(1602 S. K. m. 35, 42, 45)
Davacı vekilinin, 05 Ağustos 2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinin AYİM 2 nci Dairesinin 14 Eylül 2005 tarih ve Esas No: 2005/570, Karar No: 2005/634 sayılı kararı ile reddine karar verildikten sonra belirtilen noksanlıkların ikmalini müteakip 07 Kasım 2005 tarihinde AYİM kaydına geçen yenileme dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Zonguldak Askerlik Şubesince yapılan işlemler sonucu gözlerindeki rahatsızlığına ilişkin belgeleri ilgili makama teslim etmiş olmasına rağmen sağlam olduğundan bahisle 05.08.2004 tarihinde askere alındığını, yapılan ilk muayenesinde, muayeneyi yapan doktorun yanlış teşhis ve tanısı nedeniyle askerliğe elverişli olmadığı halde askerliğe elverişlidir kararı verilerek askere sevk işleminin yapıldığını, bilahare askerlik hizmetini yaparken bu rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle sevkedildiği Ankara GATA Hastanesinden 24.05.2005 tarihli rapora istinaden Bilateral Maküla Distrofi tanısı konularak Askerliğe elverişli değildir kararı verilerek terhis edildiğini, davalı idarenin bu haksız işlemi nedeniyle müvekkilinin askerlik yaptığı süre zarfında çalıştığı kurumda Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım haklardan mahrum kalarak ücretini alamadığını, askerlik borçlanması sebebiyle zarara uğradığını, hastaneye sevkleri sırasında manevi olarak yıprandığını belirterek, uğradığı zararların karşılığı olarak 15.000 YTL. maddi, 10.000 YTL. manevi tazminatın 05.08.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası AYİM Genel Sekreterliğinin 17 Kasım 2005 gün ve Gensek:205/2871/İd.Ks. sayılı yazısı ile ilk incelemede Davanın davalı idare ile ihtilaf yaratılmadan açılmış olması gerekçesiyle 1602 sayılı AYİM Kanununun 35 ve 45/c maddeleri gereğince dava dilekçesinin reddine karar verilmesinin gerektiği belirtilerek gönderildiği anlaşılmıştır.
Davanın konusunu, davacının askere alındığı tarihte askerliğe elverişsiz olacak derecede rahatsız olduğunu iddia etmesine rağmen gerekli muayene yapılmadan askere alınması işleminden kaynaklanan bir tam yargı davası teşkil etmektedir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa göre, davanın süresinde açılıp açılmadığı ilk inceleme sırasında davanın esasına girilmeden incelenecek hususlar arasında sayılmıştır. Zira dava açma süresi kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 2566 sayılı Kanunla değişik 42 nci maddesine göre; İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 40 ncı maddesine göre; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi, her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren 60 gün olup aynı Kanunun İhtiyari Müracaat başlıklı 35/a maddesi uyarınca da; kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, üst makamdan yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde (yani 60 gün içinde) istenebilir. Bu müracaatın yapılması işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. 60 gün içinde idarece cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.
Bu hükümler çerçevesinde davacının durumu değerlendirildiğinde; davacının, 13 Nisan 2005 tarihinde kesin terhisi yapıldıktan ve rapor onay tarihi olan 18 Nisan 2005 tarihinden sonra vekili aracılığı ile idari işlemden dolayı tazminat ödenmesi konusunda 07 Kasım 2005 tarihinde doğrudan açtığı işbu davanın 1602 sayılı AYİM Kanununun 42 ve 35 nci maddelerinde ön görülen 60 günlük dava açma süresi içinde yapılmadığı gibi, bu süre geçirildikten sonra açılan davanın yeni bir işlem niteliğinde de bulunmadığı, dolayısıyla süreyi ihya edecek mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple süresi içinde açılmadığı anlaşılan davanın, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 35, 42 ve 45 nci maddeleri gereğince süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davanın süre aşımı yönünden REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy