(2709 S. K. m. 125)
Davacı vekili, 17.04.2006 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinin, AYİM 2.D.nin 26.04.2006 gün ve E:2006/470, K:2006/386 sayılı kararı ile reddi üzerine yenilenen ve 09.05.2005 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde; davacının kardeşi Rad.Kd.Çvş
ın İzmir/Sahil Güvenlik K.lığı Bağlısı S.G. Hava K.lığı emrinde görev yapmakta iken 30.07.2005 tarihinde Antalyada meydana gelen helikopter kazası sonucu şehit olduğunu, bu elim olayda tek kardeşini kaybeden davacının maruz kaldığı manevi kayıpların giderilmesinin idarenin anayasal sorumluluğu olduğunu, davacıya maddi ve manevi hiçbir yardım yapılmadığını, İçişleri Bakanlığına 06.03.2006 tarihinde manevi tazminat istemiyle başvurulduğunu, ancak İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik K.lığının 28.03.2006 tarihli yazısı ile reddedildiğini belirterek, 5.000 YTL. manevi tazminat ödenmesine, ödenecek manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden; davacının kardeşi Rad.Kd.Çvş
..ın Sahil Güvenlik Hava K.lığı emrinde görevli iken Sahil Güvenlik K.lığına bağlı TCSG-503 kuyruk numaralı helikopter ile müşterek görev kapsamında başta kaçakçılık olmak üzere her türlü gayri yasal faaliyetin tespiti ve önlenmesi maksadıyla görev rotası olan Antalya ili Kumluca ilçesi Beşodalar Çavuş Limanı doğusundan 30.07.2005 tarihinde uçmaya başladığı ancak bu görev esnasında kaza nedeniyle denize düşen helikopterde bulunan diğer personel ile birlikte şehit olduğu anlaşılmıştır.
İdare hukuku ilkelerine ve Anayasanın 125 nci maddesine göre idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için bir zararın varlığı, zararı doğuran eylemin idareye yüklenebilir olması, zararlı sonuçla eylem arasında doğrudan doğruya bir nedensellik bağının bulunması, zarara yol açan eylemin bir hizmet kusuru teşkil etmesi veya kusursuz sorumluluk kuram ve ilkelerinin uygulanmasına elverir nitelikte olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Bu şartlardan birinin yokluğu idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır. Bu nedenle ortada bir zarar yoksa veya meydana gelen zararın idari eylem veya işlemle ilgisi bulunmuyorsa, idari faaliyet zararın gerçek nedenini, illiyetini teşkil etmiyorsa, arada illiyet bağı mevcut değilse idarenin sorumluluğu ortadan kalkmaktadır.
Dava konusu olayda kamu hizmetini ifa eden idare ajanının zarara uğraması ile hizmet arasında nedensellik bağının bulunduğu, zararın meydana gelmesinde idarenin kusuru bulunmamakla birlikte davacıların zararının doktrin ve mahkeme kararlarıyla gelişen kusursuz sorumluluk ilkesine göre idarece karşılanması gerektiği, davacı kardeşin, kardeşini kaybetmiş olması nedeniyle gerek olay anında duyduğu ve gerekse ömür boyu duyacağı acı ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olay tarihinden geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte manevi tazminat verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı
.a takdiren ve istemi gibi 5.000 YTL. (BEŞBİN YTL.) MANEVİ TAZMİNAT VERİLMESİNE,
2. Hükmedilen manevi tazminat miktarına olay tarihi olan 30.07.2005 tarihinden itibaren 31 Aralık 2005 tarihine kadar yıllık %12 (YÜZDEONİKİ), 01 Ocak 2006 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yıllık %9 (YÜZDE DOKUZ) yasal faiz YÜRÜTÜLMESİNE,
3. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin DAVALI İDAREYE YÜKLETİLMESİNE, ancak 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince muaf tutulan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
4. Davacı tarafından peşin yatırılan ve sarfedilen 60 YTL. (ALTMIŞ YTL.) posta ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACIYA VERİLMESİNE,
5. Davacı tarafından peşin yatırılan 90 YTL. (DOKSAN YTL.) harcın istemi halinde DAVACIYA İADESİNE,
6. Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi olarak hesabedilen 600 YTL. (ALTIYÜZ YTL.) avukatlık ücretinin DAVALI İDAREDEN ALINARAK, DAVACILARA VERİLMESİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy