(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 01 Şubat 2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinin, AYİM İkinci Dairesinin 23.05.2005 gün ve E. 2005/154, K.2005/195 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, 31 Mart 2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen yenileme dilekçesinde özetle; davacının oğlu
.un 1970 doğumlu olduğunu, cezaevinde yattıktan sonra 22.07.2003 tarihinde tahliye edildiğini, tahliyesini müteakip askere sevk edildiğini, Sivastaki acemi eğitiminden sonra Mardin 70 nci Mknz.P.Tug.Kt.K.lığı emrinde askerlik hizmetinin devam ettiğini, 28.07.2004 tarihinde
.un yakınlarına GATAda yattığının bildirildiğini,
un yakınlarının Ankaraya gidip
la görüşmek istediklerini ancak görüşmelerine izin verilmediğini, 04.08.2004 tarihinde
. GATAda hayatını kaybettiğini öğrendiklerini belirterek davacı anne
..a fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 YTL. maddi ve 5.000,00 YTL. manevi tazminatın
..un ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının oğlu müteveffa P.Er
un geçmişte İstanbul 1 Nolu DGMnin 30.05.1994 gün ve Esas No.:1992/194, Karar No.:1994/194 sayılı kararı ile yasa dışı örgüt üyesi olmak ve adam öldürmeye teşebbüs etmek suçlarından 35 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırıldığı, 22.07.2003 tarihinde şartlı tahliye edilerek 24.07.2003 tarihinde askeri hizmete sevk edildiği, acemi eğitimini tamamlamayı müteakip Diyarbakır 70.Mknz.P.Tug.Ds.Kt.Kışla Hizmet Birlik K.lığı emrinde askerlik hizmetine devam ettiği, 05.03.2004 tarihinde 4 gün yol süresi verilerek gönderildiği 20 günlük kanuni izinden 30.03.2004 tarihinde dönmesi gerekirken dönmediği ve 02.04.2004 tarihinde İstanbul'da kolluk kuvvetlerince yakalanarak birliğine teslim edildiği, bu eylemi sebebiyle 7.Kor.K.lığı As.Savcılığının 04.05.2004 gün ve 2004/1352-453 EK sayılı iddianamesi ile mehil içi izin tecavüzü suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı, birliğinde askerlik hizmetine devam ederken 21.06.2004 tarihinde açlık grevine başladığı, 7.Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin 24.06.2004 gün ve 2004/223-253 Müt. sayılı kararı ile Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Silahlı Kuvvetlerini alenen tahkir ve tezyif etmek suçundan tutuklanarak, aynı gün 7.Kor.2.Snf.As.Ceza ve Tutukevine kapatıldığı, mehil içi izin tecavüzü suçu sebebiyle 7.Kor.K.lığı As. Mahkemesinde yapılan 02.07.2004 tarihli ilk duruşmada, Askeri Mahkemenin ve psikiyatri uzmanı bilirkişinin sorularına cevap vermemesi üzerine, psikiyatrik yönden askerliğe elverişli olup olmadığı ve TCK uyarınca cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında resen adli gözlem altına alınmasına karar verildiği, 06.07.2004 tarihinde Diyarbakır 600 Yataklı Asker Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde adli gözlem altına alındığı, psikiyatri uzmanlarına Eylem sürecinde olduğu için muayeneyi kabul etmediğini ve sorulacak hiçbir soruya cevap vermeyeceğini söylemesi üzerine burada 1 gün yatırılmayı müteakip 07.07.2004 tarihinde ileri tetkik ve adli gözlem işleminin yapılabilmesi için Ankara GATA Hastanesi Psikiyatri Kliniğine sevk edilmek üzere 7.Kor.As.Ceza ve Tutukevi Müdürlüğüne taburcu edildiği, 09.07.2004 tarihinde üç kişilik bir askeri inzibat timi refakatinde askeri uçak ile Ankara'ya getirildiği, aynı gün GATA Psikiyatri Kliniğinde yapılan muayenesinde acil psikopatoloji saptanmadığı, ancak adli dava dosyası beraberinde getirilmediğinden adli gözlem işlemleri için psikiyatri kliniğine yatırılamadığı, bunun üzerine tutuklu olması sebebiyle 7.Kor.K.lığı As. Savcılığının ve K.K.K.lığı Askeri Savcılığının talimatlarıyla 10.07.2004 tarihinde Mamak K.K.1.Snf.Askeri Cezaevine kapatıldığı, 19.07.2004 tarihinde yeniden GA TA Psikiyatri Kliniğine sevk edildiği ve adli dosyasının gelmesiyle adli gözlem işlemleri yapılmak üzere 21.07.2004 tarihinde GATA Psikiyatri Kliniğine yatırıldığı, hekimlerin görüşme ve muayene girişimlerine direnç gösterdiği, gerekli tıbbi muayene ve yardımın yapılmasına sözlü ve fiziksel olarak izin vermediği, açlık grevine devam etmesi ve genel durumunun kötü olması nedeniyle iç hastalıkları kliniğinden konsültasyon istendiği, ancak buna da izin vermediği, 23.07.2004 tarihinde kendisini değerlendirmek üzere kliniğe gelen tıp fakültesi öğretim üyesi profesöre Siyasal düşünceleri doğrultusunda içinde bulunduğu duruma tepki göstermek için ölüm orucu başlattığını, tüm inceleme ve tedavi işlemlerini reddettiğini ve reddetmeye devam edeceğini söylediği, GATA Hastanesinin 7.Kor.K.lığı As. Savcılığına gönderdiği 28.07.2004 tarihli mesajda tutuklunun her türlü muayeneyi reddetmesi nedeniyle adli gözlem işlemlerinin yapılamadığının bildirildiği, 29.07.2004 günü saat 15.00'de bilincinin kapanması üzerine kendisine tıbbi müdahalede bulunulduğu, damar yolu açılarak serum fizyolojik infüzyonu tatbik edildiği ve GATA Acil Dahiliye Kliniğine nakledilerek yoğun bakıma alındığı, ancak bilincinin yerine gelmesiyle yeniden tüm tıbbi tetkik ve tedavi girişimlerini reddettiği, bunun üzerine GATA Acil Tıp Kliniğince Beslenme bozukluğu, dehitratasyon renal yetmezliği, hipernatren tanısıyla K.K.1 nci Snf.As.Cezaevine taburcu edildiği, 01.08.2004 tarihinde bilincinin bulanması üzerine yeniden GATA Acil Tıp Kliniğine sevk edildiği, burada damar yolu açılarak intravenöz mayi ve vitamin tedavisine başlandığı, ancak bilincinin açılmasıyla serum bağlantılarını sökerek tıbbi tedaviyi reddettiği, bunun üzerine 02.08.2004 tarihinde Beslenme bozukluğu tanısıyla tekrar K.K.1. Snf. As. Cezaevine taburcu edildiği, açlık grevine devam eden, muayene ve tedavi kabul etmeyen ve askeri mahkeme kararı gereğince adli gözlem işlemleri de yapılamayan tutuklunun yargılamanın yapıldığı Diyarbakır'daki 7.Kor.2.Snf.As.Cezaevine uçakla ve doktor refakatinde nakledilmesi için idari hazırlıkların yapıldığı, ancak Mamak K.K.1.Snf.As.Cezaevi doktorunun 04.08.2004 günü saat 15.30'da yaptığı kontrolde Pupillerin fikse dilate olduğunu ve hayati tehlikesi bulunduğunu tespit etmesi üzerine yeniden GATA Acil Servisine sevk edilen tutuklu P.Er
.'un yolda vefat ettiği anlaşılmıştır. GATA Adli Tıp Anabilim Dalında görevli adli tabiplerin katılımıyla 04.08.2004 tarihinde yapılan otopsi sonucunda tanzim edilen 30.12.2004 gün ve 27 sayılı otopsi raporunda neticeten; Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesinin raporuna göre, iç organ parçalarında yapılan sistematik toksikolojik analizde aranan toksik maddelerin bulunmadığı, kan ve idrarda yapılan alkol (Etanol), SUU analizinde; sistematikte aranan uyutucu, uyuşturucu maddelerin bulunamadığı, kanda 6 mg./dl (0.06 promil) etanol saptandığı, GATA Analitik Toksikoloji Bilim Dalı Başkanlığının raporuna göre kanda aranan ilaç ve toksik maddelerin saptanmadığı, GATA Mikrobiyoloji laboratuarının raporuna göre; boyalı preparatın direkt bakısında Gr (-) basil ve nadir PMNL görüldüğü, yapılan kültürde Klebsiella oxytoca ürediği, hastane evrakı kayıtlarında açlık grevinde olduğu bildirilen, otopsisinde haricen kaşeksi bulgulan, vücut ve iç organ ağırlıklarında azalma, vücut yağ dokularında kayıp, akciğer yüzeylerinde alacalı görünüm, akciğer kesitlerinde alacalı görünüm ve sıkmakla köpüklü mayi geldiği görüldüğüne, histopatolojik incelemede; akciğer ödemi, bronkopnömoni, her iki böbrekte akut tübüler nekroz tespit edildiğine göre; kişinin ölümünün uzun süreli açlık ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu belirtildiği, K.K.K.lığı Askeri Savcılığının 31.12.2004 gün ve E.2004/1191, K.2004/780 sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararında; tutuklu P.Er
..un siyasi düşünceleri doğrultusunda kendi iradesiyle yürüttüğü açlık grevi neticesinde vefat ettiğinin, ölümünde kendi eylemi dışında diğer kişilere yükletilecek her hangi bir kusur bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
İdare Hukuku İlkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre; idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan doğruya bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuzu sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Maddi olguda bu koşullardan birinin yokluğu, idarenin tazmin sorumluluğunu kaldırır. Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Davacı vekili, davacının oğlu P.Er
..un askerlik görevini yapmakta iken davalı idarenin koruması ve gözetimi altında bulunduğu sırada vefat etmesinde idarenin ağır kusur ve ihmalinin bulunduğunu iddia ettiğinden, davacının oğlu P.Er
.. hakkında uygulanan tedavilerde ve tıbbi müdahalelerde herhangi bir gecikme, ihmal veya hata bulunup bulunmadığı, P.Er
..un tedavisi devam ederken vefat etmesinden 2 gün önce 02.08.2004 tarihinde GATA Hastanesi Acil Tıp Kliniğinden taburcu edilerek Askeri Cezaevine gönderilmesinin tıbbi açıdan uygun olup olmadığı konularının açıklığa kovuşturulabilmesi için K.K.K.lığı Askeri Savcılığından getirtilen P.Er
.un ölüm olayı hakkında yürütülen soruşturmaya ait iki klasör Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilerek tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 3 ncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 31 Mart 2006 gün ve 1414 sayılı raporunda özetle;
un ölümünün kendi isteği ile yaptığı uzun süreli açlık grevi ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu olduğu, 01.08.2004 tarihinde yapılan tetkiklerinde bozukluk olan müteveffanın (üre:313 mg/dl, kreatinin:2,9 mg/dl, Na:192 mEg/L) hastanede tedaviyi kabul etmesi halinde gözlem altında bulundurulmasının uygun olacağı bildirilmiştir.
Taraflara tebliğ edilen tıbbi bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olup, tıbbi bilirkişi raporu heyetimizce yeterli görülmüştür.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler, K.K.K.lığı Askeri Savcılığının 31.12.2004 gün ve E.2004/1191, K.2004/780 Sayılı Kovuşturmaya Yer Olmadığı kararı ile yaptırılan tıbbi bilirkişi incelemesi neticesinde; davacının oğlu P.Er
.un ölümünün kendi isteği ile yaptığı uzun süreli açlık grevi ve buna bağlı olarak gelişen komplikasyonlar sonucu olduğu, müteveffanın tedaviyi kabul etmediği, müteveffanın ölümünde idarenin her hangi bir kusurunun bulunmadığı, zararlı sonuçla idarenin davranışı arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı, idareyi sorumlu tutmayı gerektirecek herhangi bir kusurlu hareket veya kusursuz sorumluluğu gerektirecek bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin iddialarına itibar edilmeyerek, davacının oğlu P.Er
..un ölümünden davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı
un maddi ve manevi tazminat istemiyle açtığı yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (posta giderleri) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayıl Harçlar Kanunu hükümlerine göre 17,00 YTL.(ONYEDİ YENİ TÜRK LİRASI) başvurma harcı ile 22,90 YTL.(YİRMİİKİ YENİ TÜRK LİRASI DOKSAN YENİ KURUŞ) ilam harcı toplamı olan 39,90 YTL. (OTUZDOKUZ YENİ TÜRK LİRASI DOKSAN YENİ KURUŞ) harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 154,00 YTL. (YÜZELLİDÖRT YENİ TÜRK LİRASI) harcın mahsubu ile geriye kalan 114,10 YTL. (YÜZONDÖRT YENİ TÜRK LİRASI ON YENİ KURUŞ) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
4. K.K.K.lığı Askeri Savcılığınca gönderilen 2004/1191 Esas sayılı soruşturma dosyasının (2 klasör) İADESİNE,
5. Davalı idarece Hizmete Özel gizlilik derecesi ile gönderilen belgelerin aynı gizlilik derecesi ile İADESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy