(1111 S. K. m. 1, 2, 35/G) (2709 S. K. m. 72)
Davacı vekili, 09 Haziran 2005 tarihinde İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesine verdiği ve 10 Haziran 2005 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; aynı zamanda Alman vatandaşı da olan davacının, Almanyada askerlik hizmetinden muaf tutulduğunu, Almanyada askerlik hizmetinden muaf tutulan davacının ihtiyaç fazlası olması nedeniyle askere alınmaması gerektiğini, zira birden fazla tabiyetli vatandaşların askerlik yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılmalarına dair esasların yer aldığı Bakanlar Kurulu kararının 5 nci maddesi uyarınca, ihtiyaç fazlası olan yükümlülerin askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılacaklarını, Alman mevzuatına göre ihtiyaç fazlası sayılan davacının Türkiyede de bu statüde kabul edilmesi gerektiğini belirterek, davacının askerlik hizmetinden muaf tutulmaması işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden 11 Temmuz 1961 tarihinde Türk anne ve babadan doğmakla Türk vatandaşlığını kazanan ve Türk vatandaşı olarak 01 Ocak 1980 tarihinde askerlik çağına giren davacının, en son Berlin Başkonsolosluğunun 20 Mayıs 1994 tarihli erteleme belgesine istinaden askere sevkinin 1111 sayılı Askerlik Kanununun 35/G maddesi uyarınca 31 Ekim 1997 tarihine kadar ertelendiği, bu sırada 25 Şubat 2002 tarihinde Alman vatandaşı da olan davacının, askerlik hizmeti için Berlin Bölge Askerlik Dairesine müracaat ettiği, bu müracaatı sonucunda, Berlin Bölge Askerlik Dairesinin 10 Şubat 2005 tarihli yazısıyla Almanyada askerlik hizmetinden muaf tutulduğunun kendisine bildirildiği, bunun üzerine vekili aracılığıyla 22 Mart 2005 tarihinde davalı idareye başvuran davacının, askerlik durumu hakkında bilgi istendiği ve Türkiyedeki askerlik hizmetinden de muaf tutulması talebinde bulunulduğu, davacının bu isteminin, M.S.B.lığının 06 Nisan 2005 gün ve MİY:7420-9-05/ASAL.D.Er.İşl.Ş.(165) sayılı yazısıyla reddedildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık birden fazla tabiyetli olan ve vatandaşı olduğu Almanyada ihtiyaç fazlası olması nedeniyle askerlik hizmetinden muaf tutulan davacının, Türkiyedeki askerlik hizmetinden muaf olup olmayacağı noktasındadır.
Anayasanın Vatan hizmeti başlıklı 72 nci maddesi Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin silahlı kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir hükmünü amirdir.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 1 nci maddesine göre; Türkiye Cumhuriyeti tebaası olan her erkek, iş bu kanun mucibince askerlik yapmaya mecburdur.
Birden fazla tabiiyetli olanların askerlik hizmeti ise, aynı Kanunun 2 nci maddesinin son fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre; Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek esaslara göre; yurt dışında doğan ve ikamet edenler ile kanuni rüşt yaşına kadar yabancı bir ülkeye gitmiş olanlardan bulundukları ülke vatandaşlığını da kazanan Türk vatandaşları, talepleri halinde, durumlarına uyan ve Kanunun öngördüğü askerlik statülerinden biri içerisinde askerlik mükellefiyetlerini 38 yaşını tamamladıkları yılın sonuna kadar yerine getirebilirler veya tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede askerlik yapmış olduklarını belgelemek kaydıyla mükellefiyetlerini yerine getirmiş sayılırlar. Bunların 38 yaş sonuna kadar askerlikleri ertelenmiş kabul edilir.
Bu madde uyarınca çıkartılan 05 Temmuz 1993 gün ve 93/4613 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, 25 Temmuz 1993 gün ve 21648 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu kararın Askerlik Yükümlülüğünün yerine getirilmiş sayılması başlıklı 5 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları uyarınca, birden fazla tabiiyetli vatandaşlardan; tabiiyetinde bulundukları yabancı ülkede askerlik yaptıklarını belgeleyenler ile bulundukları ülke mevzuatı gereği ihtiyaç fazlası oldukları veya inançları nedeniyle askerlik yapmak istemediklerinden sivil kurum ve kuruluşlarda hizmet yapmak suretiyle askerlik hizmetini tamamlayanlar askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılırlar.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasının 5 ve 6 ncı bentlerine göre ise; askerlik mükellefiyeti bulunmayan ülkelerde yapılan askerlik hizmeti veya tabiiyetinde bulunduğu ülkede, fiili askerlik hizmetinden muaf olanlar ile askerlik hizmeti yerine sivil kurum ve kuruluşlarda hizmet yapmadan doğrudan ihtiyata alınanlar, askerlik yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılmazlar.
Davacının hem Türk hem de Alman vatandaşı dolayısıyla da birden fazla tabiyetli vatandaş olduğu konusunda taraflar arasında da bir uyuşmazlık yoktur.
Dava dilekçesi ekinde bulunan ve Berlin Bölge Askerlik Dairesince verilen belge incelendiğinde, davacının, Alman Askerlik Kanununun 5 nci maddesi uyarınca askerlik hizmetinden muaf tutulduğu, dolayısıyla davacının Almanyada askerlik yapmaya mecbur olmadığı görülmüştür.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 2 nci maddesi hükmü ile bu madde uyarınca çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararının üçüncü fıkrasının 6 ncı bendi birlikte değerlendirildiğinde; Almanyada askerlik hizmetinden muaf tutulan davacının, Türk Vatandaşlığı devam ettiği sürece Türkiyedeki askerlik hizmetinden muafiyetinin söz konusu olamayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin ihtiyaç fazlası olması nedeniyle askerlik hizmetinden muaf tutulduğunu belirtmiş ise de; adı geçen Bakanlar Kurulu Kararının 5 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, Almanyada ihtiyaç fazlası olsa bile sivil kurum ve kuruluşlarda hizmet görmek suretiyle askerlik hizmetini tamamladığını ortaya koyamayan davacının Türkiyede askerlik hizmetinden muaf tutulması mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy