(818 S. K. m. 41, 49)
Davacı vekili 22 Mart 2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesi ile özetle; davacının 5nci Hd.A.3ncü Hd.Tb.K.lığında vatani görevini ifa ederken, 29.10.2003 tarihinde Ağrı İli Doğubeyazıt İlçesi Dağdelen mevkiinde sorumluluk sahasında bulunan 72 nolu kule nöbetine giderken mayına basması sonucunda meydana gelen patlamada sağ ayağından yaralanarak hayati tehlike geçirdiğini, bacağının diz kapağı hizasında kesildiğini, GATA Sağlık Kurulunun 09.01.2004 tarihli raporu ile sağ dizaltı amputasyonlusu teşhisi konularak Askerliğe elverişli olmadığı, hayati tehlike geçirdiği 25 gün iş ve gücünden kaldığı %40 uzuv tadiline uğradığı şeklinde karar verildiğini belirterek bu olay nedeniyle büyük ölçüde iş güç ve fiziki kayba uğrayan davacının uğradığı tüm zararların karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 75.000.000.000.-TL. maddi ve 15.000.000.000.-TL. manevi olmak üzere toplam 90.000.000.000.TL. tazminatın olay tarihiden itibaren yasal faizi ile birlikte ödemesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı Terhisli P.Er
in IĞDIR 5 nci Hudut Alayı 3 ncü Hudut Tb.K.lığında vatani görevini yaptığı esnada 29 Ekim 2003 tarihinde mayın patlaması sonucunda yaralandığı yapılan tedavileri sonucunda GATA Sağlık Kurulu tarafından tanzim edilen 09.01.2004 tarih ve 74 sayılı rapor ile sağ dizaltı amputasyonlusu D 57 F-2 Askerliğe elverişli değildir kararı verildiği, bu raporun 11.03.2004 tarihinde KKK.lığı Sağlık Daire Başkanlığınca onaylanarak kesinleştiği, davacı vekilinin 20 Nisan 2004 tarihli dilekçe ile MSB.lığına maddi ve manevi tazminat talepli ön müracaatta bulunduğu, bu dilekçenin aynı gün MSB.lığı kayıtlarına girdiği, 60 gün içinde olumlu ya da olumsuz cevap verilmeyerek talebin zımmen reddedildiği, davacı vekilinin 22 Mart 2005 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dilekçe ile tam yargı davası açtığı anlaşılmaktadır.
Dava açma süresi, kamu düzeni ile ilgili olup hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan davanın her aşamasında resen dikkate alınması hukuk alanında tartışmasız kabul edilen bir zorunluluktur. Bu nedenle işin esasına geçilmeden önce davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu incelenmiştir.
1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 43 ncü maddesi İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askerî Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemlerin yazılı bildirimi üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yetkili makama başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri lazımdır. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliği tarihinden ve altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. hükmünü öngörmektedir.
Buna göre davacının hakkındaki Sağlık Kurulu Raporunun onaylandığı 11.03.2004 tarihinden itibaren bir yıllık süre içinde 20.04.2004 tarihli dilekçe ile MSB. lığına maddi ve manevi tazminat talebiyle ön müracaatta bulunduğu ve bu dilekçenin aynı gün MSB. lığı kayıtlarına girdiği, MSB. lığınca bu talebe 60 gün içinde olumlu ya da olumsuz cevap verilmeyerek talebin zımmen reddedildiği, böylece dava açma süresinin 20 Haziran 2004 tarihinde işlemeye başladığı 60 günlük dava açma süresinin bitimi adli tatile rastladığından dava açma süresinin 12 Eylül 2004 tarihinde sona erdiği ancak davanın bu tarihten sonra 22 Mart 2005 tarihinde süre geçirildikten sonra açıldığı, davada süre aşımı bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy