(2709 S. K. m. 125)
Savunmanın Özeti: İster hizmet kusuru, isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine göre idarenin tazmin sorumluluğunun doğabilmesi için bir zararın varlığının, zarar doğuran eylemin idareye yüklenebilir olmasının, zararla eylem arasında nedensellik bağının bulunmasının zorunlu olduğu, bu şartlardan birinin bulunmamasının idarenin sorumluluğunu ortadan kaldıracağı, davacının yaralanmasından dolayı çalışma gücü kaybına uğradığına ilişkin kesin bir sağlık kurulu raporunun bulunmadığı, bu nedenle zarar kesin olarak belirlenmeden açılan davanın erken açılmış dava niteliğinde bulunduğundan dolayı reddinin gerektiği, zararın doğmasına neden olan ihmali eylemin bizzat zarar gören davacıya ait olduğu, olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğu, belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin gerektiği yönünde savunma yapılmıştır.
Davanın askerlik hizmetini yaparken görevlendirildiği marangozhanede çalıştığı sırada sol elini makineye kaptırması sonucu yaralandığı, zararın idarenin kamusal bir faaliyeti olan askerlik görevi sırasında oluşması nedeniyle davalı idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazmin edilmesinin gerektiği belirtilerek davacının yaralanma sebebiyle uğradığı maddi kaybı karşılamak üzere bilirkişiye tespit ettirilecek miktarın maddi ve takdir edilecek bir miktarın manevi tazminat olarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin gerektiği yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, davacının istemi üzerine 22 Eylül 2004 çarşamba günü saat 09.30'da davacı Coşkun İLCİN, vekili Av. Kazım ÖZOK, davalı İdareyi temsilen Haz. Av. Hatice GÖKTEPE ve AYİM Savcısı Öz. Hak. Yzb. Ahmet SİVAS'ın İştirakleriyle açık duruşma yapılıp, Raportör Üye Hv.Hak.Alb.Serdar AKSOY'un açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
Gereği Düşünüldü:
Davacı vekili, 13 Ocak 2004 tarihinde Kocaeli İdare Mahkemesinde, 16 Ocak 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, davacının İstanbul Bayrampaşa Cezaevi J. Koruma Tabur Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken cezaevi marangozhanesinde çalıştırıldığı sırada parmaklarını iş makinesine kaptırarak sakatlandığını belirterek 7.000.000.000 TL. maddi ve 1.500.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının adli yardım istemi, AYİM İkinci Dairesinin 28 Ocak 2004 gün ve Gensek No: 2004/143 Esas No: 200481 sayılı kararı ile kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacının İstanbul Bayrampaşa Cezaevi J.Koruma Taburu 1 nci Sevk Bölük Komutanlığı emrinde J.Er olarak askerlik hizmetini yaparken 16 Ekim 2002 tarihinde birlik binasında yapılan tadilat sırasında tuvalet kapılarının onarımını yapmak üzere marangozhanede görevlendirildiği, marangozhanede çalışırken sol elini makineye kaptırması sonucu işaret parmağının yaralandığı, 16 Ekim 2002 ile 20 Kasım 2002 tarihleri arasında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliğinde yatırılarak tedavi edildiği, adı geçen hastanen 20 Kasım 2002 tarihli raporu ile davacıya S61.0 tırnağa zedelenmen parmakların açık yarası tanısı konulup, hakkında 20 gün istirahatla taburcu olması uygundur. kararı verildiği, 20 Kasım 2002 tarihinde terhisen izne gönderildiği, izinde iken İnegöl Askerlik Şubesince sevk edildiği Bursa Askeri Hastanesi ortopedi Kliğinin 10 Aralık 2002 tarihli raporunda Sol el 1 ve 2 nci parmak distal falanks kırığı+ampütasyonu, kirşne teli çıkarıldı, öneride bulunuldu şeklinde ibare bulunduğu, tamamen iyileşmiş olup olmadığının tespiti için Mahkememizin ara kararıyla Bursa Askeri Hastanesine sevk edildiği, Bursa Asker Hastanesi Sağlık Kurulunun 03 Ağustos 2004 gün ve 740 sayılı raporunda Sol el 2 nci parmağın distal falanks proksimalinden ampüte olduğu, ayrıca birinci parmakta eski yaralanmaya bağlı skar dokuları ve tırnakta minimal deformasyon olduğu, ikinci parmağın proksimal interfalengial eklemden 60 derece aktif fleksiyon yapabildiği belirtilerek davacıya sol el eski yaralanması tanısı konulup hakkında 65/A/F2 Askerliğe Elverişlidir, Komando olamaz. kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında davacı hakkında kati rapor bulunmadığını davanın erken açılmış olduğunu ilen sürmüş ise de, Mahkememizin yerleşik içtihatlarına göre askerde iken sağlık nedeniyle rapor alıp hava değişimine gönderilen ve sonrasında kesin kararlı sağlık kurulu raporu verilmeden terhis edilenlerin, terhislerinden sonra durumlarını belirleyecek sağlık raporu alabilmek için askeri hastaneye başvurmamaları ve bu yöndeki taleplerinin askerlik şubesince mahkeme kararı olmadan kabul edilmemesi nedeniyle terhislerinden sonra süresinde davalı idareye başvurarak açtıkları davalar erken açılmış dava olarak kabul edilmemektedir. Zira yaralanmaları ve sakat kalmaları nedeniyle zarar doğmaktadır. Sağlık Kurulu raporu sadece sakatlığın derecesini belirleyen bir prosedür olmaktadır. Bu nedenle davalı idarenin itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.
İdare Hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bu gün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır, ister hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Davacının tuvalet kapılarının onarımını yapmak üzere görevlendirildiği marangozhanede çalışırken sol elini makineye kaptırması sonucu yaralanması olayında idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte zararın, askerlik hizmetinin ifası esnasında verilen bir görevin yapılması sırasında meydana geldiği, görevden kaynaklandığı, davacının da bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, zararın sadece zarar gören üzerinde bırakılmayıp tüm topluma yansıtılması adalet, eşittik ve hakkaniyet prensiplerine uygun düşeceğinden, uğranılan zararın idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanmasının gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı idare savunmasında meydana gelen olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ileri sürmüş ise de, davacın askerlik hizmeti sırasında sürekli olarak marangozhanede görevli olmadığı, bu nedenle uzun süredir marangozluk mesleğini icra etmediği, marangozlukla ilgili meselelerinin askerlik hizmeti esnasında zayıflamış olduğu, bu durumdaki davacı için marangozhanede çalışmanın riskli olduğu, ancak sözlü emirle marangozhanede çalışmak zorunda kalan davacının kaza sonucu yaralanmış olduğu, olayda davacının hiçbir kusurunun bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı idarenin iddiasına itibar edilmemiştir.
Davacının sakatlığının Bursa Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun 03 Ağustos 2004 gün ve 740 sayılı raporunda belirtildiği gibi sol el eski yaralanması olması ve askerliğe elverişli olması nedeniyle T.C. Emekli Sandığı tarafından davacıya vazife malullüğü aylığı bağlanmayacağı düşünüldüğünden T.C. Emekli Sandığına müracaat ettirilmemiştir.
Davacı olay sebebiyle herhangi bir yarar sağlamamıştır.
Maddi tazminat isteminde bulunan davacının zararlarının tespiti amacıyla resen seçilen bilirkişi tarafından düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 06 Ocak 2005 tarihli bilirkişi raporundan; davacının maddi tazminat hak edişinin 31,747.79 YTL olduğu anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu, Mahkememizce kabul edilen kıstaslara, ilmi verilere ve yerleşmiş içtihatlara uygun bulunduğundan bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmış ancak davacının istemiyle bağlı kalınmıştır.
Davacının olay nedeniyle çektiği acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, yasal faizin işlemeye başladığı olay tarihi, paranın alım gücü ve askerlik statüsüyle sosyal durumu gözönünde bulundurularak uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi raporu uyarınca ve istemine bağlı kalınarak davacı Coşkun İLÇİN'e, 7.000,00 YTL. (YEDİBİN YENİ TÜRK LİRASI) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Takdiren ve istemi gibi davacıya, 1 500,00 YTL. (BİNBEŞYÜZ YENİ TÜRK LİRASI) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
3. Hükmedilen maddi tazminat miktarına davacının yeniden gelir elde edeceği varsayılan 21 Ocak 2003 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDE ELLİBEŞ). 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
4. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 16 Ekim 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDE ELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ) 01 Ocak 2004 tarihinden 31 Aralık 2004 tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), 01 Ocak 2005 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
5. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 90,00 YTL. (DOKSAN YENİ TÜRK LİRASI) bilirkişi ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
7. Dava adli yardımlı görüldüğünden resmi posta kullanılmak suretiyle sarf edilen posta giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına,
8. Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukattık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrı ayrı nispi olarak hesap edilen 990,00 YTL. (DOKUZYÜZDOKSAN YENİ TÜRK LİRASI) Avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
16 ŞUBAT 2006 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy