(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 71) (492 S. K. m. 13)
DAVANIN KONUSU: Manevi tazminat istemi
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu zararın öngörülmesi imkansız teknik bir arızadan kaynaklandığı, idarenin kusurunun bulunmadığı, keza olayda kusursuz sorumluluk ilkelerine göre de illiyet bağının bulunmadığı, tazminata hükmedilecekse davacının müterafik kusurunun dikkate alınması ve ödenecek tazminatın zenginleştirme vasıtası olmaması yönünde savunma yapılmıştır.
Davacının askerlik görevinin ifası sırasında atış yapan başka birinin silahındaki sıkışan, merminin çıkarılmaya çalışılırken ateş alması sonucu gözünden yaralanmasında idareye atfı kabil bir kusur yok ise de zarar ile hizmet arasında illiyet bağı mevcut olduğundan meydana gelen zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak, tüm topluma yansıtılması dolayısıyla davacının zararının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idare tarafından karşılanması gerektiği, bu nedenle, davacıya çekilen acı ve üzüntü karşılığı takdir edilecek miktarda manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi yönünde düşünce bildirilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargı yetkisini kullanan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesince, Raportör Üye Hak. Yb. Coşkun GÜNGÖR'ün açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 16.08.2004 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; davacı Mustafa ATIŞ'ın 17.04.2002 tarihinde atış alanında MG-3 silahı ile atış görevi yapmakta iken, yan yolda atış yapan P.Kd.Ütğm.Sedat BAŞ'ın tutuktuk yapan silahından çıkan barut gazı ve basınç etkisiyle sağ gözünden yaralandığını, yaralanmayı müteakip uzun süre tedavi gördüğünü, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Sağlık Kurulunun 11.07.2003 gün ve 3455 sayılı raporuyla sınıfı görevini yapamaz raporu verildiğini, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından 6 ncı dereceden geçici maluliyetine karar verildiğini, olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı üzüntü nedeniyle 5 milyar TL. manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde; 17.04.2002 tarihinde MG-3 otomatik tüfek ile yapılan planlı atış esnasında saat 11.00 sıralarında 3 ncü Hd.Bl.K.P.Kd.Ütğm.Sedat BAŞ'ın tüfeğindeki merminin sıkıştığı, merminin çıkarılması amacıyla kapak takımının açıldığı, kurma kolu çekilmek suretiyle merminin namludan çıkartılmak istendiği, ancak merminin çıkartılamadığı, müteakiben silahın alev gizleyeni ile iki çıt gevşetilerek sıkışıklığın giderilmeye çalışıldığı anda silahın ateş aldığı, buna bağlı olarak P.Atğm. Mehmet ÖZULU ve P. Astsb.Çvş. Mustafa ATIŞ'ın, silahın ateş almasıyla geriye kaçan barut gazının basınç ve ateşiyle yüz ve gözlerinden yaralandığı, kıta tabibinin ilk müdahalesinden sonra Kars Devlet Hastanesinin ambulansı ile önce Erzurum Mareşal Fevzi Çakmak Asker Hastanesi, bilahare Atatürk Üniversitesi Yakutiye Araştırma Hastanesi, oradan da GATA Hastanesine sevk edildiği, burada Göz Ana Bilim Dalı Başkanlığında müteaddit tıbbi ve cerrahi müdahaleye tabi tutulan davacı hakkında son olarak 11.07.2003 tarih ve 3455 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile Sınıfı görevini yapamaz. TSK. SYY.nni KKK.na ait 2 nokı sınıflandırma çizelgesindeki (+) işaretli sınıflarda yeniden sınıflandırılması uygundur kararı verildiği, bu rapor sebebiyle T.C. Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca 6 ncı derece vazife maluliyetine oybirliğiyle karar verildiği, davacının Piyade olan sınıfının Ordu donatım sınıfına çevrildiği anlaşılmıştır.
TC. Anayasanın 125 nci maddesine göre, İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu surette idarenin sorumluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluğunun hangi esaslara göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın varlığı, zarara yol açan işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması yeterli ve zorunludur.
Olay, davacının atış görevinin ifası esnasında, yan yolda atış yapmakta olan P. Üsteğmenin silahının tutukluluk yapması sebebiyle davacının ve aynı yerde görevli Asteğmenin Üsteğmene yardım için yanına geldiklerinde tutukluluk yapan silahın ateş alarak bu esnasında geriye kaçan barut gazı ve basınç etkisiyle yaralanma olayı meydana gelmiş bulunmaktadır. Olaydan sonra düzenlenen idari tahkikat raporunda, olayın silahtaki teknik arızadan kaynaklandığı, kusurlu görülen personel bulunmadığı belirtilmiştir. Olayda davacıya atfedilecek kusur bulunmadığı kanaatine varılarak meydana gelen yaralanma olayının, askeri hizmetin ifası sırasında gerçekleşmiş olması sebebiyle meydana gelen zararın kusursuz sorumluluk ilkesine göre davalı idare tarafından karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının olay nedeniyle duyduğu ve ömür boyu duyacağı üzüntünün kısmen de olsa telafisi amacıyla, olayın oluş şekli, tartıl ve istetilecek yasal faizi, davacının askerlik statüsü ve paranın alım gücü dikkate alınarak uygun miktarda manevi tazminat verilmesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı Mustafa ATIŞ'a, takdiren 2.000.000.000 TL. (İKİMİLYAR TL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
2. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 17 Nisan 2002 tarihinden 30 Haziran 2002 tarihine kadar yıllık %60 (YÜZDEALTMIŞ), 01 Temmuz 2002 tarihinden 31 Mart 2003 tarihine kadar yıllık %55 (YÜZDEELLİBEŞ), 01 Nisan 2003 tarihinden 31 Aralık 2003 tarihine kadar yıllık %30 (YÜZDEOTUZ), 01 Ocak 2004 tarihinden ödeme tarihine kadar yıllık %15 (YÜZDEONBEŞ), yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
3. 1602 sayılı Askeri Yüksek idare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince harçtan muaf tutulan davalı idare aleyhine HARCA HÜKMEDİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan 83.000.000 TL. (SEKSENÜÇMİLYON TL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarf edilen 9.000.000 TL. (DOKUZMİLYON TL.) posta giderinin davalı idareden alınarak, DAVACIYA VERİLMESİNE,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden, hüküm tarihinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi olarak hesabedilen 240.000.000 TL, (İKİYÜZKIRKMİLYON TL.) avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
01 ARALIK 2004 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy