(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekilinin, 17.01.2005 tarihinde Diyarbakır İkinci İdare Mahkemesinde, 01.02.2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacı
.ın Hakkari İli Çukurca İlçesi 21 nci J. Sınır Tüm.3 ncü J.Tak.Alay K.lığında askerlik görevini ifa ettiği sırada; 16.04.2004 tarihinde görev sebebiyle Hakkari istikametinden Çukurca istikametine seyir halinde olan 794654 plakalı Land Rover aracın uçuruma yuvarlanması sonucu ağır yaralandığını, yapılan bir dizi muayene ve tedavi sonucunda Diyarbakır Askeri Hastanesi Sağlık Kurulunun Askerliğe elverişli değildir, özür durumuna göre işgücü kaybı %20 dir. kararlı raporuyla taburcu edildiğini, davacının hayatı boyunca kalıcı hastalığa duçar olduğunu, olayda idarenin ağır hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir gelirinin bulunmadığını belirterek davacının uğramış olduğu zararlara karşılık olarak 30.000,00 YTL.(OTUZBİNYENİ TÜRK LİRASI) maddi, 5.000,00 YTL. (BEŞBİN YENİ TÜRK LİRASI) manevi tazminatın ödenmesine ve Adli Yardım talebinin kabulüne karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davacının Adli Yardım talebi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 09 Şubat 2005 tarih ve GENSEK No.:2005/258, Esas No.:2005/116 sayılı kararıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı
......ın Hakkari-Çukurcada bulunan Taktik J.Sınır Tb.14 ncü Snr.Bl.K.lığı emrinde görev yaptığı esnada, 14 ncü Snr.Bl. K.lığınca 14.04.2004 tarihinde J.Ütğm
. emir komutasında, aralarında davacı erinde bulunduğu 10 personelin ve 797654 plaka numaralı silahlı Land Rover araç ile 797670 plaka numaralı Land Rover aracın Çukurca-Van konvoyunu Depin Köprüsünde genel konvoy komutanına teslim etmek, Hakkariden malzeme almak ve 16.04.2004 tarihinde aynı yerden gelen konvoyu teslim alıp Taktik J.Sınır Alay Komutanlığına getirmekle görevlendirildiği, bu görevin ifası amacıyla içinde davacı erin de bulunduğu, J. Er
.. idaresinde ve J.Atğm
komutasındaki 797654 plaka numaralı Land Rover aracın 16.04.2004 günü saat: 13.50 sıralarında Hakkari istikametinden Çukurca istikametine seyir halindeyken araç şoförünün, dikkatsizlik ve tedbirsizliği sonucu Köprülü 4 ncü Jandarma Sınır Tabur Komutanlığı ile Geçimli Jandarma Karakol Komutanlığı arasındaki düz asfalt yolda yolun kenarındaki uçuruma yuvarlandığı, uçurumun altında bulunan Zap Nehri kenarındaki söğüt ağaçlarına takılarak durduğu, bu sırada davacı erin araçtan aşağıya atlaması sonucu yaralandığı, görevli diğer Land Rover araçta bulunan personel tarafından olaya müdahale edildiği ve yaralanan 5 personelin 4 ncü J.Snr.Tb.K.lığı Revir Tabipliğine götürülerek ilk tedavilerinin yapıldığı, müteakiben de 30 Yataklı Cerrahi Asker Hastanesine sevk edildikleri, ardından davacı erin hayati tehlikesinin olması nedeniyle Hakkari Devlet Hastanesine, oradan Van Asker Hastanesine, oradan da Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, bu hastanede 16.04.2004 - 25.04.2004 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü 27.04.2004 tarih ve 2071 sayılı Sağlık Kurulu raporuyla 3 ay istirahat verilerek taburcu edildiği, bu sürenin sonunda bağlı bulunduğu askerlik şubesince Diyarbakır 600 Yataklı Asker Hastanesi Baştabipliğine sevk edildiği, anılan hastane tarafından 04.08.2004 gün ve 3984 sayılı kesin Sağlık Kurulu raporuyla Sol frontotemporal 51 cm 2 kraniotomi tanısı ve Askerliğe elverişli değildir. Hayati tehlike geçirmiştir. Hasta 60 gün iş ve gücünden kalmıştır. Özür durumuna göre çalışma iş gücü kaybı oranı %20 dir. kararı verilerek taburcu edildiği anlaşılmıştır.
Anayasamızın 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak, Anayasada idarenin sorumluluğunun hangi esasa göre belirleneceği belirtilmemiş, bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru isterse kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte bulunması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur.
Davacı
ın sakat kalması sonucunu doğuran olayın, bir kamu hizmeti olduğunda kuşku bulunmayan askerlik hizmetinin ifası sırasında, idarenin aynı hizmette istihdam ettiği ajanı olan diğer bir asker kişinin dikkatsiz ve tedbirsiz olarak araç kullanmasından kaynaklandığı sabittir. Askeri aracı kullanan sürücülerin iyi bir şekilde kendilerine ve başkalarına zarar vermeyecek bir biçimde yetiştirilmeleri idareye düşen önemli bir yükümlülük olduğundan, dava konusu olayda olduğu gibi tedbirsiz ve dikkatsiz hareket ederek zararlı sonucu doğuran ajanın iyi yetiştirilmemesi ve sonuçta yaralanma olayının meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun ve bu nedenle tazmin sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmakla meydana gelen zararın idarece giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Mahkememizin Yerleşmiş İçtihatları uyarınca olay sebebiyle T.C. Emekli Sandığı tarafından bağlanan aylıklar ve ödenen tütün ikramiyeleri yarar olarak kabul edilerek davacının maddi zararından düşüldüğünden maddi tazminat talebinde bulunan davacıya aylık bağlanıp bağlanmadığı, tütün ikramiyesi ödenip ödenmediği araştırılmış T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 11.08.2005 tarih ve Sayı:B.07.1.EMS.0.10.01.01/83.812.007 sayılı yazısından; Yönetim Kurulunun 19.01.2005 tarih ve 29 sayılı kararıyla, davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, ve Genel Müdürlüğün 22.02.2005 tarihli işlemi ile 01.11.2004 tarihinden itibaren 584,17 YTL. 6 ncı derece Türk Silahlı Kuvvetleri vazife malullüğü aylığı bağlandığı bağlanan aylığın değişen katsayılar itibarıyla son olarak 657,48 YTL. ye yükseltildiği ayrıca 3480 sayılı Yasa uyarınca 2004 yılı için (2 Aylık) 147,03 YTL. tütün ikramiyesi ödendiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan davacının sakatlanmasına ilişkin olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında bulunması nedeniyle J.Gn.K.lığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 19.04.2005 tarih ve 2005/128 Numaralı kararıyla davacıya 9.523,75 YTL. nakdi tazminat ödendiği anlaşılmıştır.
2330 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığının maddi ve manevi zarar karşılığı olduğu, yargı merciilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında, bu Kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıkların göz önünde tutulacağı belirtilmiştir.
Davacının maddi zararlarının sağlanan yararlarla karşılanıp karşılanmadığının, karşılanmış ise karşılanmayan zarar miktarının tespit amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, resen seçilen bilirkişi tarafından hazırlanarak Mahkememize sunulan 18.10.2005 tarihli Bilirkişi Raporundan davacı
.ın maddi zararının, sadece maddi yararlarla 94.173,00 YTL. fazlasıyla karşılandığı, ayrıca kendisine 11.057,00 YTL nakdi tazminat yararının sağlandığı bu nedenle davacının maddi tazminat hakedişinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu Mahkememizce kabul edilen kıstaslara ve ilmi verilere uygun bulunduğundan rapor uyarınca uygulama yapılarak davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacının maddi zararı sadece bağlanan aylık ve ödenen tütün ikramiyeleriyle fazlasıyla karşılandığından davacının sağladığı 11.057,00 YTL nakdi tazminat yararı davacının manevi zararı karşılığı olarak hesap edilmiş ve bu yarar, Mahkememizin emsal olaylarda takdir ettiği manevi tazminat miktarından fazla olduğundan davacının manevi tazminat isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Bilirkişi Raporu uyarınca ve ödenen nakdi tazminat miktarı dikkate alınarak davacının MADDİ ve MANEVİ TAZİMİNAT İSTEMLERİNİN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin (Bilirkişi ücreti dahil) 1602 sayılı Kanunun 71 nci maddesi gereğince DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Dava Adli Yardımlı görüldüğünden AYİM İkinci Dairesinin 09 Şubat 2005 tarih ve GENSEK No.:2005/258, Esas No.: 2005/116 sayılı Adlı Yardım kararının kaldırılarak resmi posta pulu kullanılmak suretiyle sarfedilen 49, 00 YTL (KIRKDOKUZ YENİ TÜRK LİRASI) posta ücretinin davacıdan alınarak DAVALI İDAREYE VERİLMESİNE,
4. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 17,00 YTL. (ONYEDİ YENİ TÜRK LİRASI) başvurma harcı ve 22.90 YTL. (YİRMİİKİ YENİ TÜRK LİRASI DOKSAN YENİ KURUŞ) esas ilam harcı toplamı olan 39.90 YTL. (OTUZDOKUZ YENİ TÜRK LİRASI DOKSAN YENİ KURUŞ) harcın DAVACIDAN ALINMASINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy