(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 63) (1086 S. K. m. 237)
Davacılar vekili, 28.12.2001 tarihinde Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla 11.01.2002 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesiyle, davacıların oğlu
in 5 nci Kor. Is.Svs.Tb. Kh.Srv.Bl.K.lığında 1980/2 tertip asker iken silah yaralanması sonucu 19.09.2000 tarihinde öldüğünü, bu maddi ve manevi zararın karşılanması için 13.06.2005 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvurulduğunu, davalı idarenin cevap vermeyerek zımni ret kararını verdiğini, daha önce AYİMe açılan bu konudaki davanın AYİM 2 nci Dairesinin 08.10 2002 gün ve 2002/324 Esas, 2003/750 karar sayılı kararıyla süre aşımı yönünden reddedildiğini, davalı idareye AİHM bu konudaki emsal kararı dikkate alınarak yeniden başvuru yapıldığını, bu başvurunun cevapsız kaldığını, bu nedenle toplam 20.000 YTL Maddi, 10.000 YTL Manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası incelendiğinde davacılarını aynı konuda, aynı davalı idareye karşı 28.12.2001 tarihinde Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla 11.01.2002 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesiyle dava açmış bulunduğu, yargılama sonucunda AYİM 2 nci Dairesinin 08.10 2002 gün ve 2002/324 Esas, 2003/750 karar sayılı kararıyla davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, verilen karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulmadığı ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Anayasanın 157 nci maddesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, bu mahkemenin 1602 sayılı Kanunun 63 ncü maddesinde de Daireler ve Daireler Kurulu kararlarının kesin hüküm olup kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını doğuracağı hükme bağlanmıştır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237 nci maddesinin ikinci fıkrası Kaziyei Muhkeme mevcuttur denilebilmesi için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır hükmünü amirdir. Açılan bir davada kesin hüküm bulunması olumsuz dava şartlarındandır. Bir dava karara bağlanıp hüküm kesinleştikten sonra, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılırsa ikinci dava kesin hüküm sebebiyle esasa girilmeden dava şartı yokluğundan dolayı reddedilir.
Bu hükme göre kesin hükmün mevcudiyetinin kabulü için; davanın konusunun, davanın sebebinin, davanın taraflarının aynı olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi lazımdır. Bu şartlardan biri gerçekleşmemişse kesin hükmün varlığından söz edilemez.
Dava dilekçesi incelendiğinde, davanın konusu olan maddi ve manevi tazminat isteminin daha önceki dava dilekçesinde de yer aldığı, ikinci dilekçe ile AİHM bu konudaki emsal karar dikkate alınarak yeniden başvuru yapıldığı görülmektedir. Bu itibarla her iki davanın da konusunun aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Her iki davada da dayanılan sebep aynıdır. Bu bakımından davanın sebebinin aynı olması şartı da gerçekleşmiştir. Davanın tarafları da her iki davada da davacıların
.. ve
.., davalının ise Milli Savunma Bakanlığı olmakla bu şartın da gerçekleştiği görülmektedir. İkinci davada, aynı konuda önceden verilmiş kesin hüküm bulunduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Kesin hüküm nedeniyle DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy