(2709 S. K. m. 125)
Davacı 09.02.2005 tarihinde Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinde 11.02.2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesi ve bu dilekçenin AYİM 2 nci Dairesinin 23 Mart 2005 tarih ve Esas No:2005/151, KARAR NO:2005/292 sayılı kararıyla reddi üzerine 14.04.2005 tarihinde Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesinde, 18 Nisan 2005 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Bingöl Askerlik Şubesinde yapılan son yoklama esnasında Askerliğe elverişli olduğuna karar verilerek 12.12.2003 tarihinde sevk edildiği Emirdağ 3 ncü J.Er Eğitim Tb.K.lığına katıldığını, burada acemi eğitimini tamamlayarak Yeşilköy Havalimanı Jandarma Koruma Bölük K.lığına dağıtım olduğunu, burada askerlik hizmetini yaparken yapılan kan tahlilleri esnasında, Hepatit B hastalığına yakalandığının söylendiğini, bir dizi muayene ve tedavi sonucu Kasımpaşa Deniz Hastanesi tarafından önce 180 gün hava değişimi izni verildiğini, daha sonra aynı hastanenin 07 Mayıs 2004 tarihli Sağlık Kurulu Raporuyla Askerliğe Elverişli olmadığına karar verilerek taburcu edildiğini ve buna bağlı olarak terhis edildiğini, bu rahatsızlığının halen devam ettiğini, iş ve güç kaybının bulunduğunu, Askere sağlam olarak katıldığını, askerde iken bu rahatsızlığa yakalandığını belirterek 20.000,00 YTL. maddi ve 10.000,00 YTL. manevi olmak üzere toplam 30.000,00 YTL. tazminatın ödenmesini talep ve dava etmiş, adli yardım isteminde bulunmuştur.
Davacının adli yardım istemi AYİM 2 nci Dairesinin 16 Şubat 2005 tarih ve GENSEK NO:2005/370, ESAS NO:2005/151 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının 11.12.2002 tarihinde Askerlik Şubesi Başkanlığınca sevk edildiği Emirdağ 3 ncü J.Er Eğitim Tb.K.lığına 12.12.2003 tarihinde katıldığı, 08.02.2003 tarihinde acemi eğitimini tamamlayarak İstanbul İl J.K.lığına dağıtım olduğu 18.02.2003 tarihinde de İstanbul İl.J.K.lığına bağlı Yeşilköy Havalimanı J.Koruma Bl.K.lığına katıldığı, burada askerlik hizmetini yapmakta iken; Kasımpaşa Deniz Hastanesi Baştabipliğince yapılan tetkikler neticesinde Hepatit B virüsü taşıdığı tespit edilerek aynı hastanenin 31.10.2003 tarih ve 4078 nolu Sağlık Kurulu Raporuyla Hepatit-B Virüs Enfeksiyonu tanısı ve 52/C SMK 6 ay Hava Değişimi kararıyla taburcu edildiği, hava değişimi sonunda da yine aynı hastanenin 07.05.2004 tarih ve 1450 Numaralı Sağlık Kurul raporuyla; Hepatit-B Virüs Enfeksiyonu tanısı ve 52/B/F3 Askerliğe Elverişli Değildir kararıyla taburcu edildiği ve bu rapora istinaden terhis edildiği anlaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında davacının 20.10.2004 tarihinde J.Gn.K.lığı kayıtlarına giren dilekçesiyle ön müracaatta bulunduğunu bu talebin 14.12.2004 tarihli yazıyla reddedildiğini, davacının bu red cevabının tebliğini izleyen 60 gün içinde davasını açması gerekirken, bu süreyi geçirdikten sonra 18.05.2005 tarihinde kayda giren dilekçe ile davayı açtığını belirterek, davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; davanın 18.05.2005 tarihinde açılmayıp dava açma süresi içinde 09.02.2005 tarihinde açılmış olduğu anlaşıldığından davalı idarenin süre aşımı itirazına itibar edilmemiştir.
İdare hukuku ilkelerine ve T.C. Anayasasının 125 nci maddesine göre idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir İdarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği ise Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zararlı sonuçla eylem veya işlem arasında doğrudan doğruya bir illiyet bağının bulunması, zarara yol açan işlem veya eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Maddi olguda bu koşullardan birinin yokluğu idarenin tazmin sorumluluğunu kaldırır. Ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zarar idari eylem ya da işlemden doğmamış ise, yahut zararla idari eylem veya işlem arasında nedensellik bağı kurulamıyorsa idarenin tazmin sorumluluğundan söz edilemez.
Davacının, askerlik hizmeti sırasında tespit edilen ve askerliğe elverişsiz hale gelmesine neden olan Hepatit B enfeksiyonu rahatsızlığının, idari bir eylem veya işlemden kaynaklandığına ilişkin somut bir iddia ve kanıt bulunmamaktadır.
Davacının somut bir iddia ve olay nedeniyle bu rahatsızlığa yakalandığına ilişkin bilgi ve belge bulunamadığından, daha önce benzer bir durum sebebiyle resmi bilirkişi olarak görüşlerine başvurulan GATA Infeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanlığında öğretim üyesi olarak görevli 2 profesör ve 2 doçent tarafından düzenlenen 17.08,2001 tarih ve İN RHST; 2000-877-01 sayılı raporda; Hepatiti-B'nin, Hepatit B virüsü denilen bir virüs tarafından oluşturulan karaciğerin iltihaba hastalığı olduğu, bu virüsün cinsel temas» ortak kullanılan jilet, enjektör, diş fırçası, kulak deldirme gibi ortak kullanılan alet ve girişimlerle bulaştığı, virüs bulan erişkinlerin %90'nın virüsü vücutlarından atma ihtimalinin bulunduğu, taşıyıcılık durumunda iş gücü kaybı yaratmadığı, virüsün aynı odada veya yemekhane gibi toplu yerlerde bulunmakta bulaşmasının mümkün olmadığının belirtildiği dikkate alınarak tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasının pratik bir faydasının olmayacağı düşünülerek, tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş davacının zarar doğuran rahatsızlığı ile idare arasında sorumluluğu gerektirecek bir eylem veya işlem dolayısıyla illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
2. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin (Posta ücreti dahil) DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
3. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre 17,00 YTL. (ONYEDİ YENİ TÜRK LİRASI) başvurma harcı ile 22,90 YTL. (YİRMİKİ YENİ TÜRK LİRASI DOKSAN YENİ KURUŞ) esas ilam harcı toplamı olan 39,90 YTL. (OTUZDOKUZ YENİ TÜRK LİRASI DOKSAN YENİ KURUŞ) YTL. harcın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, bu miktarın davacı tarafından peşin yatırılan 422,00 YTL. (DÖRTYÜZYİRMİKİ YENİ TÜRK LİRASI) harçtan mahsubu ile arta kalan 382,10 YTL. (ÜÇYÜZSEKSENİKİ YENİ TÜRK LİRASI ON YENİ KURUŞ) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy