(2709 S. K. m. 72) (1111 S. K. m. 1, Ek m. 1) (Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmelik m. 4)
Davacı vekili, 30 Ocak 2006 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılması kararının Erzurum Askerlik Şubesi Başkanlığınca verilemeyeceğini, bu yetkinin Milli Savunma Bakanlığına ait olduğunu, tesis edilen işlemin sebep unsuru yönünden de hukuka aykırı olduğunu, dövizle askerlik hizmeti kapsamında tüm yükümlülüklerin yerine getiren davacının, yurda kesin dönüş yaptığından bahisle kapsamdan çıkarılamayacağını, davacının en son döviz ödemesini 11Aralık1990 tarihinde yaparak temel askerlik eğitimini müteakip 09 Mayıs 1991 tarihli terhis belgesiyle askerlik görevini tamamladığını, tesis edilen işlemin Anayasa ile koruma altına alınan kişinin kendi yurdunda yaşayabilme hakkına aykırı olduğunu belirterek, davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlandırılmaması ve yedek subay aday adayı olarak silah altına alınmasına ilişkin idari işlemin iptaline, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM İkinci Dairesinin 22 Mart 2006 gün ve E.2006/108 sayılı karıyla kabul edilmiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait askerlik şubesi şahsi dosyasının incelenmesinden; Kars Askerlik Şubesi Başkanlığı yükümlüsü olan 23 Ekim 1965 doğumlu davacının, 20 Kasım 1989 tarihinde Enka İnşaat A.Ş.nin Libyada bulunan üst yapı grubunda inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladığı, bilahare 13 Mart 1990 tarihinde dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere müracaatta bulunan davacının, toplam döviz bedelini 29 Ağustos 1990, 23 Eylül 1990 ve 31 Aralık 1990 tarihlerinde üç taksitte ödediği, akabinde de 13 Mart 1991-13 Mayıs 1991 tarihleri arasında temel askerlik hizmetini tamamlayarak geçici olarak terhis edildiği, bilahare döviz bedelinin son taksitini ödemediğinden bahisle askerlik şubesince aranmaya başladığı sırada 26 Ocak 1991 tarihinde yurda kesin dönüş yaptığının belirlenmesi üzerine davacının, dövizle askerlik hizmeti kapsamındaki yükümlülüklerini tamamlamadan yurda kesin dönüş yaptığından bahisle Erzurum Askerlik Dairesi Başkanlığının 28 Kasım 2005 gün ve AS.D.:3491-76-05/ASAL Ks.4972 sayılı işlemiyle dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Vatan hizmetinin, her Türkün hakkı ve ödevi olduğu, bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesimine ne şekilde yerine getirileceğinin veya getirilmiş sayılacağının kanunla düzenleneceği Anayasamızın 72 inci maddesinde belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her erkeğin de, 1111 sayılı Kanunda yazılı esaslara uygun olarak askerlik yapmaya mecbur olduğu, anılan Kanunun 1 inci maddesinde hükme bağlanmıştır.
Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek fiilen yabancı ülkelerde bulunan vatandaşlarımızın, Türkiyedeki uzun süreli askerlik hizmeti nedeniyle, bulundukları ülkelerde elde ettikleri sosyal, siyasi, ekonomik vb. hak ve kazanımları kaybetmelerine engel olmak maksadıyla, askerliklerinin ertelenmesine ve dövizle askerlik hizmetinden yararlanmalarına imkan sağlanmıştır.
Davacının dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvurduğu tarih itibari ile yürürlükte olan 1111 sayılı Kanunun EK-1 inci maddesi gereğince oturma veya çalışma iznine sahip bir meslek ya da sanatı icra etmek üzere bulunanların, 32 yaşını doldurdukları yılın sonuna kadar 10.000 Alman Markı ödemek ve iki ay süreli temel askerlik eğitimini yapmak kaydıyla, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmaları mümkündür.
Anılan tarihte yürürlükte olan 85/9103 sayılı 3031 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliğin 5/f maddesinde yurda kesin dönüş yapanların (Yurda kesin dönüş yapmadan iki aylık temel askerlik eğitimini tamamlayan ve taksitlerin tamamını ödemiş olanlar hariç) dövizle askerlik hizmetinden yararlanamayacakları hükme bağlanmıştır.
85/9103 sayılı 3031 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmelikte daha sonra 04 Nisan 1991 gün ve 20835 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 91/1568 Sayılı Yönetmelik ile değişiklik yapılmış, müteakiben 1111 sayılı Kanunun EK-1 inci maddesi 3802 sayılı Kanunla değiştirilmiş, buna istinaden de 85/9103 sayılı 3031 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmelik de 92/3769 sayılı Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmelikle değiştirilmiştir.
3802 sayılı Kanunla değiştirilen 1111 sayılı Kanunun EK-1 inci maddesinde, dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerinin devamı süresince yurda kesin dönüş yapanların kapsamdan çıkartılarak durumlarına uygun askerlik işlemine tabi tutulacakları hüküm altına alınmış, 92/3769 sayılı Dövizle Askerlik Hizmetinin Uygulanması Esasları Hakkında Yönetmeliğin;
a. 4/ü maddesinde yükümlülük: yükümlülerin, temel askerlik eğitimini yapmaları ve başvuru sırasında belirlenen ödeme takvimine uygun olarak 10.000 Alman Markı veya karşılığı yabancı ülke parasını ödemeleri,
b. 4/z(4) maddesinde kesin dönüş: bulundukları yabancı ülkelerden yurda naklihane etmeyi veya dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak için gereken yükümlülüklerini tamamlamadan her takvim yılında toplam olarak altı aydan fazla yurt içinde bulunma olarak tanımlanmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dövizle askerlik hizmetinden yararlanma şartlarından birisinin de Dövizle askerlik hizmeti yükümlülüğünün devamı süresinde yurda kesin dönüş yapmamak olduğu görülecektir. Bunun tek istisnası ise, kalan taksitlerin tamamını ödemek ve temel askerlik eğitimini yapmak halidir.
Libyada faaliyet gösteren bir Türk şirketinde inşaat mühendisi iken dövizli askerlik hizmetinden yararlanmak için müracaatta bulunan davacı, döviz bedelini ödemiş ancak temel askerlik hizmetini tamamlamadan 26 Ocak 1991 tarihinde yurda kesin dönüş yapmıştır. Dolayısıyla davacının dövizle askerlik hizmeti şartlarından yurda kesin dönüş yapmamak koşulunu sağlamadığı görülmekle, hakkında tesis edilen dövizle askerlik hizmeti kapsamından çıkarılma işleminin tüm unsurları yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı vekilince, davacının askerlik görevini tamamlamasından 15 yıl sonra tesis edilen bu işlemin idari istikrar ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de; davalı idarece öncelikle eksik döviz bedeli, akabinde de 25 Ağustos 1994 tarihinden itibaren yoklama kaçağı olarak aranan davacının, geçici olarak terhisini müteakip ifade vermek için Beykoz Askerlik Şubesine müracaat ettiği 30 Ocak 2006 tarihine kadar askerlik şubesine gitmemesi karşısında dava konusu uyuşmazlıkta idari istikrar ilkesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy