlerinden faydalanmak amacıyla Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne müracaat ettiği, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce hakkında bir karar verilebilmesi için davacıdan hastalığına ilişkin sağlık kurul raporu istendiği, bunun üzerine davacının Diyarbakır Devlet Hastanesine müracaat ettiği, yapılan muayenesi sonucunda, Diyarbakır Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 10 Şubat 2004 tarih ve 1876/72932-1 sayılı raporu ile davacıya Hepatit-B Taşıyıcısıdır. tanısı konarak, Sakatlığı Puan Gerektirmez, kararı verildiği, söz konusu raporun Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca 29 Nisan 2004 tarifinde incelenerek 1842 sayılı ile Kişi çalışabilir, cephede çarpışabilir. Savaşta görev alan bir kişinin malûl olarak kabulü akla, mantığa, bilim ve hukuka aykırıdır. Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olup, bu durumun kabulü belli bir zümreye ayrıcalık tanımaktır. Kararı verildiği ve davacının 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun malullüğe ilişkin hükümlerinden yararlandırılması isteminin kabul edilmediği davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığı 28 Eylül 2000 tarihinden bu yana uğramış olduğunu iddia ettiği maddi ve manevi zararların karşılanması için idareye herhangi bir müracaatla bulunmayıp işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 44 ncü maddesinde, davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira dava açma süresi, kamu düzeni ile ilgili olup hak düşürücü nitelikte olduğundan davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir. Bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu Mahkememizce öncelikle incelenmiştir.
1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 43/1 nci maddesi İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmünü amir bulunmaktadır. Yine aynı Kanunun 45 nci maddesinin (A) bendinde süresi dışında açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Buna göre; idari eylemler nedeniyle zarara uğrayanların, zarar doğuran eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak zararlarının karşılanmasını istemeleri, idarece bu konuda verilecek cevabın yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün içinde, şayet altmış gün içinde cevap verilmez ise bu sürenin bittiği tarihten başlayarak ikinci altmış gün içinde dava açmaları gerekmektedir. Davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığı 28 Eylül 2000 tarihinde zarar doğuran eylemi öğrendiği dikkate alındığında, en geç 28 Eylül 2001 tarihinde mesai bitimine kadar zararının karşılanması için idareye müracaat etmesi, idarece isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün içinde, şayet altmış gün içinde cevap verilmez ise, bu sürenin bittiği tarihten başlayarak ikinci altmış gün içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açması gerekirken, mecburi dava şartlarından olan bu süreleri geçirdikten çok sonra 16 Temmuz 2004 tarihinde Diyarbakır 2 nci İdare Mahkemesine müracaatta bu kanatta gönderilip, 22 Temmuz 2004 Askeri Yüksek idare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesi ile iş bu davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davada süre aşımı bulunduğu, bu nedenle davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri dahil) DAVACIYA YÜKLETİLMESİNE,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri gereğince, 15.300,000-TL. başvurma harcı ile, 10.100.000-TL. esas dışı maktu ilam harcı toplamı olan 25.400.000-TL. (YİRMİBEŞMİLYONDÖRTYÜZBİN-TL.) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 152.100.000-TL. (YÜZELLİİKİMİLYONYÜZBİN-TL.) harçtan mahsubu ile arta kalan 126.700.000-TL (YÜZYİRMİALTIMİLYONYEDİYÜZBİN -TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
03 KASIM 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy