(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 04 Temmuz 2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dilekçesinde özetle; davacının, Jandarma Genel Komutanlığı Uzman Jandarma Okulu öğrencisi iken, kura çekmesine çok az bir süre kala güvenlik soruşturmasının olumsuz çıktığı iddiasıyla 04.08.2004 tarihinde okuldan ilişiğinin kesildiğini, ancak davalı idarenin söz konusu olumsuz işleminin iptali amacıyla açtıkları dava üzerine, AYİM İkinci Dairesinin 16 Şubat 2005 tarih ve Esas No: 2004/631, Karar No: 2005/169 sayılı kararı ile hukuka aykırı ilişik kesme işleminin iptaline karar verildiğini, bu karar üzerine müvekkilinin de okula tekrar başladığını, eğer söz konusu hukuka aykırı işlem tesis edilmese idi davacının emsalleri, gibi 30.08.2004 tarihinde uzman jandarma çavuşluğa nasbedileceğini ve buna bağlı olarak da 30.08.2004 ile atamasının yapılıp göreve başladığı 25.04.2005 tarihine kadar maaş ve sair tüm özlük hakları ile Emekli Sandığı, OYAK, zorunlu tasarruf ve diğer kurum karşılığı kesintilerini alabilecek olduğunu belirterek, davacının 30.08.2004-25.04.2005 tarihleri arasındaki maddi zararlarına karşılık olarak 11.500 YTL maddi zararının 15.08.2004 tarihinden itibaren her ay için işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı
..ın 2003-2004 Eğitim-Öğretim yılında, Ankara-Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığında Uzman Jandarma öğrencisi olarak öğrenim görmekte iken, resmi güvenlik soruşturmasının kendisi hakkında olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle 04 Ağustos 2004 tarihinde okulla ilişiğinin kesildiği, bunun üzerine davacının, Uzman Jandarma Okulundan çıkarılma işleminin iptali istemiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açtığı, AYİM İkinci Dairesinin 16 Şubat 2005 tarih ve Esas No: 2004/631, Karar No: 2005/169 sayılı kararı ile hukuka aykırı ilişik kesme işleminin iptaline karar verildiği, bu karar üzerine davacının yeniden Okula alındığı ve öğrenimini tamamlayarak J.Gn.K.lığının 08.04. 2005 gün ve PER:4123-35-05/Per.Pl.ve Ynt.D.Kd. Sic.Ş.Uzm.J.Değ.(120729) sayılı onayı ile Uzman Jandarma çavuşluğa nasbedildiği, bu şekilde emsallerine göre geç nasbedilen davacının, maaş ve sair özlük hakları kaybı nedeniyle uğradığı maddi zararlarının karşılanması istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.
İdare hukuku ilkelerine ve T.C.Anayasasının 125 nci maddesine göre, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Bu suretle idarenin sorumluluğu Anayasa prensibi olarak kabul edilmiştir. Ancak idarenin sorumluluğunun hangi esaslara göre belirleneceği Anayasada belirtilmemiş olup bu meselenin halli doktrin ve yargı kararlarına bırakılmıştır. Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, idarenin hukuki sorumluluğu için bir zararın mevcudiyeti, zarara yol açan eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması gereklidir. İlliyet bağının kesilmiş sayılması için zararın tümüyle hizmete ve idare tüzel kişiliğine yabancı unsurlardan doğması gerekmektedir.
Davacının, hukuka aykırılığı Dairemiz kararıyla saptanan bir idari tasarruf ile Uzman Jandarma Okulundan çıkarıldığı, emsallerinden daha sonra 08 Nisan 2005 tarihinde, 30 Ağustos 2004 tarihinden geçerli uzman jandarma çavuşluğa nasbedildiği, emsallerinin nasbedildiği 30 Ağustos 2004 ile kendisinin fiilen nasbedildiği 08 Nisan 2005 tarihleri arasında aylık ve sair özlük hakkı almadığı maddi bir vakıadır. İdarenin ajanlarının hukuka aykırı olarak düzenledikleri güvenlik soruşturması esas alınarak tesis edilen okuldan çıkarma işlemi idarenin hizmet kusurunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle davacının okuldan çıkarılma işlemi dolayısıyla uğradığı zararların idarece, hizmet kusuru ilkesi uyarınca karşılanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının maddi zararlarının tespiti için davalı idareden, ara kararla davacının okul ile ilişiği kesilmeyerek arkadaşları ile birlikte uzman jandarma çavuş nasbedilmiş olsa idi bu tarih ile fiilen nasbedildiği tarih arasındaki süreye ilişkin alması gereken maaş ve sair özlük haklarının ay ay dökümünün yapılarak gönderilmesi istenmiş, gönderilen bordrolar üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 06.04.2006 tarihli bilirkişi raporundan; davacının, faizsiz, toplam maddi zararının 8.684,00 YTL. olduğu anlaşılmış olup, taraflara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacı
..a, bilirkişi raporu uyarınca 8.684,00 YTL. (SEKİZBİNALTIYÜZSEKSENDÖRTYENİTÜRKLİRASI) MADDİ TAZMİNAT VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE
KARŞI OY GEREKÇESİ
Anayasanın 55 nci maddesine göre ücret emeğin karşılığıdır Bu itibarla davacıya 30.08.2004 tarihinde emsalleriyle birlikte göreve başlatılmamasından doğan aylık, T.C. Emekli Sandığı ve OYAK Keseneği ile sair özlük haklarının ödenmesi, emek sarfetmeyen bir kişiye yapılan haksız bir ödemedir. Anayasamızda da belirtildiği üzerine bir kişinin ücret alabilmesi için bir emek sarfetmesi gerekir. Oysa davacımız okuldan çıkarılma işleminin tesis edildiği tarihten itibaren mahkeme kararıyla tekrar okula dönene kadar idare lehine herhangi bir emek sarfetmemiştir. Davacının bahse konu meblağı alabilmesi için öncelikle Uzman Jandarmalığa nasbedilmesi, rütbesine uygun bir görevde çalışması gerekirdi. Ayrıca davacının okuldan çıkarılma işleminin idarece mevcut mevzuata uygun olarak tesis edildiğini düşündüğümden davacının tüm özlük hakları varmış gibi düşünülerek hesaplanan maddi tazminatın verilmesi yönünde alınan çoğunluk kararına katılamadım. 19.07.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy